Birkaç gün önce bir arkadaşla oturduk bir şeyler içip sohbet ediyoruz… Bir ara, aramızda şöyle bir sohbet geçti:

Üzgün görünüyorsun” dedi… 
“Evet üzgünüm, sevgilimden ayrıldım” dedim… 
Hayretle yüzüme bakarak, 
“Aaa siz de üzülür müsünüz?” dedi…

Arkadaşımın ne demek istediğini ben anladım, ama açıklayıcı olması için size de biraz açayım… Benim 15 senedir yoğun bir şekilde yoga yaptığımı biliyor… Aslında zaman zaman kendisi de yoga yaptı… Çok eski bir arkadaşım, hatta ilk gençlik yıllarımdan beri tanışıyoruz… 30 yıllık bir süre içinde benim gösterdiğim gelişimi, yaşadıklarımı, üzüntülerimi, sevinçlerimi, kısacası her şeyimi bilen bir arkadaş… Hep yogaya başladıktan sonra benim çok değiştiğimi söyler durur…

Aslında söylemek istediği şu; halk arasında çok yaygın bir şekilde var olan kanıya göre, yoga gibi çok yoğun bir şekilde spiritüel felsefelerle uğraşan kişilerin sanki olumsuz duyguları alınmış, öfkelenmeyen, üzülmeyen, korkmayan, kaygılanmayan, hayal kırıklığına uğramayan, depresyona girmeyen, yalnızlık hissetmeyen bireylere dönüşmesi…

Diğer spiritüel yolları bilmiyorum ama 15 senedir yoga camiası içinde birçok kişi ile tanıştım… Ve daha şimdiye kadar ben de dahil öfkelenmeyen, kaygı duymayan, zaman zaman bir takım hırslarına yenik düşmeyen birisi ile karşılaşmadım. Karşılaşma olasılığım da pek yok! Çünkü İNSAN’ız ve insan olmanın hepimize getirdiği bir takım YÜK’ler var… Davranış şekilleri var… Hepimizin HIRS’ları var,BEKLENTİ’leri var, HAYALLERİ var… Yoga yapanlar da İNCİNEBİLİR, ÜZÜLEBİLİR… Çünkü yoga insanı sinir sistemi alınmış, bir nevi ROBOT haline getirmiyor! Aksine, duyarlılıkları daha hassas, farkındalıkları yüksek, banane tavrı olmayan, çevreye, doğaya ve diğer bütün canlılara daha DUYARLI hale geldikleri bir gerçek! Ama asla hiçbir olumsuzluk yaşamadıkları doğru değil…

Bütün olumsuz duygularından arınan o kadar az insan var ki, son yüz yıl içinde benim hatırladığım birkaç kişi; belki GANDHI, MANDELA, KRISHNAMURTI gibi isimleri sayabiliriz…

Peki bunca eğitime, bunca çabaya hiç mi farkımız yok? Elbette var… Bana göre yoga yapan insanları diğerlerinden ayıran en temel özellik FARKINDALIKLARININ YÜKSEK olması… Yoga yapan kişi yaptığının farkındadır, bir olumsuzluk yaşasa bile en azından bunu sonradan fark eder… Eğer bu olumsuzluğu bir başkasına karşı yaptıysa ÖZÜR DİLEME’sini de bilir… Kırdığı, hakkını yediği insanlar varsa, onların gönlünü almayı bilir… Kendine karşı bir olumsuzluk yaşadı ise, bunun farkına varır ve en adil bir şekilde o sorunu halletmeye çalışır… Zaman zaman çuvalladığı olursa da genellikle OLUMSUZLUK’ların üstesinden gelmeyi de başarır…

Şimdi biraz YOGA’nın genel olarak insanlara kazandırdıklarına bakalım… Eğer gerçekten inanarak ve kendinizi adayarak YOGA yapıyorsanız şu temel özelliklerinizin gelişmesi çok muhtemeldir:

