Yoga ile hayatımın her alanına nüfuz eden farkındalık ve kendime şefkat kelimeleri, öylesine söylenen kelimeler olarak kalmayıp, zaman içinde hayatıma onlara göre yön vermeme neden oldular.

İnsan en çabuk kendinden vazgeçiyormuş, zaman içinde bunu daha iyi fark ediyorsun. Zamanın bir ayarı yok, küçükken ağır çekim geçtiği için sinir olduğun hayat, sen büyüdükçe ileri sarma tuşunda takılı kalmış gibi geçmeye başlıyormuş. Sen kendini ve hayatını fark edebilmek, dünyayı daha net görebilmek için ne kadar süre harcadın? Ben çok zaman harcadım ne yazık ki. Kendimden vazgeçip, kendi önüme koyduklarım için pişman değilim ama hayata o zamanlarda, şimdilerde baktığım gözlerle bakmayı başaramadığıma üzülüyorum. Bir gün gelip gerçekten ama gerçekten kendinin ve sevdiklerinin sağlıklı olması dışında hiçbir şeyin önemli olmadığını kavradığında, baktığın pencereleri, bakış açını ve taktığın gözlükleri değiştiriveriyorsun ve bu değişim o kadar zahmetsizce gerçekleşiveriyor ki, bunca yıl bunu niye yapamadığına şaşırıyorsun. Sanırım her şeyin bir zamanı var.

Farkında olmayı başarmak ve öyle kalmak sana kendini duyabilmeyi, bununla beraber kendini gözetebilmeyi öğretiyor. Sen sırf kendin için seçimler yapabileceğini ve kendi seçimlerinle yaşayabileceğini anladığında hayatının renkleri değişip, güzelleşiveriyor. Yoga benim seçimimdi ve beni değiştirip hayatımı öyle güzel renklere boyadı ki, ben dünya telaşı içinde kaybettiğim beni buldum.  Yoga da aynı hayat gibi aslında; içinde kaldıkça seni eğitiyor ve öğretiyor. Yoga evreninde köklendikçe, içinde bir yerler genişliyor ve güçleniyor. Bu öyle bir genişleyip güçlenme ki, seni sarıp sarmalayıp koruyor. Yoga, günümüzde oldukça popüler ama bilinenin aksine içinde asanaların dışında koskocaman bir felsefe barındırıyor. Eğer, kendini sadece bedenden ibaret görüyorsan ve bedensel güzellik senin için her şeyden önemliyse, kendine şefkat göstermeyi beceremiyorsan, yoga asanalarına odaklanıp bütünü gözden kaçırıyorsun.  Bütünün parçalardan oluştuğunu ve her bir parçanın, her bir eklemin önemini anlaman içine zamana ihtiyaç duyuyor, kendine şefkat göstermeyi öğrenmekte uzun ve zorlu bir süreç olduğundan bu kez de sabretmeyi öğreniyorsun. İçindeki güçlü yanların yanında desteğe ihtiyaç duyan yanlarının var olduğunu ve yoga ile hareket ederken kendine şefkat gösterdiğin sürece güven içinde yoga yapmanın, kendini desteklemenin hem çok gerekli, hem de mümkün olduğunu öğreniyorsun.

Yolum bütünsel yoga terapiye çıktığında, eğitmenliğim boyunca bilmeden bile olsa doğruyu öğretirken öğrencilerimi hep güvenli alanlarında tutmuşum. Benim yogamın içinde hırslara, yarışlara ve karşılaştırmalara zaten hiç yer olmamıştı ve yoga terapi ile bu tavrın aslında ne kadar doğru olduğunu fark ettim. Bir bedenin bütünlüğünü korumak demek, asanaların en zorlarını değil, senin için en uygunlarını, kendine göre değiştirerek uygulamayı başarabilmek demektir. Şimdiye kadar hep bu güven çemberinin içinde sürdürdüğüm derslerim, yoganın iyileştirici gücünün, aslında bilinçli farkındalıkla hareket etme gerçeğinde saklı olduğunu ve bu yolda devam etmem gerektiğini bir kez daha bana hatırlattı. Ben önce kendime şefkat göstererek, kendimi destekleyerek, neyi yapmam, neyi yapmaman gerektiğinin ve kendi sınırlarımın farkında olarak yoga ile birlikte yürüyorum. Zaten hep böyleydim ama ara sırada olsa zoru yapmaya çalışmışlığım kendime zarar vermişliğimde oldu. Şimdilerde yoga terapi eğitimim sonrası kendimi ve öğrencilerimi her zaman doğru hareketlerin içinde güvende tutuyorum, öğretebildiğim sürece de böyle olacak.

Sağlıkla kalın. Doğruyu, güvenle öğretenlerle kesişsin yollarınız. Yoganız size zarar değil iyilik versin. Kendinizi ve sınırlarınızı fark ederek kalın.

Hoşça kalın. Namaste

SİTEDE ARA

Go to top