Kelimelerin insanın peşini bırakmaması, adım adım seni takip edip yazılana kadar sana huzur vermemesi ve yazıldıktan sonra, bir başka yazıya kadar bazen günlerce ortadan kaybolmalarının bende yarattığı hissi anlatacak bir cümle kurmam çok olası gözükmüyor.

Kendimi sürekli kelimelerle boğuşurken buluyorum, yazıyorum, okuyorum, düzeltiyorum, kelimelerden anlamlı cümleler kurmaya uğraşıyorum, kendi kelimelerimle kıyasıya mücadeledeyim. İnsanın kendini yazdıkları ile ifade edebilmesi, lütuf gibi, kimse okumasa bile kendin onlarca kez okuyup, mutlu oluyorsun ve kafandan geçen düşünceleri yazdığın için unutulmadan oldukları yerde kalıyorlar. Bu dünyaya, hayatımızın içine peşinen gitmeyi kabul ederek doğuyoruz, sanırım sözleşmeyi ana karnına düşmeden önce imzalıyoruz, nerde, nasıl ve ne zaman bizim cevabını bilmediğimiz, bazılarını yaşayıp öğreneceğimiz, bazılarını hiç çözemeyeceğimiz sorular.

Madem bu yaşamın içine düştün, hakkını vererek yaşamak gerek, bıkmadan, usanmadan, şikayet etmeden, her şeyin insanın kendi elinde olduğunu bilerek yürümelisin yolunda, hep doğru olmasa da yolların, çoğu zaman seni yorsa da bir gün aydınlığa varacağına dair inancını kaybetmezsen, başarmışsın demektir. Şikayetlerin ve keşkelerin hayatı yokuşa sürdüğünü, yaşamının idaresini ele aldığında, yani yetişkin olduğunda daha iyi anlıyorsun, küçükken ailene mızmızlandığında, sorunlarının çözümü onlardan gelirken, büyük bir hevesle beklediğin yetişkinlikte, her derdine, kendin çare olmayı öğreniyorsun, öğrenemezsen yaşayamazsın. Hayat her zaman son hızla devam etmez, ara sırada olsa vitesi küçültmek yada boşa almak, kendi ritminde akmasına izin vermek, o akışı dışarıdan bakan bir göz gibi izlemek iyidir, insanı rahatlatır, nerelerde eksiğin var veya nerelerde hata yaptığını görmeni, akılcı çözümler üretmeni sağlar, sırf bu yüzden kendi hayatının idaresini kimseye bırakmamak ve her türlü sorumluluğu kabullenip, yola çıkmak gerek. Bazen bilmediğin sokaklarda kaybolmak, çıkışı bulana kadar aynı sokaklardan defalarca geçmek ve yönünü bulduğunda, idarenin sende olmasının öneminin farkına varmak gerekir, yaşadığımız dünyanın sınavlarından geçebilmek için ne kadar destek alırsan al, sonunda varacağın yerde, sadece kendine güvenmen gerektiğini anlarsın.

Kapılar, kapanır, kapılar açılır, geçtiğin kapılar seni değiştirir, geldiğin yerden, dönüp arkana baktığında kendindeki değişimi fark etmen önemlidir, üstelik asıl olan bedenen değişim değildir, düşüncelerinin ve bakış açının değişebilmesi, kendine çizdiğin yeni yönlerde hayatına kattıkların ve çıkardıkların arasındaki dengenin seni oluşturmasına izin verirsin. Hayat, her şeyi başarabilmek, hep en iyi olmak değildir, kendine koyduğun hedeflere tüm zorluklara rağmen en az hasarla ulaşmak, az yıkım, çokça ders, bilmediklerinin farkında olmak ve hızla geçip giderken elinden geldiğince sana ne anlatmaya çalıştığını anlamaktır. Ancak ve ancak anlamaya çalışırsın, hayatın tüm sırlarını çözmek biz ölümlüler için söz konusu değil, çözebildiğin kadarı ile mutlu ol, bir gün bırakıp gideceğin bu dünyanın gözlerini kör etmesine ve en önemlisi hırslarının idareyi ele geçirmesine izin verme. Güzel, mutlu ve iyilikle yaşa ve arkanda iyilikten bir iz, geride o izi takip edenleri bırak, bu dünyada fark yarat.

İyilikle kalın, Hoşça kalın.
Namaste 

SİTEDE ARA

Go to top