Çok gezen mi bilir ? Çok okuyan mı ? Gezmek mi daha zor ? Yoksa gezgin ruha sahip bir kadın olmak mı ? Sanki doğumdan ölüme kadar sorularla yankılanıyor içimiz.

İçimizin vurduğu kıyılarda kalanlar ise ruhumuz. Dem vuruyoruz her kıyıya ama ne mucizeler ne manzaralar kalıyor heybemizde. Heybemizin içinde ise koca bir yaşam... Ben var olduğumu ben neden buradayım sorusunu çok küçükken cevaplamış gibi hissediyorum kendimi. Sanki heybemi o yolculukta buldum. Zihnim var olmak için benim hep oraya gitmemi beklemiş gibi.

Önceden geziler düzenlenirdi öğrenciler öğretmenleri ile birlikte pikniklere yakın yerlere hem gezmeye hemde merak duygusunun peşinden doğayı tanımaya götürülürdü. Şimdilerde eskisi kadar olmasa da, var ama eskiden çok daha farklıydı. Bu kadar kolay manzara resimlerine doğaya ulaşmak kolay değildi. Ben o yolculukta yanıma sırt çantamı aldığım zaman kahraman gibi hissetmiştim kendimi. O otobüsün içinde bir yaşam akıştaydı sanki. Gülümsedim; sürekli dışarı ile bağlantı halindeydim. Yedi sekiz yaşındaki birisi için o duygunun ne kadar görkemli olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. İçimde anlatılamayacak bir çoşku tamamen görsel şölene dönüştü. Bir yoldaydım bir manzaranın içindeydim ve bir akışa an ve an şahit oluyordum...

Resimlerime yazılarıma her anıma sindi sonra bu ruh.

Varoluşunu keşfeden bir insan ne yapabilir ki başka ?

Aktarır... Aktarır... Aktarır...

Uzun bir süre akış halini yaşadım...

'' Yolda olmak ''

Yaşam asıl orada başlamıştı sanki. Ben bütün doğumlarımı yolda gerçekleştirdim.

Vazgeçerken, başlarken, kazanırken yada kararlarımı kendime anlatırken...

Yaptığım resimlerde yola hep daha özenirdim o an onu resmetmek benim için kutsal bir görev gibiydi hepimiz yaparız bunu bir ev bir dere yanından giden bir yol... O yol bendim...

Sanki ruhumu resmetmek üzere olduğum için, renklere kalemlere neye dokunacağımı şaşırır her rengi teker teker denerdim. İnsan yolda olmayı nasıl yola değişebilir ?

Zaman geçtikçe içimde olan her şey gibi şehirler ülkelere dönüşmeye başladı. Yakın veya uzak her yer yoldu benim için. Yolda olmak ise hayatım.

Bir anda haritalar sardı içimi, odamı,evimi... Çiçek oldu içim. Çiçek oldum.

Çiçek açana kadar da yolda oldum. Gezgin ruhu sevenler gerçekten bilir en büyük kararlar yolda verilir, en büyük adımlar yolda atılır, insan yolda var olur. Gidemediğiniz zaman içinizde ki çiçek size boynunu büker sanki. Zaten sonra anlarsın ki zamanın gelmiş. Artık yol olma vaktidir... Gidişin olsun da dönüşün olmasın kimine göre beddua iken gezgin için tam bir lütufa sahiptir :)

Şarkı olur söz olur en ufak bir hareket bile yol ile yaşam olur.

Hele bir de tek çıkabiliyorsan işte o zaman armağan olur.

İçindeki yol açık ise insanın kalbi her zaman en güzel harita. Yaşam zaten bir sırt çantası gibi değil mi? Duruyoruz ilerliyoruz bazen azalıyoruz bazen çoğalıyoruz. Bunların hepsi yolun oluşma halleri. İyi de olan seninle kötü de.

Seni sen yapan her şey senin yoldaki halin.

Ben hep buna inandım özümde ve hep uzaklar yakın oldu bana. Özüm oldu...

Yaşam oldum ve can buldum...

Bazen insan bir kelimeye inanıp yola çıkabilir,bir şeye tutunabilir bir adım atabilir.

Gezgin kalbimi burada bunun için açtım binlerce giden duran kalan ama nefes alan sözcükler ile dolu.

Birinin gidişi birinin gitmesine ilham olabilir. Bir kelime belki bir cesaretle birini yola çağırabilir.

Kalbimin sesinden kalbinizin tüm gezgin köşelerine sevgi ile...

Her daim yol açık... O zaman yola çık ;)

Ne demiş güzel MFÖ; Gezginci Ruhumuz bir gün biterse... Korkmadan deriz gururluyuz..

Tüm gezgin atan kalplere... Saygı ile...

SİTEDE ARA

Go to top