Arkadaşım uzunca konuştuktan sonra: ''Haklı değil miyim ama bu yapılır mı diye bana bir sordu?''

''Sana doğru gelen şeyi yapmışsın, o da kendisine doğru gelen şeyi yapmış. Sana dürüst olmadığı için onu suçluyorsun ama sence bu ilişki ne zaman bitmişti? Ve sen niye itmeye çalışmıştın?''

Sorduğum soru arkadaşımı oturduğu koltuktan doğrulmasına neden olmuştu. Uzunca bir süre sustu, ardından gözleri doldu yerimden kalkıp, sarıldım.

Nehrin iki yakasında da bulunduğunda, tüm  gitmelerin, gelmelerin, kararsızlıkların insanlar için olduğunu daha iyi keşfediyorsun!

..............

İlişkiler... Hayatla kurduğun her ilişki sayesinde aslında kendini tanırsın. Sen, içeri baktıkça kurduğun ilişkiler de değişmeye başlar. Tüm kalp kırıkların, tüm gitmelerin, tüm gelmelerin, tüm gözyaşlarının bir nedeni vardır. Tüm yaşantının amacı; sana bir şeyleri deneyimletirken öğretmektir. Hayatına giren her adam, her kadın her ne olursa olsun kalbinde bir yere dokunur ve aslında her zaman sana benzeyen ve sana ayna olan insanları çekersin. Onda seni rahatsız eden her şey, aslında kendindeki eksiliğin başka bir yansımadır. Yansımana gerçekten bakmaya gönüllü olduğunda hikayeni değiştirebilirsin.

İlk aşk, ilk kalp kırıklığı, ilk öpücük, ilk  okul günü, ilk cinsel deneyim... İlkleri çoğaltabiliriz, ama hepimiz biliyoruz ki ilkler unutulmazdır! Belki de tüm yol, onlarla başladığı için, hikayemizde yerleri daha bir başkadır ve ilk deneyimler acı, huzursuzluk vermişse sonraki deneyimlere kucak açarken her seferinde ilk deneyimin o huzursuzluğunu da masaya getiririz ve sonrada ortalık bolca karışır. Siz hissettiklerinizi söylemediğiniz için karşınızdaki sevdiğiniz ya da önem verdikleriniz sizi asla anlayamaz! Sonra da bozuluruz değil mi beni hiç anlamıyorsun diye? Oysa en basit iletişimi yapamıyorken, senin içinizdeki yangın yerini anlamasını beklemek boş değil mi? Kaldı ki tüm bekleyişler öyle acı verir ki...

7-8 senedir kullandığım gmail hesabım var. Tüm aşklarımı, tüm kırıklarımı anlatabilir kendisi... Geçenlerde iki sene önce  büyük bir heyecanla o zamanlar çok önem verdiğim birine attığım mailleri gördüm. O zamanlar nasıl da önemliydi ve şimdi nasıl da eski bir tanıdık.

Geçen gün seneler önce onunla ilk kavga ettiğim yerden geçtim. Nasıl da çocuktum ve nasıl da hislerim arasında sıkışmıştım. Birini mutlu etmek için nasıl da kendimden uzaklaşmıştım.. Nasıl da acı çekiyordum ve nasıl da bırakamıyordum. 

Zamanla her şey değişiyor, dönüşüyor, şükür ki aynı şiddetle yaşamıyoruz hiçbir acıyı.

Yani demem o ki kalbini kıran, giden ya da sana dürüst olmayanları da suçlama.. Hepimiz kendi hikayemizde o an için bize iyi geldiğini düşündüğümüz şeyleri yapıyoruz. İki sene önceki yoga hocalık eğitiminde İrem hoca tam da ihtiyacım olduğu anda şunu demişti: ''Herkesin bir hikayesi var ve herkes haklı.!''

Herkes kalbimi kıracak ben susacak mıyım mı diyorsun? Hayır, demek istediğim bu değil!

Ne hissediyorsan onu söyle! Kalbin nerede durmak istiyorsa ayakların sana eşlik etsin! İstemediğin, ait olmadığını düşündüğün hiçbir hikayede yer arama kendine! Sevmediğin hiçbir adamla, hiçbir kadınla sevişme! Birilerini mutlu etmek için kendini mutsuz etme! Ama o üzülürse, böyle dersem deme! Gidersem onu kırarım o yüzden ayrılamıyorum deme! Hissettiğin her neyse onu söyleyebilirsen kimse kırılmaz! Ya da kırılsa bile ama unutma herkes kendi kırıklarından sorumlu! Başkasının yükünü taşıma!

Özgür ol dostum! Hayat çok kısa, keşfet, sev, aşık ol, yaşa, tekrar sev, daha çok sev..

Merak etme kocaman uzayda sevecek milyon tane şey var!

 

 

SİTEDE ARA

Go to top