Hello,

Günlerden bir gün bir mağazaya girdim. Hani sadece Harry Potter ürünlerini veya sadece Galatasaray nesnelerini satan özel dükkanlar vardır ya, onlardan biri işte. Üzerinde koleksiyona ait resimler bulunan küçük teneke kutular seçiyorum.

Bir önemli karakter eksik. Satıcıya gittim ve "Jemima nerede? Göremedim de!" dedim. Yüzüme öyle bir baktı ki sanki uzaylıca bir soru olmuş gibi. Bu neye benziyor? Atos, Portos var da Aramis nerede? Yani D’Artagnan bile sormadım dördüncü diye.

Evet arkadaşlar, İngiltere’nin hemen her köşesinde Beatrix Potter dükkanları vardır. Hayatımın kadını Beatrix Potter. Bilirsiniz. Hani şu Peter Rabbit ve arkadaşlarını çizen büyük kadın.

1943 yılında 77 yaşında hayata veda etmiş, arkasında tam bir cennet bırakarak. Çok zengin bir ailenin iki çocuğundan biri. Annesi aristokrasi aşığı bir baskıcı kadın. Baba daha ılımlı ama yetmezlerden.

Beatrix çocukluğundan beri özellikle hayvan resimleri çizmeye meraklı. Meraklı olmakla yetinmiyor, onları gerçek arkadaşları olarak görüyor. Erkek kardeşine uyumadan önce onlar hakkında hikayeler anlatıyor. Gel zaman-git zaman derken resimlediği hikayelerini bastırmak istiyor. Bir yayınevinin de henüz işten anlamayan bir kardeşleri var. Sadece oyalansın diye bu işi ona veriyorlar. Uzatmayalım, iki acemi ilk hikaye kitabını basıyor. Renkli çizimlerle dolu ebadı küçük bir çocuk kitabı. Tale of Peter Rabbit. Arkadan bir daha, bir daha. Bu yakın çalışma gençlerimize büyük bir aşk da getiriyor. Anne olmazzz diyor. Tüccara kız vermem. Benim kızım kontlar, düklere uygun. Layık demiyorum. Zira anne kızını hiç mi hiç takdir etmiyor. Baba "benim kızım sanatçı" dese de olmuyor. Olmuyor. Sonuçta aile kıza "Tamam evlenin ama 3 ay sonra. Yaz bitince aşkınız devam ediyor ise okey" diyor. Yaz bitmeden delikanlı kan kanserinden ölüyor. Evet acıklı bir hikaye ama kader diyor ve devam ediyoruz.

Muhteşem kadınımız annesi ile bir çatı altında kalırsa acısından delireceğini anlıyor ve kendini çocukluğundan beri yazları ailece gittikleri Lake District bölgesine atıyor. Orada eski yıllardan tanıdığı William Heelis yardımıyla bir çiftlik satın alıp yerleşiyor. Daha sonra şehirli aç gözlülerin, yakındaki bir çiftliği almak istediğini öğreniyor ve Mr.Heelis yardımıyla açık arttırmaya katılıyor. Artık çok parası olduğundan orayı da satın almayı başarıyor. Amaaa muhteşem bir kararla satın aldığı yeni çiftliği satanlara veriyor. Toprak benim ama oturup işletmeye devam edin diyor. Sonra bir çiftlik daha ve daha... 19 çiftlik oluyor. Hepsini de satın aldığı kişilere işletmek üzere veriyor. Etraftaki tüm otlak arazileri de satın alıyor. Pardon satın alıyorlar. Zira artık evlenmiş ve Mrs.William Heelis olmuştur.

Beatrix Potter kitapları, dünyanın en fazla satan çocuk kitapları rekorunu günümüze kadar kimseye kaptırmamıştır. JK Rowling bile solda sıfır sıralamadadır.

Sağlığında kocası ile kurdukları Heelis Vakfı günümüzde de aynı saygınlığı sürdüren bir vakıftır. Değil Türk müteahhitler, gökten zembille inseler bile Lake Disstrick’te gözünün görebileceği tüm araziler Heelis National Park olarak koruma altındadır ve tek bir çivi çakamazlar.

İlk kez dünyanın cenneti bu bölgeye gittiğimde, koyunların yayıldığı yemyeşil toprakları ve küçücük korunmuş köyleri gördüğümde ağlamıştım. Eminim Cennet’tedir. Bize bıraktığı cenneti gördükçe onu yemyeşil kırlarda hayal ediyorum. Tabii ölümünden iki yıl sonra, kendisine kalan tüm serveti de Heelis vakfına bağışlayarak peşinden giden kocası ile beraber.

Gelelim dükkana. Ben bir Beatrix Potter dükkanına girmişim, Peter Rabbit, Flopsy, Mopsy, Cotton-tail almışım ama Jemima bulamamışım. Nerede diye sormuşum. Kim? Ne? O da ne? Deli mi ne? gibi yüzüme bakacaksın. Git kendine başka bir iş bul kardeşim. Saygısızlık yapma. Öğren de gel. Ya da gelme.

Sevgi ile kalın,

























 

SİTEDE ARA

Go to top