Dondu bugün sözler. Kelimeler boğazımda düğüm, dökülmüyor klavyemden. Belki yalnız kalmak, belki doya doya ağlamak ihtiyacım olan şey.

Yalnız kalmana izin vermiyor sistem, hep bir kalabalık etrafta, hep bir gürültü patırtı. Kim bilir belki de ölümün acı bir deneyim olduğuna kanaat getirdiği için insan, pek çok ritüel eklemiştir arkasına. Giden kimse için yapıldığı sanılan her şey, aslında geride bırakılanlar yalnız kalmasın, acıları çabuk iyileşsin, dünyevi şeylere dalsın da, yine yeniden ölümü unutsun diye yapılıyordur. Oysa sorsaydınız bana “ölümü unutmak değil istediğim” derdim size, “ölümü unutmak değil, ölüm olduğunu unutmamak istiyorum” …

Ölüm varsa hayat vardır, ölüm varsa sevgi vardır, ölüm varsa paylaşmak ve çoğalmak vardır. Ölüm olduğunu unutmazsan her şeyi başka bir bakış açısı ile görmeye başlarsın. Yaptığın, söylediğin, konuştuğun her şeyden sevgi tüter ve tek derdin gönül yapmak olur. Kimseyi kırmaz, hayatındaki her şeyin kıymetinin farkına varırsın, gereksiz çabalar ve boşa harcanacak tek bir anın olmaz bundan böyle çünkü ölüm vardır ve buyurulduğu üzere “her canlı ölümü tadacaktır”. Hiç unutma bunu, sen gidenin arkasından yaptığın her şeyi aslında ölüm olduğunu unutmamak için yap, sana hep ölümü hatırlatması için yap. Aksi halde yine unutup dünya telaşına dalacaksın. Hayat devam edecek elbet ama yaşamın bir parçası olduğunu unutmazsan ölümün; daha doğru, daha güzel, daha merhametli, daha çok paylaşarak, egolarından hırslarından arınarak, şikayetlerden vazgeçerek yaşayabilirsin hayatı. Yaşamlarımızdan gelip geçen herkesin başka bir boyuta giderken, bu zaman diliminde yerine getirdiği son görev bu olsa gerek; sevdiklerine ölüm olduğunu hatırlatmak. Bize düşen ise onlara kalpten teşekkür etmek…

Teşekkürler babacığım, ebedi ruhun huzur bulsun…

SİTEDE ARA

Go to top