Birkaç gündür facebook üzerinde bir tartışmadır gidiyor… Bir gazeteci yoga camiası için ‘yogacılar’ tabirini kullanmış… Büyükçe bir grup ki bende bu gruba dahilim, yogacı tabirinin çok uygun olmadığını, daha azınlıktaki bir grup ise bir mahsuru olmadığını söylüyor.

Tartışmalar zaman zaman gerilimli ortamlara dönüşse de genellikle seviyeli bir şekilde devam ediyor.

Şimdi bir bakalım, gerçekten yogacı tabiri ne kadar yoga camiasının bütününü kapsayan bir terim… Benim kişisel görüşüm ki, -her ne kadar bazı tartışmacıların hakarete varan küçük görmeleri olsa da 25 yıl yayın işi ile uğraşıp 1000 den fazla kitap yayınlamış bir yayınevi sahibi olarak- bir takım mesleklerin ve eylemlerin sonuna cı-ci-cu-cü gibi uygun ekler getirilebilmesine rağmen, yoga bir meslek olmadığı için çeşitli ekler almasının yazım kuralları açısından bir mahsuru olmasa da kulağa hoş gelmeyen bir fonetiği olduğu için kullanılmasının pek uygun kaçmayacağı yönünde…

Karşıt görüşü savunan bir arkadaşımız ise, zaman zaman haddini aşan sivri dili ile bunun mümkün olduğunu ve bu sesin kendi kulağını rahatsız etmediği yönünde oldu… Olabilir, herkesin görüşüne saygımız var. Zaten bu defalarca kendisine söylendiği halde bunun yanlış olduğuna beni ikna edin tavrı sürdü gitti ki, ben bir yerde pes edip çekildim. Kimse kimseyi ikna etmek zorunda değil, kimsenin kimseye zorla bir şeyi kabul ettirmesi de mümkün değil. Ancak nasıl ki her birimizin ismi var ve bizler bu ismin deforme edilmeden aslına uygun bir şekilde kullanılmasını arzu ediyorsak, yoga işi ile uğraşan kişilerin de kendilerine nasıl hitap edileceği konusunda özgürlükleri vardır. 

Birkaç tartışmacı kendisine ısrarla mesleğini sorduğu halde söylemedi… Zaten mesleği de önemli değil! Belli ki dil bilime meraklı bir arkadaş… Benim 25 yıl mesleğim olmayan bir işi yaptığım gibi, o da mesleği ne olursa olsun farklı bir konuda görüş belirtebilir. Tarih, mesleği olmadığı alanlarda buluşlar yapan insan örnekleri ile dolu… Bilim ancak görüş belirterek, bazen ısrar ederek ilerler… Facebook profilinde benim kişisel arkadaşım olmadığı için detayları göremedim, sadece ODTÜ mezunu olduğunu görebildim. Hemen aklıma halk arasındaki “ODTÜ ukalalığı” tabiri geldi… Sonra birkaç gün önce usturaya vurdurduğum kafama bir şaplak attım ve kendime kızdım… Bunlar ön yargı işleri fazla kurcalama… :)

Konuya dönelim… Çeşitli mesleklere ekler gelebilir dedik… Örneğin, fizik-fizikçi, matematik-matematikçi, kimya-kimyacı, radyo-radyocu, televizyon-televizyoncu, satış-satıcı vs. denilebilir… Ve bu ek almış halleri ile neyi ve kimi kastettiğinizi anlayabilirsiniz. Fizik bilimi ile uğraşan kişiye fizikçi dediğinizde neyi ve kimi kastettiğiniz anlaşılır. Radyo işi ile uğraşan kişiye radyocu diyebilirsiniz, ama bir radyo dinleyicisine radyocu denmez… Çünkü radyocu başka bir şeydir… Televizyon izleyicisine televizyoncu denmez…


Peki neden bu ek beni ve bazılarımızı özellikle fonetik açıdan rahatsız etti… Birden aklıma cı-ci-cu-cü eklerinin bizim aslında küçümseme ifadesi olarak kullandığımız geldi… Hani deriz ya; “Aman canım satıcı işte… Fizikçi işte…” Örneğin İnşaat Mühendisi demeyiz, zorumuza gider ve belki birazda küçümseyerek ‘inşaatçı’ deriz… Ya da Makine Mühendisi demeyiz de ‘makinacı’ deriz...

Nereye geleceğim? Efendim, yoga camiasını yoga yapanlar, yoga öğretenler ve hatta master düzeyine gelmiş ustalar olarak birkaç gruba ayırabiliriz. Şimdi bunların hepsine ‘yogacı’ derseniz neyi ve kimi kastettiğiniz anlaşılıyor mu? Bence anlaşılmıyor… O zaman bir ayrım şarttır… Şöyle ki; yoga uygulayıcısı ya da öğrencisi, yoga eğitmeni, yoga ustası-üstadı vs. gibi… 

Not: Bu paragraf bazı okurlar tarafından, benim yogaya bir hiyerarşi getirmek istemem şeklinde algılanmış… Hiyerarşiyi hiçbir zaman savunmadım, özellikle yogada bir hiyerarşi olmasına karşıyım. Hele guru falan işlerine toptan karşıyım… Guru’luk, usta-çırak ilişkisi gibi şeyler yüzlerce yıl öncesinde kaldı. ‘guru’ yol gösteren demek, yani aslında kötü bir şey değil, ancak günümüz kapitalist dünyasında ne yazık ki suistimale ve kullanılmaya çok açık bir alan… Her zaman derim; yüzlerce saat eğitmen eğitimi aldım ama hep bir öğrenci olarak kalacağım… Burada kastettiğim şey şu: Yoga henüz ülkemizde emekleme seviyesinde olan ve bazı arkadaşlarımız tarafından da MESLEK olarak yapılmaya çalışılan bir iş… Benim mesleğim değil, yogadan para kazanma derdim de yok! Sadece bunu meslek olarak yapan arkadaşların kendilerine eğitmen denmesini istediklerini belirtmek istedim ki bu da onların hakkı… Yoksa hiyerarşik bir yapı falan önermiyorum, böyle biline…



Evet, belki biraz uzun ifadelerle anlatılması zorlayıcı olabilir… Ancak şu anda bunları tek bir kelime ile ifade edebilecek terimler ne yazık ki elimizde mevcut değil… 

Bilmiyorum, belki ‘yogacı’ tabiri kullanılmaya devam ederse zaman içinde herkes tarafından kabul de görebilir… Ve de hatta kulağa hoş da gelebilir… Ya da kabul görmez ve zamanla unutulabilir, yerine başka bir şey kullanılabilir vs. vs…

Bugünkü ahval itibariyle BİZ YOGACILAR BİZE ‘YOGACI’ DENMESİNİ İSTEMİYORUZ!

 

Go to top