Mutluluk nedir? Hiç düşündünüz mü? Bu dünyanın bize arzulamamızı söylediği yapay istekleri karşılamak ve birçok şeye sahip olmak mı? Aslında o sahip olduğumuz şeylerin bize sahip olduğunu söylesem?

Mutluluk, sürekli bir neşe mi? Zengin olmak mı? Her daim bir şeyleri kovalamak ve elde etmeye çalışmak mı? Sahi, sizin için nedir mutluluk?

Tüm bunların kocaman bir hata olduğunu söylesem? Siddharta’ya (Budha) göre mutluluğun peşini bırakmamız gerekiyor, biliyor musunuz? Mutluluk ona göre kesinlikle peşinden koşulmaması gereken bir şey. Her şey zıttıyla var olabilir. Mutluluk varsa acı da vardır. İşte Budizm, insanın kurtuluşunun her ikisini de “bırakmak”ta olduğunu söylüyor.

Peki, acılara nasıl son verebiliriz? Cevap: 8 Aşamalı Yüce Yol yani Orta Yol ile.

  1. Gerçek Bilgi            : Gerçeği olduğu gibi kavramak.
  2. Doğru Anlayış         : Net olarak görebilmek.
  3. Doğru Söz              : Boş, incitici, yalan konuşmamak.
  4. Doğru Davranış       : Canlı öldürmemek, çalmamak, merhametli ve dürüst olmak.
  5. Doğru Yaşam Biçimi : Sosyal ve ekonomik adaletin etiğiyle yaşamak.
  6. Gerçek Çaba           : Çalışkanlık. Azim. Kendini geliştirme çabasında olmak.
  7. Gerçek Dikkat.         : Şimdi ve burada olmak. Bedeni, zihni, hisleri aşmak.
  8. Gerçek Uyanıklık     : Odaklanma. Belli bir noktaya yönelmek. (Meditasyonla)

Budizm’in temel amacı hayattaki acı ve tatminsizliğin kaynaklarını açıklamak ve bunlardan kurtulmanın yollarını söylemek. Orta Yol’daki maddelere ulaşabilmek için “farkında olmak” gerekiyor. Budizm kelimesi, “uyanmış kişi-farkında olan” anlamındaki “Buddha” kelimesinden türemiş zaten. Bu durumda farkındalığımızı yükseltmek ve bedeni kontrol altına almak bu din ve öğretiler topluluğunun amacı diyebiliriz.

Budha, Bilgi Ağacı’nın altında aydınlandıktan sonra dünyadaki canlıların bir döngü içinde yeniden ve yeniden doğduğunu görmüş ve “Bu acı bir yerde bitmeli” diyerek öğretiyi yaratmış. Hayat acıdır. Aydınlanmış insan acı çekmez. Öğretiler bunun için vardır. Acıyı durdurmak, bitirmek, bu döngüyü bir yerde kırmak için. Reeankarnasyon ve karma Hint felsefesinde daha önce var olan kavramlar bu arada.

Yukarıdaki Orta Yol’a bakarsak adından da anlaşılacağı gibi Budha, aşırılıklardan uzak olmayı öğütler. Kendini farkında olan ve olguların doğasını kavrayan kişi kurtuluşa (Nirvana) ulaşır. Izdıraptan (Dukkha), sonsuz yeniden doğum döngüsünden (Samsara) kurtulmuş olur. Ve bunu herkesin başarabileceğini söyler Budha. Herkes buna muktedirdir.

Budha’ya göre benliklerimiz dahil her şey geçicidir. Her şeyin geçici olduğu bir yerde olanı olduğu gibi kabul etmemek acının nedeni ona göre. Bu durumda anlık bir şey olan mutluluğun peşinden gitmenin de bir anlamı kalmıyor aslında. Her şey geçici… Şimdi ve burada olmak, düşüncelerimiz dahil, bulutlar dahil gelip geçen her şeyin; hayatın uyanık bir izleyicisi olmak gerekiyor ona göre.

Olanı olduğu gibi kabul etmek boyun eğmekle karıştırılmamalı. Değiştirmek istediğiniz şeyleri onların gerçekliğini kabul etmeden değiştiremezsiniz. Önce kendinizi, sonra insanları ve dünyayı olduğu gibi kabul edin ve Orta Yol’a uygun yaşayın… Budha böyle diyor. Şunu da söylemeyi ihmal etmiyor ama: “Aydınlanmayla arana Budha girerse, Budha’yı öldür.”

Budizm, bir derya. Aynı zamanda oldukça sade ve derin. Bugün dünyada 500 milyon mensubu bulunan bu öğretiyle ilgilenmeye başlamak için güzel bir gün. Öyle değil mi?

Sevgiyle,

    

 

 

Go to top