Yapılan işe uyum, yeterlilik ve yaptığı işe uygun eğitim alma gibi bir sürü açıklaması var “liyakat” kelimesinin. Bugünlerde anlamını yitirdiğinin hepimiz farkındayız, çünkü uzun süredir işe göre insan yerine, insana göre iş mantığı sistemde daha fazla yer buluyor.

Ve ben ve benim gibiler şaşkınız, nereye gidersek aynı sorunla karşı karşıyayız ve yerinin insanı olmayanlarla uğraşmak zorundayız.

Bizler, farkında olanlar, kendi kabuklarımıza çekildikçe, onlar daha çok çoğalıyormuş gibi hissediyorum. Susmak çare değil ama susmak zorunda bırakıldığımız bu ekseni kaymış toplumda hiç değilse kendi işimizi layıkıyla yapalım diyen, yenidünya düzeninde eğreti duran azınlığız. Aslında zor olanın doğru kalabilmek olması bu tuhaf dünyanın gerçeği ile ters düşse de biz kendi kendimize olan sorumluluğumuzla dimdik ayakta kalma çabasındayız. “Hiç bilenle, bilmeyen bir olur mu?’’ diye bir atasözümüz varken ve bilmeyenin cesareti seni yok sayarken sen yolda kalmak veya geri dönmek arasında bir tercihe zorlanıyormuşsun gibi geliyor. Bazen bitirilen okulların, alınan diplomalarında liyakat sağlamadığını anlayacak kadar büyüdüm, eğitim bir yere kadar; sen okulda öğrendiğinle kaldığında, kendini geliştirmediğinde, öğrenmeyi okulda bıraktığında da değişen bir şey olmuyor. Eğer öğrenmenin keyfine varmışsanız, bilmek insanı güçlü kılıyor, hedefin kendini geliştirmek olduğunda, ne yollardan, ne derslerden, ne de önüne çıkan engellerden yılmıyorsun. Yeni bir eğitim için yola çıktığım her seferinde, hiç istisnasız “acaba başarabilir miyim?” endişesi bana arkadaşlık etmekte. Malum yaş kemale ermiş durumda ve katıldığım her eğitimde hocalarım yaş olarak benden çok küçüktüler, o genç yaşlarındaki bilgelikleri ve bilgiyi paylaşmadaki cömertlikleri beni sarıp sarmalarken, ben yanımda taşıdığım endişelerimden de sıyrılıveririm. Son eğitimin inzivasına giderken eşim “Bu son eğitim sanırım” dediğinde, “Bu konuda bir şey söyleyemem” cevabını vermiştim.

Yoga öğrenmekle bitmez ve ben öğreneceğim daha çok şey olduğunun farkındayım. Eğitimler, atölyeler, inzivalar, okumalar, çözümlemeler, dersler bir araya gelip bilgiyi pekiştirdiğinde sen gerçekten öğreniyorsun. Yoga dünyasında “liyakat” bir sürü kişi tarafından önemsenmeyen ve umursanmayan bir kavram. Amacın şifa olmaktan çok, daha çok para kazanmak olduğu bir dönem ve her işte olduğu gibi bizim buralardan da kötü kokular yükseliyor, içimizdeki bu insanlar bilerek ve isteyerek tüm camiaya zarar veriyorlar. Biz aldığımız bir sürü ileri seviye eğitime rağmen, yoga camiası içinde sadece temel eğitimle her dersi veren, her şeyi bildiğini iddia eden insanların karşısında çoğu zaman çaresiz kalıyoruz. Yoga felsefesinin içinde derinleşmeye çalışıp, yamaların rehberliğinde ilerlerken karşılaştığım bu insanlarla herhangi bir tartışmaya girmeyi kendime eziyet sayıyorum. O yüzden “o kişilerle” karşılaştığımda yolumu değiştirmeye, kendi ilkelerimin dışına çıkmamaya gayret ediyorum. Terapi eğitimi almamış insanın, terapi videoları çekmesi bana iki yüzlülük ve o eğitimi almış insanlara ihanet gibi görünüyor. Ne yazık ki hiçte azınlık değiller, bilenleri hiçe sayıp, her yeri sarmış durumdalar. Ne yapılabilir, nasıl bir yaptırım uygulanılabilir hiçbir fikrim yok.

Genelde liyakatın önemsenmediği bir düzende, yogada liyakatın önemsenmesini beklemiyorum. Biz bilmenin ve donanımlı olmanın farkında olanlar kendi öğrendiklerimizi öğretirken, elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Bu bozuk düzenin çarkları arasına düşmeden, kendi doğrularımızla ilerleyeceğiz. Yolunuz bilen ve bildiğini öğretmeyi gerçekten sevenlerle kesişsin.

Sağlıkla ve hoşça kalın. Namaste

SİTEDE ARA

Go to top