Bir şeye inanmak, onu gerçek kılmanın yarısıdır ve elbette yoktan var edebileceğimiz tek şey hayallerimizdir.

Peki inanmak, sürekli mantra gibi tekrarlamak, yazmak ve onu görünür kılmak, hayallerinde gerçekleştiğini düşünmek, hatta canlandırmak, böylelikle tüm bunlarla bilinçaltını kandırıp, istediğin şeyin başka hiçbir şey yapmadan gerçek olacağını düşünmek… Bu şekilde hayaller gerçek olabilir mi? Pek çok insan olmadığını görüp, sırf bu yüzden bilinçaltı ile ilgili çalışmalara olan inancını kaybetmiş ve yine pek çok psikolojik yöntemin gereksiz ve saçma olduğuna karar vermiştir. Oysa gerçek, tüm bunların gereksiz ve saçma olduğu değil, yetersiz olduğudur.

Bir şeyi istediğiniz kadar tekrarlayın, öyle olduğuna inanın, her yere onunla ilgili ufak notlar yazıp yapıştırın, gözlerinizi kapatın ve kokusunu, tadını, size yaşatacağı duyguyu tüm benliğinizle hayal edin ama yetersiz kalacaktır. Çünkü asıl yapmanız gereken şeyi yapmadınız, hayal ettiğiniz o şey ile ilgili bir eylemde bulunmadınız ya da tabiri caizse “elinizi taşın altına koymadınız”, sadece oturduğunuz yerden yaptıklarınızın yeterli olduğunu düşündünüz. Sonuç; “işte yine olmadı, artık bu safsatalara inanmıyorum” deyip, her şeyden vazgeçmek, buhranınıza, alışık olduğunuz şikayetçi yaşam biçiminize geri dönmek.

Şaşırdınız mı? Şaşırmayın. Muhtemelen bu sonuca gelene kadar, kendinizce “her şey çok güzel olacak” diye muhteşem sıcak, pozitif bir enerji yayarken evrene, kendinizi de iyice yaymışsınız. Hiçbir aksiyonda bulunmamışsınız, bir ve bütün olma çağrılarına kulak asmamışsınız ya da tam tersi, harekete geçmiş ama söylemlerinizdeki ılımanlığın yanında kalbinizde öfke ve hırs beslemeye devam etmiş, niyeti iyi topluluklarda yer almış ama o toplulukları gereksiz espriler ve geyik muhabbetleri ile meşgul etmişsiniz. Kısaca; inancınız, söylemleriniz, düşünceleriniz ve davranışlarınız bir ve bütün olamamış; bu yüzden de her defasında olduğu gibi inancınızı tekrar, yeniden kaybetmek üzeresiniz.

Bir şeylerin arkasını yazmanın hiç hoş olmadığını bilerek ve bundan uzak durarak yaşıyorum uzun zamandır. Bugün arkasını yazdım evet, ama bir şeye dikkat çekmek için. Etrafımızdaki bir sürü insanın pozitif düşünen, pozitif konuşan ve hep iyi hisseden insanlara karşı bir tavır almış olmasının en büyük sebebi ya kendilerinde tüm bu yöntemlerin işe yaramamış olması ya da o insanların gerçekten hiçbir şey yapmıyor olmalarına tanıklık etmiş olmaları. Her iki durumda da eksik olan şey “eylem”. Eylem yoksa sonuç yok, eylem yoksa hedefe ulaşmak yok, eylem yoksa hiçbir hayalin gerçek olma ihtimali yok!

Evet, kesinlikle “her şey çok güzel olacak” ama kalbindeki tüm negatif duygulardan özgürleşerek buna inanırsan, tüm o güzel söylemlerini kalbinden gelen inançla söylersen, düşüncelerinde bir anlık bir endişeye bile yer vermezsen ve en önemlisi de o inandığın şey için tüm bunların ötesinde fiziksel olarak da harekete geçersen ve elbette tüm bunları sevgi, saygı, nezaket, hoş görü ve insanlık ile örtüşecek şekilde yaparsan…

Kuantum fiziğinin dediği gibi; “hareket eden görülür”

Aşk olsun

SİTEDE ARA

Go to top