Bu sabah sosyal medyayı incelerken, bazı ritüellerin gerçekleştirilmesiyle ilgili bir yazı okudum; içeriğinde şu şu … inançta olanlar bunu bunu … yapmak ZORUNDADIR yazıyordu.

Zorunluluk kelimesi benim başımı diğer tarafa çevirmeme, dikkate almamama hatta daha da ileri giderek ret etmeme neden oluyor.

Mecburi bırakılma hissi doğuruyor bende. Sanki bir cendereye sokuluyoruz ve bunu da üstünde hiç düşünmeden, seve seve yapmalıyız gibi hissettiriyor.

Belki başka kimsede böyle etki yaratmıyordur, ya da bir kısmınız şimdi “evet doğru, ben de öyle hissediyorum” diyorsunuzdur. Bilemiyorum.

Ben genel geçer kurallar ve toplumun sağlıklı sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla konan kanunlar haricinde hiçbir zorunluluğun olmaması gerektiğine inanıyorum.

Yogada “Zorunluluk” kelimesini kullanıyorsanız mesela, siz yogi olmamayı seçseniz daha iyi bence (hep “bence” demeyi tercih ettiğimin altını çiziyorum; çünkü bu doğrular benim hayat tecrübelerim ve görüşlerimden kaynaklanıyor, sizinki farklı yönde olabilir).

Katı kuralların, insanları zorladığını, köle psikolojisine yönelttiğini, uygulanmadığı takdirde sonuçlarından dolayı korkutularak kendi vicdanıyla baş başa bırakılan çoğu insanın da bu mecburiyetler altında ezildiğini düşünüyorum.

Peki ne yapmalı? Sonuçta elimizde kadim bilgiler var evet, bu bilgiler doğrultusunda tecrübelerle sabit uygulamaları gerçekleştirdiğimiz takdirde ulaşabileceğimiz hedefler de var. Ama zorunluluk kelimesi “görünmeyen bir hapishane yaratır” gerçeği de var.

O halde, şu şu… aşamalara ulaşmak için bunu bunu… yapman ÖNERİLİR, diyebiliriz. Öneri, kişinin uygulamaları gerçekleştirip gerçekleştirmeme özgürlüğünü sunar.

Bize oluşabilecek durumlar, uygulanabilir basamaklar anlatılır ve biz o durumu kabul edersek, zaten seve seve öneriler doğrultusunda hareket ederiz, böylece mecburiyet de ortadan kalkar. Zorunluluk değil, sevgiyle atılan her adım Zor olsa da bizim ilerlememize neden olur.

O zaman da hayatımızda kısıtlamalar yapmak, “GEREKLİLİKLERİ” yerine getirmek tamamen bize kalmış olur.

Yoksa sen bunu bunu… yapmak “ZORUNDASIN” denilince, bir de yapmazsan cezalandırılırsın diyerek parmak sallanılırsa, kişi o zorunlulukları yerine getirse dahi kalbinin pusulası şaşar.

Kelimeleri de tıpkı ruhumuzun istediği gibi özgürleşmek adına kullanmalı ve üzerinde düşünmeliyiz bence.

Kimseyi zorla terbiye edemeyiz, yola getiremeyiz, yolda ilerletemeyiz çünkü.

Bence…

SİTEDE ARA

Go to top