Meditasyon, nefes meditasyonu, Mindfulness, mantra meditasyonu, zihinsel pratik, nefes egzersizi, yoga, asana, nirvana, mutluluk …

Son zamanlarda şehirde veya şehir dışındaki etkinliklere baktığımda tam bir kaos yaşandığını fark ediyorum. Bunu biraz da biz eğitmenler mi yaptık?

Bu kadar çok kavram içinde yeni başlayan bir öğrenci, yolunu nasıl bulacak? Yogayı nereye koyacak, nasıl uygulayacak? Hangi sırada ilerleyecek? Körebe gibi, işleri zor.

Zor mu gerçekten? Tüm bu derin çalışmaların daha basit, yalın bir anlatımı olmalı diye düşündüm ve bu yazı çıktı ortaya.

Mimarlık eğitimi alma nedenim ev, yapı, merdiven, çatı kavramlarını sevmemdir. Özellikler “evleri” çok severim. Ev yuvadır, birleştiricidir, bütündür. Kapısı, bacası vardır, girişi vardır, tamdır, içindesindir.

Yoga pratiğine yeni başlıyorsan, evini yavaş yavaş ve dikkatli oluşturmalısın. Acele yapılan ev gecekondu gibi, ilk sallantıda çöküyor. O kadar emek boşa gidiyor.

Her zaman söylenen, bilinen şudur: Bir yapının temeli ne kadar sağlamsa o yapı o kadar sağlamdır, yıkılması zordur.

Yoga öğretisi bir ev ise temeli nedir? Okumaktır.

Okumak; kişisel gelişim, yoga tarihi, yoga, meditasyon, nefes konularında araştırarak, bakarak, size yakın olan kaynakları uygulama yaparak, sindirerek okuyunuz. Belki ilk bir bilemedin iki sene okumaya ayrılabilir. Okumadan başlamayınız. Başka bir yazıda bu konuyu daha detaylı ele alacağım. Çünkü o kitaplar sizin evinizin temelini, rengini, şeklini de ortaya koyacaktır. Seçici bir okur olmak da fayda var.

Bu ev kaç oda, salonu var mı? Evin odalarını oluştururken çok esnek davranın. Yoga evi esnektir. Beton olmayan duvarlar hayal edin, sünger veya hamurdan duvarlar, zaman içinde, yıllar içinde şekillenecekler. İzin verin. Evinizin duvarına kocaman bir yazı asın: SABIRLI OL.

Odaların seçimi size ait. Odalardan birini yoga asana pratikleri için ayırmanızı öneriyorum. Odanın boyutu, şekli, ışık, güneş, rüzgar, tamamen siz karar verin. Odada neler olacağını ihtiyaçlarınıza göre belirleyin. Esnek düşünün. Nefes odası iyi fikir olabilir. Beslenme odası mı? Kesinlikle olmalı, çok ama çok önemli. Bir de yine çalışma/okuma odası olsun, okuma devam etsin ki odalar doğru şekillensin. Bu saydıklarım dışında yogayı besleyen, büyüten, sevdiğiniz her şey için ayrı bir oda ayırın. Odalara her gün uğrayın.

Merdivenleri hızla çıkmaya çabalamayın, çatıya hemen ulaşmayı düşünmeyin, çatıda ne olduğunu merak edin, oraya çıkacağınız günü bekleyin ve yine SABIRLI OLUN. Çatı olmayabilir, çatısı rüzgar, ağaç olan bir ev de sizin yuvanız olabilir. Buna siz karar verin. Kalıplardan sıyrılarak inşa edin evinizi, esnek davranın. Özenerek, üzerinde düşünerek ilerleyin. Ve lütfen ACELE ETMEYİN.

Evin rengi, büyüklüğü, yaşamınızda ne kadar yer kapladığı, zaman içinde belli olacaktır. Geniş, ferah bir ev olmasının ilk şartı ise pratik yapmak, odaları büyütmek, zihne yer açmak.

Evinizin bahçesinde bir süs havuzu hayal edin. Havuzun üzerinde düşen yapraklar var, sarı, yeşil, dağınık haldeler. Her gün, her aşama, pratikte ilerledikçe o havuzun yanına ineceksiniz, inmek isteyeceksiniz. Göle baktığınız dakikalar, anlar size huzur verecek. Zamanla o yaprakları toparlayıp, gölün yüzeyini temizler hale dönüşeceksiniz. Yaprakları kenara alma, gölü arındırma pratiğinizin ömür boyu devam etmesini öneririm. Zaman içinde netlik kazansın zihin. Meditasyon OL’sun. Şifa olsun. Sevgi ile başlayıp, sevgi ile tamamlayın.

Evinizi tamamlayınca da “güle güle oturun”.

Go to top