Şu anda ne yapmaktasın? Ve her ne yapıyorsan, bunu neden yapıyorsun? Gerçekten yaparken kendini iyi hissettiğinden mi yoksa yapacak daha iyi bir şeyin olmadığından mı?

Tüm zamanlarımızı yapacak daha iyi bir şeyimiz olmadığı için yaptığımız işlerle doldurarak ve bunu görmezden gelerek yaşamak insanın doğasının bir parçası oldu. Mesela bir film izliyoruz ve çoğumuz bunu o anda yapacak daha iyi bir şeyimiz olmadığı için yapıyoruz. Yemek yapıyoruz, vakit geçirmek için. Bir arkadaşımız ile kahve içiyoruz, yine vakit geçirmek için. İşe gidiyoruz, “bir fırsat çıksa da çalışmak zorunda olmasak” diye diye günlerimizi geçirmek için. Kısaca görünen o ki, nerede ve her ne yapıyorsak büyük bir sevinç ile yapmıyoruz. Ve büyük bir sevinç ile yapmadığımız her şey de sadece vakit geçirmek için, işin aslı hayatı tüketmek için yapılan bir şey olup çıkıyor.

Her şeyi büyük bir sevinç ile yapmak mümkün mü? Elbette mümkün. Tek yapmamız gereken an’ın farkında olmak ve tadını çıkarmak. Şu anda yazı yazıyorum ve neden yazdığımdan çok, yazarken ne hissettiğim ile ilgilenmeyi seçiyorum. Tüm dikkatim kalbimden klavyeme, oradan da ekrana dökülen cümlelerde. Yazarken sevinç duyuyorum, bir başkası başka bir şey yapmayı önerse bile, son noktayı koymadan yaptığım şeyden vazgeçmek aklımın ucuna bile gelmiyor. Masanın başında büyük bir sevinç ile oturuyorum ve her tuşa dokunurken yüzümde sebepsiz bir gülümseme var. Aldığım ve verdiğim nefeslerin farkındayım, nefesimi tutmuyorum. Yazı yazarken başka hiçbir şey ile ilgilenmiyorum, mesela telefonumum sesini kapatıyorum. Dahası kahve bile içmiyorum, düşünün artık…

İşte ancak bir şey yaparken ki hislerimiz için böyle bir tanımlama yapılabildiğinde, yaptığımız işi büyük bir sevinç ile yaptığımızı söyleyebiliriz. Sadece onu yapıyor olmanın sevinci. Çünkü sadece onu yapmadığımızda, diğer yaptığımız her şeyin, o gerçekten yaptığımız şeye bir saygısızlık olduğunu düşünüyorum. Kahve, sadece kahve içmenin eşsiz sevincini yaşayacağınız bir anda yudumlanmayı hak ediyor. Bir kitap, telefon sesi sizi bölmeden okunmak istiyor. Yemek pişirmek, aynı ada bir dergiye göz atmak ya da sosyal medyada bir şey kaçırmamak için mücadele ederken hazırlanmak istemiyor. Yaptığınız iş, mesleğiniz, ürettikleriniz, gerçekten ilgi ve sevgiyi hak ediyor. Sevdikleriniz, onlarla sohbet ederken, yemek yerken, sadece onlarla olmanızı istiyor. Her iş, her uğraş, hayatın her an’ı, bizden onları büyük bir sevinç eşliğinde yaparak yaşamanızı istiyor.

Yapacak daha iyi bir şeyimiz olmadığından yaşamak yerine, hayatı büyük bir sevinç ile yaşamak, bir an sonrası olmayan bu hayat yolculuğunda sahip olabileceğimiz en büyük meziyet. Alıp verdiğimiz her nefes ise o büyük sevinci hissetmemiz için bir armağan. Bunu görmek ise büyük bir lütuf. Daha ne olsun.

Ne diyor türküde; “gözü görenlere her yerden hazır, gözü kör olana ne yapsın hızır”

Aşk olsun.

SİTEDE ARA

Go to top