Yılmaz muhasebeciydi. Son çalıştığı yer kapanmıştı. Bir süredir işsizdi.. Bakırköyde durakta otobüs bekliyordu.. Gelen otobüs kalabalıktı. Binmedi.

Bir sonrakinde en arkaya oturdu. Trafik sıkışıktı. Yanındaki adamla sohbete başladılar. Adam işsiz olduğunu öğrenince amcasının telefonunu verdi. Muhasebecisi işten ayrılmıştı.

O gece Emine hanımın zili çaldı. Kocası öldüğünden beri Sarıyer’deki evlerinde kızı Mügeyle birlikte yaşıyorlardı. Gelen alt kat komşusuydu. ”Müjdemi isterim” dedi ”Müge’ye iş buldum galiba.”

O sabah, tam da Yılmaz’ın otobüs beklediği saatlerde Emine Hanım alt kat komşusu ile çarşıya çıkmışlardı. Yolda komşusunun ilkokul arkadaşına rastlamışlar.Bir yerde oturup kahve içmişlerdi. Emine hanım kızının çalıştığı kuaförün kapandığından ve kendisine iş aradığından bahsetmişti laf arasında.

İlkokul arkadaşı, akşam üstü kuaförüne uğradığında yanına yardımcı aradığını öğrenmiş ve Emine Hanımın komşusunu aramıştı.

***

Müge ertesi hafta işe başladı. Tam kuaförün karşısında bir firmanın satış mağazası vardı. Yılmaz da bir sonraki hafta orada çalışmaya başladı.

Öğle tatili ve akşam çıkışlarında birbirlerini görüyorlardı. Hatta Yılmaz bazan onu görebilmek için mağazanın kapısının önünde gereksiz oyalanıyordu.

Bir süre sonra tanıştılar. Aşık oldular. Evlendiler.

2 güzel çocukları oldu.

**

Bir gece Yılmaz halının üzerinde oynayan çocuklarına bakarken dalıp gitmişti..

Ya o gün ilk gelen otobüse binseydim diye düşündü.. içi ürperdi..

Aynı anda Müge ”Annem çarşıya 5 dakika geç çıksaydı o gün... hayatımın en önemli varlıkları hiç olmayacaklar mıydı? diye düşünüyordu çocuklarını sevgiyle izlerken..

Anlık, küçücük, hiç önemi olmadığını düşündüğümüz kararlar mı değiştiriyor hayatımızın tümünü böylesine gerçekten?

Bu kadar plansız ve pamuk ipliğine mi bağlı herşey?

Yıllar önce bir kelebeğin kanat çırpması mıdır bugün hayatımızda fırtınalar koparan?

SİTEDE ARA

Go to top