“Evren dinamik bir değişim içinde işliyor. Almak ve vermek evrendeki enerji akışının iki farklı yüzüdür. Arayışı içinde olduğumuz şeye ne kadar çok kendimizi verirsek, hayatımızda ve evrende dolaşan bolluk ve bereketi o kadar artırırız.”

İşte bu cümlelerle başlıyor Deepak Chopra “Başarının 7 Spiritüel Kuralı” kitabının ikinci yasası olan Alma-Verme Yasası’nın anlatımına. Hemen hemen hepimiz daha yasanın adını duyar duymaz bir fikir sahibi olmuş olabiliriz. Ama bence okumaya devam etmeliyiz, daha derinden anlamak ve içselleştirip, nasıl uygulayabileceğimizi öğrenmek için biraz daha bilgi sahibi olmak gerekebilir öyle değil mi?

“Hayatımızın akışı, varoluşumuzu oluşturan unsurlar ve güçlerle kurulan uyumlu bir ilişkiden başka bir şey değildir. Hayatımızdaki element ve güçler arasındaki bu uyumlu etkileşim Alma ve Verme Yasası’dır. Çünkü bedenimiz ve zihnimiz evrenle devamlı ve dinamik bir alışveriş içindedir ve bu enerjinin dolaşımını engellemek, damarlarımızdaki kanın dolaşımını engellemek gibidir.

Örneğin elimizde tutma niyetiyle paranın dolaşımını engellersek ki sonuçta bu bir hayat enerjisidir, paranın bize geri dönüşünü de engellemiş oluruz. Bu enerjinin bize devamlı olarak geri dönüşünü sağlayabilmek için dolaşımına izin vermeliyiz. Para da bir nehir gibi akmalı, aksi halde kendi hayat enerjisinde tıkanıklık yaratır ve bu durum enerji akışını engeller. Dolaşım ise bu enerjiyi diri ve canlı tutar.

Her ilişki bir alma verme ilişkisidir. Vermek almayı doğurur, almak da vermeyi. Yukarı çıkan mutlaka aşağı inmeli, dışarıya giden de geri dönmelidir. Gerçekte vermek, almak ile aynıdır; vermek ve almak evrendeki enerji akışının iki farklı yüzleridir. Ne kadar çok verirseniz, o kadar çok alırsınız. Çünkü evrendeki bolluk ve bereketin devamını ve hayatınıza akmasını sağlarsınız. Verdiğinizde artmayan bir şey ne almaya ne de vermeye değerdir. Eğer verme eylemi ile bir şey kaybetmiş hissediyorsanız verdiğiniz hediye gerçekten verilmiş olmaz, bu vermenin arkasında bir enerji yoktur ve bu nedenle de herhangi bir şeyin artmasını sağlamaz. En önemli nokta bir şeyi alırken veya verirken ki niyetinizdir. Niyetiniz her zaman alan ve veren için mutluluk yaratmak olmalıdır, çünkü ancak bu niyet hayatı destekler, devamını sağlar ki bu da her şeyi çoğaltır. Bu yüzden verdiğiniz her şeyden keyif alacak bir yapıya sahip olmalısınız. Böylece verme enerjisi zaman içinde çoğalıp artar.

Alma ve Verme Yasası’nın uygulaması çok basittir. Haz almak istiyorsanız başkalarına haz vermelisiniz. Sevgi istiyorsanız sevgi vermeyi öğrenmelisiniz. İlgi ve takdir bekliyorsanız, ilgi ve takdir göstermeyi öğrenmelisiniz. Hayatınızın bolluk ve bereket içinde geçmesini istiyorsanız başkalarının zengin olmasına yardımcı olmalısınız. İsteklerinize ulaşmanın en kolay yolu, başkalarının isteklerine ulaşmasına yardımcı olmaktır. Yani hayatta güzel şeylerle lütuflandırılmak istiyorsanız, herkesi bu güzelliklerle sessizce lütuflandırmayı öğrenmelisiniz.

Alma ve Verme Yasası’nı uygulamanın en iyi yolu, birileriyle bağlantı kurduğunuz her an onlara bir şey vermeye karar vermektir. Bu maddi değeri olan bir şey olmak zorunda değildir. Aslında vermenin en güçlü şekli maddi olmayanıdır. Yardım etmek, takdir etmek, ilgi ve sevgi göstermek verebileceğiniz en değerli hediyelerdir ve paha biçilemez. “

Çok güzel öyle değil mi? Bu yasa beni her zaman beni çok etkilemiştir ve uygulamaktan büyük bir keyif almışımdır. Hepimizin bildiği şeyler aslında ama sık sık da unuttuğumuz şeyler bunlar. İsterseniz yine küçük maddeler halinde bu yasayı da gündelik hayatımıza keyifle nasıl dahil edeceğiz bir gözden geçirelim ve her ne şekilde birisine bir şey verirsek verelim, niyetimiz hep her iki tarafında mutluluğu olsun.

  • Gün içinde karşılaştığınız, bir şekilde bir araya geldiğiniz herkese ufak bir hediyeniz olsun. Sıcacık bir gülümseme, içten bir sarılma, tatlı bir çift söz, samimi bir bakış gibi.
  • Her gün, hayatın size sunduklarına şükran duymayı ihmal etmeyin. Yeni başlayan güne, güneşe, yağmura, kara, her karşılaştığınızda gülümseyin ve onları görebildiğiniz, sesini duyabildiğiniz, hissedebildiğiniz için ne kadar şanslı olduğunuzu kendinize hatırlatın.
  • Başkalarından bir şey almaya açık olun. Size sevgilerini, iltifatlarını, sohbetlerini, gülümsemelerini vermelerine, bir kahve, sıcak bir çay ikram etmelerine izin verin.
  • Karşılaştığınız insanlara sessizce mutluluk, huzur, sağlık, neşe dileyin. İçinizden onlar için güzel dileklerde bulunun. Tıpkı gizlice edilen bir dua gibi. Emin olun siz de bir başkasının habersiz duasını alıp, yaşamınızda mucizelere tanık olacaksınız.
  • Ve bilin ki; bir şeyi ilk olarak kendiniz için değil başkaları için istediğinizde, diğer tüm güzel şeyler kendiliğinden size akacaktır.

Keyifle ve Aşk’la uygulayın…

 

 

Go to top