Günün birinde yolumun yoga ile kesişeceğini ve o yolun üzerinde sabırla kalacağımı hiç varsaymamıştım. Çünkü ben fiziksel bütün aktivitelerden köşe bucak kaçar, yürümek dışında bir şey yapmak istemezdim. Ve yoga ile karşılaştığımda fark ettim ki, yoga fiziksel bir aktivite değil, bütünüyle bir yaşam biçimiydi.

İçimdeki bu uyanış, yogaya devam etme çabasının kendimde ve hayatımda yarattığı değişimler benim ödülümdü. Her başlangıç zordur, yeni başlangıçlar emek, sabır ve disiplin ister. Yoga ile karşılaşmam tamamen tesadüf olsa da, hayatımın bir parçası olması benim kararımdı. O benim yoluma çıkmış, ben onunla kalmayı ve kendim için bir şeyler yapmayı seçmiştim. Bir matın üzerinde olabilmek büyük emek ve disiplin istiyormuş, bu yola bunu bilerek ve o matın üstünde kalabilmeye niyet ederek çıktım. Bedenimi dengede tutmayı başarmak, daha da önemlisi ayaklarımın yere gerçekten eşit basmasını sağlayabilmek bile uzun zamanımı aldı. Beden dengeye gelirken, içinde bir yerlerde yeşeren hatta çiçeklenen yeni insan kendi içine döndüğünde, yılların onda açtığı yaralardan, onu yıpratan tüm olumsuz duygulardan tamamen kurtulamasa bile, kendini tamir etmek için gereken tek şeyin yine kendisi olduğunu öğrendi. Tamir etmeyi öğrenmek için önce kendine ne kadar zarar verdiğini fark etmen ve ona göre hareket etmen gerekiyordu. Zaman geçmiş, sen büyümüş, hiç anlamadan eskimiştin. Yenilenmenin ve tamir olmanın vakti çoktan gelmişti. Aslında göz açıp kapayana kadar, geçen yılların üzerinde yarattığı etkinin hep bilincindeydin ama görmezden gelmeyi tercih etmiştin. Ara sıra gelen arıza sinyallerini önemsememenin cezasını fazlasıyla çekmekteydin, sonuçta bunca eskilik bir günde olmamıştı. Bedenen eskimek kaçınılmaz bir sonuç; her yeni yaşla beraber yok olan ve yerine koyamadığın hücrelerin seni hızla adına ‘’yaşlılık’’ dediğimiz sürecin kıyısına savurmuştu. Şimdi sıra sendeydi. Bu yoldan çok fazla geriye dönemesen de, hiç değilse bu hızlı gidişi yavaşlatabilirdin. Ve bende öyle yaptım, geldiğim noktada ya kendimden vazgeçecek ya da kendimi tamir etmek için elimden geleni yapacaktım.

Yoga yolunda bu tamir etme isteği ile kaldım. Öğrendim ki, doğru nefes alabilmeyi öğrenebilmek yenilenmenin ilk basamağıydı. Asanalar bedeni tamir etmeye başlayabilmek için ilk önce nefese ihtiyaç duyuyordu. Kurumuş, katılaşmış bir ağaçtan tekrar bir fidan olamasam da kendimi budayarak tazeleyebilirdim. Budamaya önce içimi kirleten, zihnimi karartan düşüncelerden başladım, her şeyin fazlası bana zarardı. Büyürken beden kendi içindeki bütünleyici parçaları ile olan bağlantısını kaybediyor ve kendini sadece fiziksel bir varlık olarak görmeye başlıyor. Aslında diğer parçaları iyi olmadığında, fiziki bedenin iyiliği bir yere kadar seni ayakta tutuyor. Pratiklerim geliştikçe ve nefesle ilişkim derinleştikçe, yavaşça içinden geçtiğim yenilenme süreci bedenimden başlayıp bütünüme yayıldı. Bu tamir etme sürecinde kendi içimdeki huzuru keşfettikçe, sakinleşen zihnim ve ruhum aydınlandı, o aydınlanma ile içimdeki köprüleri tekrar kurdum.

Ben yaşadığım hayata huzuru taşıyabilmenin keyfi ile hareket ediyorum. Tamir olmak aslında çok uzun bir süreç değil, eğer iyileşmen gerektiğini fark edip kabul ettiysen işin daha da kolay oluyor. Ben öğrendim kendimi onarmayı ve kendimi daha fazla gözetmeyi ve ben geç bir yaşta bile başardıysam herkes başarır diye düşünüyorum. Daha fazla yıpranmadan kendine zaman yarat, tamire başladığında göreceksin hayatın kolaylaşacak.

Önce kendinizden başlayın ve kolaylıkla kalın.

Hoşça kalın. Namaste.

SİTEDE ARA

Go to top