Değişim ya da hayatımızdaki değişiklikler bazılarımız için korkutucu, birçoğumuz için gereksizdir. Ne kadar istesen de değişmeden kalmak tabi ki mümkün değildir, hayat senin itirazlarını duymazdan gelerek değiştirir, öyle usul usul, fark etmeden değişirsin ki, bir gün bir bakarsın bambaşka bir insan olmuşsun.

Yavaşça gelen bu değişimi kabul etmek kolaydır ama ani ve radikal değişiklikleri çoğu insan öyle kolayca kabul edip onlara kucak açamaz. Yeni bir ülke, yeni bir şehir, yeni bir iş, sıfırdan kurmaya çalışacağın yeni bir hayat düzeni, bunları yapacak gücü içinde bir yerlerde bulamıyorsan eğer, tüm bu değişim sana mümkün değilmiş gibi gözükür. Hep bir değişimin içinde olmanın yorucu olduğunu düşünüyor olabilirsiniz ya da kendi konfor alanlarınızdan uzaklaşmak size rahatsızlık verebilir. Kendinizi güvende hissettiğiniz alanların içinde ufak tefek değişiklikler sizin için yeterlide olabilir, buna kimsenin itirazı da olamaz. Herkesin değişime bakış açısı, onu kabullenişi birbirinden çok ayrı. Kimimiz daha derinden bir değişimin kollarına atlarken, kimisi ufacık bir değişikliğin kendisinde yaratacağı sonuçlara hazırlıklı değildir. Sonuçta her şey bir tercihten ibarettir ve sen neyi seçersen o olursun.

Hayatımın hiçbir alanında (eşim hariç) değişime direnç göstermedim, bıraktım kendimi zamanın ve hayatın ellerine beni yavaşça değiştirdiler. Geriye dönüp baktığımda bugün burada olan kadınla, değil on yıl önceki, bir yıl önceki kadın bile aynı değil. Değişirken hangi ara gözümdeki kara gözlükleri, pembeleri ile değiştirmiş, hangi ara konuşmadan önce düşünmeyi, hangi arada iyiliğim için verilen öğütlere itiraz etmemeyi ve hangi arada en sinirlendiğim durumlarda bile susup, sakin kalabilmeyi, hangi ara hayatıma ve bana ağır gelen her şeyi sırtımdan atmayı öğrenmişim bilmiyorum. Meğerse bu değişim mekanizması çok sessiz ve derinden çalışıyormuş, sen kendindeki değişiklikleri görmeye başlayana kadar bayağı bir yol kat ediyormuşsun. Ben aslında ilk önceler fark etmeden değişime kucak açmışım, sonra değişen kadını fark ettiğimde ise değişimime daha sıkı sarılmışım. Değişen duygular, alışkanlıklar, yerlerini daha iyilerine bırakmış, bütünüme zarar veren her şey usulca beni terk etmişti. Bu duyguyu tam tanımlayacak bir kelime olmasa da, ben tüm gereksiz yüklerimden fark etmeden vazgeçmiş ve hafiflemiştim. Olduramadıklarım için üzülmeyi bırakmayı ve önüme bakmayı öğrenmek bile değişimin içinde yoluma ışık tutan bir süreçmiş, aşama aşama yeni bir insan olmayı öğreniyormuşsun.

Ben öğrendim. Mesela maddi olarak tutunduğun her şeyin fazlası seni yoruyormuş, elindekilerle mutlu olmayı öğrenemezsen eğer, o mutsuzluk hali seni daimi bir mutsuzluğa ve yalnızlığa itiyormuş. Bu dünyanın kısa bir süre için uğradığın bir durak yeri olduğunu, kaldığın sürece değişimi kabul ettiğinde her şeyin daha kolay ve aydınlık bir hale geldiğini anlıyorsun. Değişmeme ısrarı ile kalma, mutlaka değişiyorsun ama ne kadar değişeceğine sen karar veriyorsun. Direnme, bırak zaman ve hayat yumuşacık dokunuşlarla değişimine yardım etsin. Sana yeni yollar, yeni amaçlar versin, sen kendi değişiminde figüran kalma baş rol oyna.

Sevgiyle ve hoşça kalın. Namaste

 

SİTEDE ARA

Go to top