Lotus çiçeği yoga duruşuna adını vermekle kalmayıp Hindistan’ın milli çiçeği ilan edilmiştir. Lotus çiçeği varoluşuyla spiritüel dünyanın en özel çiçekleri arasında yer almaktadır. Ayrıca mitolojide de yer edinmeyi başarmıştır.

Lotus çiçeği kirli ve çamurlu tatlı su göllerinin ve nehirlerin dibinde yetişir. O kadar güçlü bir çiçektir ki suya aldırış etmeden köklerinin uzayıp gitmesine izin verir ve kendini suyun yüzeyine kadar ulaştırır. Siz onu fark ettiğiniz an da bir bakarsınız yaprakları kuvvetlenmeye, güçlenmeye başlamış, bir bakarsınız çiçek açmıştır. Mis gibi kokusu etrafı sararken, tertemiz olması sizi şaşkınlık içerisinde bırakır. Sanki suyun dibinde çamurla mücadele etmemiş, kirlerinden arınarak dünyaya gelmiştir. Ne su damlaları vardır yapraklarında ne de herhangi bir kir. Kendi kendini temizlemeyi öğrenmiş ve en önemli özelliğini haline getirmiştir lotus çiçeği. Üzerine konan tozlardan arınmak için yağmurla arkadaş olmuş ve her yağmur damlasını tozları temizlemek için kullanmıştır.

Doğanın bir parçası olmaktan öyle keyif alır ki siz lotusa baktığınız da saf, temiz bir o kadar da narin bir bütünlükle karşılaşırsınız. Suyun dibinde verdiği mücadeleye inat güneşle bütünleşir. Ortam onu şekillendirmez, o ortama ferahlığını ve huzurunu verir. Size yaşadığınızı hatırlatır ve yaşam hakkını savunmanız gerektiğine inanır. Son nefesi kalsa da direnmeye devam eder. Hava sıcaklığı 10 dereceye düştüğünde bile çiçeğinin ısısı 30-35 derece de kalır. Vücut ısısını koruyabilme özelliğine sahiptir. Bu özelliği sayesinde şifacıların başucunda bulunur. İnsanların ateşini düşürmek için kullanılırken, toksinlerden sizi uzaklaştırır. Bununla da yetinmez kökleri derdinize derman olmak için yenileceği zamanı bekler. Siz sağlığınıza kavuşun diye birçok ilacın içerisinde yer almıştır.

Şimdi sizi şaşırtacağı gibi, botanikçilerin de zamanında şaşırtmıştır. 1300 yıllık bir tohumun yeşerebilmesi hayal gücünüzü zorlarken, lotus çiçeği bunu başarmış ve ne kadar dirençli olduğunu herkese göstermiştir. Araştırmacılara göre mitolojide birçok anlama sahiptir fakat biri vardır ki her şeyi özetleyerek size ve her anınıza anlam katacaktır. İşte tam burada, bu yazıyı okuduğunuzda önce hissedeceğiniz sonra yaşamaya başlayacağınız gibi “yeniden doğuş” demektir.

Evrenin bir parçası olduğunuzu ve ne yaşarsanız yaşayın, ne yaparsanız yapın bu evrendeki yerinizi değiştirmeyecektir. O yüzden kendi hayat mücadelenizi verirken lotus gibi köklerinizden güç almalı, güneşi selamlayarak aydınlanma deneyimi yaşamalısınız. Zihin ve beden bütünlüğü sizin sağlıklı düşünmenizi, zihninizin dinlenmesini sağlar.
Şimdi her şeyi bir kenara bırakıp enerjiyi hissetme zamanı.
Şimdi “yeniden doğuş” zamanı! Sadece… Ama sadece enerjiyi hissedin.

 

Not : Bu yazıyı yazarken dinlediğim müziği paylaşmak istedim :
Go to top