Sağlık: Tabi en başta gelen temel özelliklerden birisi… Yoga ile birçok rahatsızlığınızı giderebilirsiniz, ama bu HİÇ HASTALANMAYACAĞINIZ ANLAMINA GELMEZ… Beden yaşlandıkça ve yaşadığınız ortam yoğun stres olan bir yerse, yoga yapan kişilerde hem ruhsal hem de bedensel hastalanabilir… Belki tek fark, yoga yapan kişinin hastalandığını çabuk fark edip bedenine ve ruhuna en az zarar verecek şekilde hızla iyileşmesi olabilir… Yoga yaparken uygulanan çok yoğun ASANA’lar (bedensel duruşlar), bedeni belirli bir forma sokar ve hastalanmanızı zorlaştırır… Ama ASLA YOGA YAPAN KİŞİLER HASTALANMAZ diye bir şey yok!

Kâmil İnsan Olmak: İnsanın yapısında ruh-beden-zihin bir bütünsellik içindedir… Yani birbirlerinden bağımsız hareket edemezler! Siz hiç çok sağlıklı bir bedene sahip ama ruhsal ya da zihinsel dengesizlik içinde olan birisini gördünüz mü? Bunlar bir bütün halinde çalışırlar… Yoga’nın birinci basamağı YAMA ve NİYAMA’lardır… Yama’ları kısaca ‘evrensel ahlak kuralları’, Niyama’ları ise ‘disiplin yoluyla bireysel arınma’ olarak adlandırabiliriz ve kısaca şiddetsizlik, dürüstlük, vicdan, çalmama, şehvet ve arzu gibi duyguları disipline etmek, saflık, temizlik, yetinme hali ve kendini eğitme hali gibi özellikleri sürekli ön planda tutan kurallar bütünüdür… Ama bence yama ve niyamaların kazandırdığı en önemli özellik, FARKINDA OLMA HALİ’dir… Farkında olan insan VİCDAN’lıdır… Farkında olan insan, ŞİDDET sevmez ve uygulamaz… Farkında olan insan zaman zaman hırslarına ve arzularına kapılsa da ADİL ve DÜRÜST’dür…

Zihinsel Dinginlik: Yoga uygulamasının temel ögelerinden birisi de MEDİTASYON’dur… Bedenimizin çok karmaşık bir kontrol mekanizması olan sinir sistemimiz beyinle birlikte duygularımızı da kontrol eder. Olumsuzluk duyguları genellikle bir iç sıkıntısı ve huzursuzluk şeklinde ortaya çıkar! Sonraki evre bu olumsuzlukların da bizim bir parçamız olduğunu kabullenme halidir. Ve işte değişim bu kabullenme hali ile başlar… Her ne kadar MEDİTASYON ile değişme isteğiniz ve haliniz güçlense de DEĞİŞTİM demekle hemen DEĞİŞEMEZSİNİZ… Bütün bir davranış sisteminizi gözden geçirmeden, farkındalığınızı yükseltmeden değişmeniz de ve olumsuz duygulardan da kurtulmanız mümkün olmayacaktır!

Yani İNSAN-I AHMAK’dan İNSAN-I KÂMİL’e geçiş aslında o kadar da kolay değil! Hepimiz bir bütünün parçalarıyız ve o bütünün içinde var olan her şey bizi etkiliyor. Kendimizi soyutlayıp tek başımıza kalamayacağımıza göre her türlü duyguyu yaşayacağız… Zaman zaman üzülerek, zaman zaman sevinerek, zamanımızı tamamlayacağız! Bunu ne kadar kaliteli bir hale getirmek ise ne yazık ki her zaman bizim inisiyatifimizde olamayabiliyor. Ancak YOGA gibi bazı yollarla belki biraz kolaylaştırabiliyoruz…

Aslında YOGA ile kazandıklarımıza daha çok ilave yapmak isterim, ama yazıyı çok uzun tutmak istemiyorum… Belki sonraki yazılarda bu konuyu işlemeye devam ederim, kim bilir belki de siz yorumlarınızla katkıda bulunmak istersiniz…

 

Go to top