Dolunay zamanıydı geçen haftalarda; sevgili astrolog arkadaşım Pınar yazmış alışkanlıkların değişmesi için en ideal zaman diye.

Ben de tam o dönemde sıkıntılı bir durum yaşadım ve üzüldüm. Hatta söylendim! Vefadan girdim, düşüncesizlikten çıktım falan. Baya baya durumu yaşadığım kişinin üstünden buldozerle geçtim, hem de bir haklıyım bir haklıyım. Çok eminim bu haklılıktan.

Derken içimdeki ses beni dürttü; hani sosyal medyada var ya arkadaşın bilmem kim seni dürttü diye, işte aynen öyle. O dürtüş sonucu da alışkanlıkların değiştirilmesi için ideal zamansa diye düşündüm o zaman ben de bakış açımı değiştireyim.

Bugüne kadar farkına vardığım alışkanlığımı değiştirdim; evde hep aynı sandalye ve koltuğa oturmam mesela, ara ara değiştiririm. Hani vardır ya o köşedeki sallanan koltuk benim okuma köşemin kıymetlisi falan sözleri, onları değiştirmek lazım. Kimselerle paylaşmama durumu tehlikeli yani.

Öğrencilerime de anlatırım durumu; derslerde hep aynı yerde konuşlanmamalarını söylerim, derse gelirken ya da pazara giderken kullandığınız yolları değiştirin derim.

O nedenle de dünyevi hayattaki değişimlerimi (en azından fark ettiklerimi) gerçekleştirdiğim için geriye ne kaldı diye düşününce, bu dürtüş sonucu geriye (şimdilik) bakış açısı kaldığını fark ettim.

Çünkü olaylara bakış açımız da alışkanlığa dönüşüyor ve bizi yönetir hale geliyor. Duygularımızı etkilediği için bizi yönetiyor bu açı. Alıngan, kırılgan oluyor, bizi oradan oraya savurmasına müsaade ediyoruz.

Bu fark edişin ardından da bir itiş gücüne ihtiyacım olduğundan o akşam bulaşıkları yerleştirirken “hadi kızım Çimen” dedim “değiştir şu açıyı”.Bir de baktım ki benim üzülmeme neden olan olayda karşı taraftan ziyade benim BEKLENTİM buna neden olmuş!

Ooooo! Baya güçlü bir vuruş geldi sağdan sağdan!

Yani o pek havalı tavırlarla savunduğumuz akışta kalmayı bırak bir de kota koymuşum iyi mi!

Bir dakika oturayım, derin derin nefesler alayım, bir müddet de sindirmek için kendime zaman vereyim boyutunda bir keşif bu.

Derken ertesi sabah bir başka sevgili arkadaşım Banu’nun esprili bakış açısıyla yazdıklarını okurken, yüzümde bir tebessümle dedim “tamam, hayat kısa, biraz da açının yanına espri serpiştir baktığın alana”.

Yani yeni kararlar aldım uygulanacak, unutana kadar😊İnsan işte unutuyor, sonra yeniden hatırlaması gerekiyor malum. O zaman da hatırlatırsınız artık.

Farkındalık, espri ve bakış açısını değiştirmeli günler o zaman.

Bakış Açımızı değiştirmek için asana önerileri:

  • Uttanasana
  • Adho Mukha Svanasana
  • Prasarita Padottanasana
  • Halasana
  • Matsyasana
  • Sirsasana

SİTEDE ARA

Go to top