Bir süredir etrafımızı saran umut havasının sloganı ‘’her şey güzel olacak’’ bu dört sözcük içinde değişime karşı duyulan isteği, doğruluğa ve birliğe dair derin inancı barındırıyor. Bu bahar umudun mis gibi çiçek kokularını soluyoruz, bu umut havası yüzlerimize yansıdı ve kendimizi gülümsemekten alıkoyamıyoruz, sözcükler bir dua gibi dilimizde sürekli tekrarlıyoruz.

İçimizdeki bu umutlu hali soldurmaya çalışanlara inat biz el birliği ile daha çok yeşertiyoruz. Bazen değişmek ve dönüşmek kaçınılmazsa, buna eylemden önce sözcüklerin rehberlik edebileceğini öğreniyoruz. Bireysel olarak başlayıp dalga dalga etrafa yayılan, her şeyin güzel olacağına dair bu umut hali, sormamıza, sorgulamamıza, bütün engellere rağmen adım atmamıza sebep oluyor. Ayrılmadan, ayrışmadan hep birlik olarak yaşanabilecek günlerin hayali, herkesi peşinden sürüklüyor, sanırım en çok bu birlik haline duyulan özlemin peşindeyiz. Çok sevdiğim bir cümle var ‘’bölüştükçe tok, bölündükçe yok oluruz’’. Görüşü ne olursa olsun etraftaki bu bölüşme halini gözlemledikçe içimizde bir yerlerde yeşeren umut çiçek açıyor, güneş içimizi dışımızı ısıtıyor. Hayatın içine yerleşen bu dört sözcük bir titreşimi başlattı, herkes önce dönüp kendini sorguladı sanırım; en son ne zaman geleceğe dair bu kadar umut dolu olduğunu, bir kenarda oturup umut etmektense, umudu gerçekleştirmek için harekete geçmemizin ne kadar önemli ve gerekli olduğunu hepimiz anladık. Son pişmanlığın fayda etmeyeceğinin hiç olmadığı kadar farkındayız, belki de bu yüzden bu el ele olma, bölünmeden çoğalma halimiz, milyonların birlik olma hali ile güçlendikçe, beyaz güvercinler havalanıyor, inancımız artıyor.  

Unutmayın her şey güzel olacak biz bunu istedikçe hep birlikte başaracağız. Nazım Usta’nın şiirinde dediği gibi, ‘’güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz’’ o günler hayal değil çok yakında gelecek.

Hoşça kalın, umutla kalın, umudumuz daim olsun.

SİTEDE ARA

Go to top