· Sibel hanım bize kendinizi tanıtır mısınız?

· 1968 İstanbul doğumluyum, Kuzey Kıbrıs’ta yaşıyorum. Vinyasa ve hamile yogası eğitmeniyim ayrıca Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Bölümü dönem 4 öğrencilerine teorik ve pratik yoga derslerini veriyorum. Yoga Dergisinde de ayda iki kez yazı yazıyorum. Tüm Olumsuzluklara İnat adlı denemelerden oluşan ilk kitabım 2016 Kasım ayında yayınlandı. 28 yıllık evliyim ve üç erkek çocuk annesiyim.

· Neden Yoga?

· Aslında ilk önceleri sırt ağrılarıma iyi geleceğini düşündüğüm için başlamıştım. Üç yıl iyi bir yoga öğrencisi oldum. Bu üç yılın sonunda, birlikte ders yaptığım hocalarımın biri Hindistan’a diğeri Finlandiya’ya gidince kendime aynı paralelde duracağım bir hoca bulamadım. Arkadaşlarımın ve eşimin desteğiyle eğitmen olmaya karar verdim. Bu sene yoga ile geçirdiğim yedinci yılım ve sadece bedenen değil ruhsal olarak da değiştim, dönüştüm. Ben yedi yıl önceki ben değilim.

· Yoga ile birlikte hayatınızda ne değişti?

· Yoga hayatıma kırk yaşımdan sonra girdi. Ben artık fiziksel olarak daha güçlüyüm, sabahları yataktan mutlulukla ve şükrederek kalkıyorum. Aslında içsel olarak da daha huzurluyum, eskiden sabırsız, aklı karışık ve tahammülsüz bir insandım. Şimdilerde daha sakin, hoşgörülü biriyim. Normalde de disiplinli bir kadındım, yoga ile daha disiplinli hale geldim, başarabildiklerimi gördükçe, kendime daha çok güvendim.

· Birazda kitabınızdan bahsedelim mi? Mesela neden ‘’Tüm Olumsuzluklara İnat’’

· Yazabildiğimi 2010 yılında keşfettim, çocukluk arkadaşımı facebookta bulduktan sonra çocukluğumla ilgili kafamda toparladığım anılarımı yazmaya ve sayfamda yayınlamaya başladım, bir baktım yazılarımı arkadaşlarım okuyorlar ve destekliyorlar daha cesaretlendim, ilk kitabımdaki elli beş yazının tamamını bütün arkadaşlarım okumuştu bunlardan bir kitap çıkabileceği fikrini Sevgili çocuk doktorumuz Sultan Koç aklıma soktu ve böylece başladı yayın yolculuğu. İlk düşündüğüm ad bu değildi aslında, yayınevime yazılarımın dosyasını gönderdiğim ad bu olunca, kitabın adı Tüm Olumsuzluklara İnat olarak kaldı. Aslında çok da güzel oldu. Her gün onlarca kötücül olayın yaşandığı ve bunların haberleştirildiği günümüzde, bu olumsuz haberlerin müptelası olmuş gibi devamlı bu haberleri takip edip, sosyal medyadan paylaşan bir topluma dönüyoruz. Hayatı kendi kendimizin zorlaştırdığını fark ettim de diyebiliriz. Hayata çocukluğumuzun, o tasasız ve güzel günlerinin penceresinden bakabilmemiz gerektiğini düşünüyorum. 

Bu kitaptaki yazıların büyuk çoğunluğu teknolojinin "t"sinin siyah-beyaz televizyonlardan ve çevirmeli telefonlardan ibaret olduğu, özgür çocukların sokaklarda korkusuzca büyüdüğü güzel zamanlara aittir.

· Kendinize yazar diyebilir misiniz?

· Kendime yazar dersem, yazarlara haksızlık olur gibi geliyor. Kendime; yazabilen, yazmayı deneyen diyebilirim. Hala yazarken bir sürü hata yapıyorum, redaksiyonunu eşim yapıyor. İkinci kitabın yazılarını tamamlamak üzereyim ve tabi ki dergide yazdığım yazıları da bir kitapta toplamayı düşünüyorum.

· Yolunuz açık olsun

· Teşekkür ediyorum.

Go to top