• Namaste
  • Namaste 
  • Yeni kitabınız hayırlı olsun. İlk olarak adı dikkat çekiyor, neden Vay Başına Yoga Gelenler?
  • Teşekkürler. Evet, özellikle bu adı tercih ettim. Yoga ülkemizde hızla yayılıyor ancak hâlâ yanlış bilinenleri var. Ben de diğer iki kitabımda olduğu gibi, bu kitabımda da bir tema belirledim ki bu ‘önyargılar’ oldu. Amacım yogayı en doğru şekilde tanıtırken, bu ‘önyargılar’dan kurtarmak.
  • Kitabın içeriğinden bahsedelim o halde
  • Arka kapakta da yazdığım gibi, kitabı bir eğitmenin gözünden bir öğrencinin zihninden anlatıyorum. Bugüne kadar hem öğrencilik hem de eğitmenlik deneyimlerimi bir araya getirerek, yanlış bilinenleri düzeltmek ve yogayı sevdirmek niyetiyle yazdım. Aynı zamanda da ilk yoga deneyimlerimizde belki de hepimizde oluşan zihin oyunlarını, esprili bir dille aktarmaya çalıştım. Bugüne kadar hep eğitmenler anlattı, biraz da öğrenciler kendi deneyimlerini paylaşsın istedim. 
  • Öyküleme yöntemini kullandınız
  • Evet, klasik bir yoga kitabı değil, istedim ki gülümseten bir öykünün içinde yoga yapılabilsin. Onun için de asanaları içine kattım. Aslında dileyen sadece öykü kitabı olarak okuyabilecek, dileyen de kitaptaki asanaları uygulayarak bir yoga dersi yapacak. Böylece belki de daha önce katıldığı dersin tarzını bilinçli seçmediği için bir daha denemek istemeyen, bulunduğu yerde yoga salonu olmadığı için başlayamayanlara da vesile olabilir.

  • Peki, kitapta yer verdiğiniz dersi hazırlarken nelere dikkat ettiniz?
  • Öncelikle, korkutmayacak hareketler seçtim. Çünkü sosyal medyada müthiş estetik ancak hiç yoga yapmayanları korkutabilecek dolayısıyla da yogadan uzak durmalarına neden olacak paylaşımlar görüyoruz sıklıkla. Konuştuğum kişilerin pek çoğu, “ben esnek değilim o hareketleri yapamam diyor.” Öncelikle yoganın zorlayıcı olmadığını, güce dayanmadığını anlatmak gerekiyor. Ayrıca bu esneklik, güç ve teknik gereken hareketleri, görerek evde, kendi kendilerine denemeye çalıştıklarında sakatlanabileceklerini de biz eğitmenler unutmamalıyız. Yoga “bakın biz neler yapabiliyoruz” demek yerine “biz size nasıl en iyi şekilde şifa verebiliriz” misyonu taşımalı. Dolayısıyla evde, kendilerini sakatlamayacakları asanalara yoğunlaştım. Ayrıca yaşadığımız dönemin duygu yoğunluklarını da göz önüne alarak, sakinleşmelerini de sağlayacağını umut ediyorum.  
  • Kitabınızı sadece yogaya yeni başlayanlar mı okumalı?
  • Elbette hayır. Fazlasıyla hızlı bir yaşam sürecindeyiz. Yoga derslerinin de bu hıza uyum sağladığını gözlemliyorum. Hatta artık, plates, jimnastik, yoga üçlemesi birbirini besliyor gibi. Uygulanmasına karşı değilim. Değişim her zaman olacaktır ancak yoganın ruhunu, neden yaptığımızı unutmamak şartıyla. O nedenle kitabın, yoga yapan ve yaptıran herkesin, molası olacağına inanıyorum. 
  • Kitabın sonunda, yogaya dair bilgiler de var
  • Evet, yoganın ne olduğunu, ne olmadığını ele alarak anlatmaya çalıştığım öykülerin sonunda, bilgilere de yer verdim ki, bilimsel anlamda da felsefi olarak da doğru tanınsın ve anlaşılsın. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler de kaynakçada yer alan çok değerli yoga ve farkındalık kitaplarına başvurabilirler. 
  • İlk iki kitabınızdan da bahsedelim bu arada
  • Tabii ki, ilk kitabım Gezginname, Bir Farkındalık Yolculuğu. Farkındalık kazanmaya başlayan bir gezginin, dört farklı ve belki de aynı hikâyesi. Çok sade ve saf bir dille yazılmış dört bölümden oluşuyor. 10 yaş ve üstü herkesin okuyabileceği türde. Yogaya başlayan herkesin geçtiği yolları anlattığı için, okuyanın kendinden bir parça bulacağına inanıyorum. İkinci kitabım Yeşil Bisikletli Kız ise, bireysel ve toplumsal yüzleşmeler ve kabullenmeleri anlatan kısa kısa öykülerden oluşuyor. Biz bir yola çıktığımızda gerçeklerle de yüzleşeceğimizi unutmamalıyız. Ancak o gerçekleri kabul edersek devam edebileceğimiz bir yol bizimki. 
  • Çok teşekkürler Çimen Erengezgin. Yolunuz açık, okuyucunuz bol olsun.
  • İlginize ben teşekkür ederim.

 

 

 

  

 

 

 

 

 

 

Go to top