Bir buçuk yıl aradan sonra yine Hindistan’dayım. Bu sefer tek gitmedim, İstanbul’dan bir öğrencimi yanıma aldım ve Delhi’de Moskova’lı yogilere katılarak yolculuğa çıktık. İlk durağımız Kurukshetra şehri idi. Kurukshetra Hindistan’ın yedi kutsal şehirlerinden biridir, Delhi’den 160 km uzaklıkta, Haryana eyaletinde yer almaktadır. Burası Hindu’ların Hac yeridir.

Mahabharata destanından, kraliyet ailesinin iki klanı Pandava’lılar ve Kaurava’lılar arasındaki savaş burada olmuştu. Kurukshetra şehri (kshetra – saha)  Kuru kralının onurunun adını aldı. Kutsal Kurukshetra Tanrılara kurban yeri olarak eski Veda’lar ve Mahabharata’da belirtilir. M.Ö 3102 yılında gerçekleşen büyük savaş 18 gün sürdü ve 640 milyon kişi  bu savaşta canlarını kaybetti. Bu büyük savaşta Tanrı’nın kendisi, Krishna vardı, ve burada tüm zamanlarının en ünlü dini diyalog ‘Bhagavad Gita’ (Tanrı’nın şarkısı) söylenmişti.

Kurukshetra’da Brahma Sarovar gölüne gittik. Brahma Sarovar üç kilometreyi çevreleyen bir kutsal göl. Bazı yerlerde yedi kilometre derinliğe ulaşır. Hindular bu göletin Tanrı Brahma tarafından yaratılmış olduğunu düşünüyorlar. Burayı Krishna’nın ve Bhagavad Gita’nın doğum gününde binlerce kişi ziyaret ederler. Gölün etrafında birkaç tapınak inşaa edilmiştir. Brahma Sarovar’ın batısında ise Jyotisar gölü bulunmaktadır. Gölün yanında Krishna tarafından ekilen ‘Banyan’ ağacı var. Sonra, Krishna müzesini ziyaret ettik. Krishna müzesinde birçok arkeolojik eserler ve resimler bulunmaktadır.  Mahabharata destanından birçok canlandırılmış bölümlerde var. Pazartesi hariç 10.00 – 17.00 arası açıktır.  Onun yakınlarında Kurukshetra Panoraması yer almaktadır. Burada Mahabharata savaşının panoraması gösterilir. Thanesar’da  ‘Sthaneshvara Mahadev’ adlı Shiva’ya adanmış antik tapınak bulunmaktadır. Burada Pandava’lıların Shiva için dua edip ve Ondan savaşı kazanmak için nimet aldığı yer idi.

Kurukshetra’dan sonra Amritsar’a doğru yola çıktık. Panchkula’da ‘Golden Tulip’ Otelinde geceledik. Tüm gezimizin en muhteşem oteli burası idi. Sabah 2 saatlik yoga uygulamasından sonra muhteşem Hint kahvaltımızı yaptık sonra Amritsar’a doğru yol aldık. Otobüsle yaklaşık yedi saatlik yol kat ettik. Fakat, rehberimizin konuşmasıyla ve şahane manzaralara hayran kalarak zamanın nasıl geçtiğini fark etmeden Amritsar’a vardık. Bu arada rehberimiz bir Hintliydi ve çok güzel Rusçası vardı.

Haryana eyaletinden Pencap eyaletine gelmiştik. Hindistan çok farklı bir ülke, farklı insanlar, dinler, diller ve giysiler. Sih’ler çekici kiyafetleriyle, başındaki rengarenk örtüleri ve bellerinde hançer ile görünmeye başlamıştı. Ve, Amritsara vardık, bir hotele eşyalarımızı atıp, dışarı çıktık. 1574 yılında Moğol İmparatoru Akbar tarafından bağışlanan arsa üzerinde, Ram Das Amritsar kentini kurdu. Şimdide, Amritsar Pencap eyaletinin en büyük şehridir, çok kalabalık, gürültülü ve kirli sokaklarında dolaşan inekler görebilirsiniz. Nüfusü bir milyonun üzerindedir.

Akşam üstü Sih’lerin Kutsal şehrinde, Kutsal gölet içinde duran Hac merkezi olan ‘Altın Tapınağa’ gittik, bu tapınak ‘Harimandir Sahib’ olarak ta bilinir. Sih Dininin ruhani merkezi, ‘Golden Temple’ 1589-1604 yıllarında inşa edilmiştir. Çarpıcı ihtişamıyla Sih dininin en önemli kültürel eserlerinden biridir. Tapınağın yapımını dördüncü Sih Gurusu Ram Das başlattı ve sonra Guru Arjan Dev döneminde 1604 yılında tamamlanmıştır. ‘Harimandir Sahib’ Tanrı’ın Tapınağı anlamına gelir. 1802 yılında, ‘Harimandir Sahib’ altın plakalar ile kaplandı ve Altın Tapınak olarak tanındı. Tapınak Hindu ve Müslüman mimari stillerinin harika bir birleşimidir. Girmeden önce ayaklarımızı bir havuzda yıkadık, ve başımızı örttük. Sonra Tapınağın etrafını döndükten sonra, Altın Tapınağın içine girebilmek için sıraya girdik, dar mermer köprüden geçerek, yaklaşık 1,5 saatlik bekleyişten sonra Altın Tapınağın içindeydik. Tapınağın duvarları resim, süs eşyalarla ve değerli taşlarla dekore edilmişti. Sihizm’in kutsal kitabı olan ‘Guru Granth Sahib’ bu tapınaktaydı. Herhangi bir kişi hangi dinden olursa olsun Altın Tapınağı ziyaret edebilirler. İçeride ücretsiz yemekler ve sağlık hizmeti sağlayan tıp merkezi mevcut, ayrıca, hacılara sunulan ücretsiz odalar da var. Ben sih’lerden ve tapınaktan hayran kaldım açıkçası. Hindistan nüfusunun yüzde 1.87 sihizm dininden, yani yaklaşık 20 milyon kişi.

 

Akşam yemeğimizi yedikten sonra hotele dönerek uykuya daldık. Sabah yoga ve kahvaltıdan sonra ‘Jallianwala Bagh’ parkını ziyaret ettik. Burda 1919 yılında İngiliz ordusu tarafında barışçıl göstericilerin vurulduğu yerdi. Sonra Mihrace Ranjit Singh’in yazlık sarayına ve müzelere gittik. Sih’lerin ordusu Mihrace Ranjit Singh’in önderliğinde Keşmir ve Pakistan’ın geniş alanlarını fethetmişti. Sonra, Altın Tapınağın kopyası olan küçük Hindu Gümüş Tapınağına ve Durga Tapınaklarına gittik. Ardından, üç, dört kontrol noktasını geçerek, Hindistan ve Pakistan sınırlarındaydık. Bayrakların iniş törenini ve sınırların kapanış törenini, aynı zamanda nöbet değişim törenlerini izledik. Muhteşem, çok parlak ve heyecan verici bir gösteriydi! Hayatımda gördüğüm en ilginç tören gösterisi idi.

Devamı

SİTEDE ARA

Go to top