Aslına bakarsanız “Çocuk Yogası Eğitmenlik Eğitimi’ ne başlarken aklımda çocuklarla yoga yapma düşüncesi yoktu. Tek bir niyetim vardı. Oda çocuklara karşı olan önyargılarımdan bir nebze de olsa arınabilmekti. Çocuklarla aramda olan mesafeyi kaldırmamda yardımcı olur belki diye düşünmüştüm.

Eğitim sırasında sevgili hocam Başak Deepa Yüksel’in enerjisi ve paylaşımları, arkadaşlarımın gayretleri beni çok etkiledi. İnsan kendini sadece kendini dinlediği, kendine izin verdiği zaman değişimde kendiliğinden başlıyormuş. zamanla önyargılarımdan sıyrılıp çocuklarla çalışmak için can atar hale doğru yol alışıma şahitlik ettim.

İyi ki eğitimin ardından Yoga Cici ailesinin bir parçası olarak yürekleri sevgi, iyilik ve paylaşım için atan insanlarla aynı yolda yürümeyi seçmişim.

İlk çocuk yogası dersimden sonra bu yolda yürümekten asla vazgeçmemem gerektiğini anladım. İlk dersimi 23 Nisan 2016’da Fener- Balat Çocuk Festivali’nde verdim. Sahilde çimlerin üstünde çıplak ayaklarla neredeyse her yaştan onlarca çocuğun olduğu gönüllü olarak katıldığım bir etkinlikti. İlk yoga dersimi verdiğimde bile bu kadar çok heyecanlanmamıştım. O gün onlarca çocuğun yüreğine yoga ile dokunmuştum. Ders sonrası arkamdan “yoga abla, namaste abla” diye seslenmişlerdi. Yaşadığım o “an”ın mutluluğunu kelimelerle anlatmak ise imkansız.

Çocuk yogası ile çocukların sihirli dünyalarında bir keşfe çıkıyorsunuz adeta, sınırları olmayan hayal dünyalarında kaybolmamak elde değil. Ben onlara masalların içinde yoga yaptırırken, onlarda bana saf mutluluğu, içtenliği, yaratıcılığı yeniden hatırlatıyorlar her defasında.

Günümüz şartlarında rekabet odaklı yetişen çocuklar, yogayla kazananın ya da kaybedenin olmadığı bir dünyayla tanışıyorlar. Tek rekabetleri kendileriyle oluyor. Böylece her ders kendi sınırlarının bir adım ötesine geçmeye yöneliyorlar çocuk yogasıyla.

Her derste çocukların hem güçlenip esnediğini, hem de kendilerine karşı olan saygılarının , özgüvenlerinin geliştiğine şahit olmak inanılmaz bir duygu. Çocuk bir nevi kendini keşfediyor. Yoga kardeşliğiyle de arkadaşlık, paylaşım, güven gibi kavramları yaşayarak öğreniyorlar.

Çocuklarla çalışmak öyle büyülü ki… Egosuz, yalansız, macera dolu bir dünya. Bu sihirli dünyada var olabilmek adına kendime şans verip ilerlemekten vazgeçmediğim için kendime teşekkür ediyorum. Teşekkürler Merve, beni bu sihirli dünyadan mahrum etmediğin için.

Ve tabi ki herkese Namaste (Çocuklara söylediğimiz gibi “kalbimdeki ben, kalbimdeki seni selamlıyor”)…

SİTEDE ARA

Go to top