• Nazara inanır mısın?

Elbette inanırım ama öyle “her şey aşktan” misali “her şey nazardan” gibi değil benim inanmam…

  • Nasıl yani?

Mesela;

  • Bardak kırıldı; “ay görüyor musun nazar varmış”.
  • İlişkileri bitmiş; “nazar değdi nazar”.
  • Çocuk sınavdan beklediği sonucu almamış; “nazarlara geldi çocuk”.
  • İşleri bozulmuş; “hep nazardan”.

… gibi söylemler bence nazara inanmak değil. “Her şey nazardan” düşüncesinin arkasına saklanıp, sorumluluk almaktan kaçmak.

************

Geçen gün bir arkadaşımla aramızda geçen sohbetten satır araları bunlar. Peki neden “nazara inanan” insanlar (ki bence bu tanım, bu grup için uygun değil) diye tanımladığımız bu kişiler böyle davranıyorlar? Çünkü bu karakter yapısındaki insanlar çoğunlukla onların hoşuna gitmeyecek şekilde gerçekleşen herhangi bir şey ile ilgili olarak hep dışarıda, üçüncü kişilerde suç arıyorlar. Ne kendilerini ne de sevdiklerini olayla ilişkilendirmiyor, sorumluluğu başkalarına vermeyi tercih ediyorlar. Oysa bir şey kırıldığında büyük ihtimalle kırma eylemini gerçekleştiren kişi çok dalgındı ve anda değildi, biten bir ilişkide her iki tarafın da seçimleri etkili oldu, çocuk sınavda başarısız oldu çünkü sınav anında dikkati dağıldı ya da yeterli gelmedi çalışmaları, işi ile ilgili doğru olmayan kararlar aldı ve kontrolü kaybetti bu yüzden de işleri bozuldu… gibi.

Yüzyıllardır nazara olan inancı, insanı çeşitli ritüellere yönlendirmiş ve bu şekilde her dönem insanlar farklı yöntemlerle nazarla mücadele edip, kendini rahat hissetmiştir. Nazar elbette ki enerjisel olarak var olan ve insanın enerji alanını negatif yönde etkileyen bir kuvvet ama her şeyin sorumlusu da olamaz öyle değil mi? Yaptığımız tüm ritüeller bence çok keyifli ve inandığınız takdirde sizi rahatlatıyor, huzurlu hissettiriyor. Ancak ikinci bardağı kırmanıza engel olmadığı gibi, gidip üçüncü bardağı kendiniz kırmanız için sizi teşvik ediyor. Aslında bu ritüel bile bunu yaptırırken şunu anlatmak istiyor: “İlk iki bardağı tüm dikkatini yaptığın işe vermediğin yani anda olmadığın için kırdın, şimdi git üçüncü bardağı tüm farkındalığınla kendin kır ve ana dön.” Ama biz bunu kendi anlamak istediğimiz gibi anlayıp yorumluyoruz pek çok şey de olduğu gibi…

Kendinize veya sevdiklerinize sıkça nazar değdiğini düşünüyor ve sürekli bunu dile getiriyorsanız, o kadar kurşun döktürüyor, dualar okuyup okutuyor ama şu “nazar” denen şeyin önüne geçemiyorsanız, bir an durup düşünün ve hayatınıza, yaşam biçiminize, konuşma tarzınıza, inanışlarınıza tekrar tekrar bakın. Sürekli şikayet ediyor, birilerine lanet okuyor, herkese ve her şeye karşı öfke duyuyor, en ufacık bir şeyde patlamaya hazır oluyorsanız, başınıza negatif bir şey geldiğinde de size nazar değdiğini düşünüyorsanız, çok komiksiniz. Evrende her şey birbirine bağlıdır ve daima benzer benzeri çeker. Yaşam biçiminiz sağlıksız, düzensiz ve stresli ise işlerinizin ters gitmesi veya sağlık sorunları yaşamanız nazardan değil sizden sebeptir. Konuşmalarınızda, davranışlarınızda sevgi yoksa, pek de sevilen bir insan olamazsınız. Yüzünüzde aynaya baktığınızda bir gülümseme göremiyorsanız hayatın size gülücükler saçmasını nasıl beklersiniz?..

Beni tanıyan herkes bilir ki, nazara ve onunla ilgili yapılan tüm ritüellere inancım oldukça fazladır ama inanın her şeyin tek sorumlusu biziz ve bu gerçeğe inancım her şeyden daha fazla. Olan bir şey için dışarıda bir sebep, bir suçlu aradığımızda, işleri sadece daha kötüye götürüyoruz. Tüm duaları okusak, her gün kurşun döktürsek de ardı arkası gelmiyor olumsuzlukların. Oysa sebepleri kendi içimizde, kendimizde aradığımızda yani hayatımızın sorumluluğunu aldığımızda her şey daha anlamlı ve daha işe yarar oluyor. İşte bence “nazara inanan insan” tanımı bu. Yani sorumluluğu kendisi alan ve adına nazar bile dese, kendisine nazar değmesine sebep olabilecek ne yaptığının üstünde duran, başkalarını suçlamak yerine hatalarını bulup, kendi dönüşümüne katkı sağlaması için onları kullanan ve bunların yanında isterse kurşun döküp, dualı sular okuyup içen insan “nazara inanan” tanımına daha uygun. Diğer türlüsü körü körüne bir inanç ve sadece ritüel kısmına takılmış, çözüm değil de şikayet odaklı insan modeli olmanın ötesine geçemiyor.

Nazarlardan uzak, hayatınızın sorumluğunda olun…

Aşk olsun.

SİTEDE ARA

Go to top