Birkaç yıl önce gittiğim bir uzmanlık eğitiminde hocamız “o eğitimden, bu eğitime savrulmayın, aldığınız eğitimde derinleşmeye çalışın’’ demişti.

İlk başlarda bu sözler beni çok fazla etkilememişti ya da o zaman ki ben, daha ne yöne gideceği konusunu henüz düşünmemişti.

Şimdilerde aldığımız eğitimlerin değil, o eğitimde ne kadar derinleşebildiğimizin aslında ne kadar önemli olduğunu daha iyi görüyorum. Önemli olan dünyanın en iyi hocalarından, en iyi eğitimleri almak değil, asıl önemlisi öğrendiklerinin ne kadarını öğrencilerinle paylaşabiliyorsun? Eğitmenlik sertifikaları biriktirmek, sertifika koleksiyonu yapmak iş değil, esas olan yürüdüğün yolda yogayı öğrencilerinin hayatına katmayı başarabiliyor musun? Herkesin kendisine rehber edindiği bir hocası mutlaka vardır benim ise eğitimlerine büyük bir hevesle gittiğim birkaç hocam yoga yolunda önümü açan rehberlerim oldular. Sana rehberlik ederken kendi bilgilerini büyük bir samimiyetle aktaran ve öğrenmen için sürekli çabalayan hocalar bence yoga dünyasının ışıkları, onların ışıkları aydınlanabilmek ise büyük şans. Rehberin olan hocanı, kendine örnek alırken, zaman içinde sen hocalarından öğrendiklerinin üstüne kendi araştırdıklarını ve okuduklarını kattığında kendi tarzını oluşturuyorsun. Yoganın temel asanaları, güneşi selamlama (surya namaskar) serilerini herkes aynı yapıyormuş gibi gelse de mutlaka her hocanın kendine ait bir akışı oluyor ve sen deneyimledikçe bunu fark ediyorsun. Yoganın öğrencisi oldukça, gittiğin yolun uzunluğunu, öğrenmeye çalıştığın bilginin derinliğini ve eğitmeni olacağın öğrencilerin sorumluluğunun ne kadar önemli olduğunu kavrıyorsun. Eğitimler bitip kendini öğrencilerin karşısında bulduğun an ki heyecan çok anlatılır bir şey değil, içindeki panik hissiyle bir yanın o stüdyodan kaçmak isterken, bir yanın öğrendiklerini aktarabilmek için orada kalman için ısrar ediyor. İçindeki başarabilirsin, sen bunun altından kalkabilirsin diyen kendine güvenli ses en büyük motivasyonun oluyor.

Bir zamanlar öğrencisi olduğun yoganın, öğreteni olmak yaptığın işte ustalaşabilmek uzun bir zaman, bolca çaba ve sabır istiyor. Her işte olduğu gibi yoga eğitmeni olarak da ne kadar çok ders pratiği yaparsan o kadar hocalığını geliştiriyorsun. Bazı işler vardır, işi yüreğinle yaptığında iş kolaylaşıp akıverir, yoga bunların en güzel örneğidir.  Her yeni derse ilk günkü heyecanımla ve elimden gelenin en iyisini öğretme niyeti ile gidiyorum, öğrencilerimle birlikte akışların içinden geçerken, yoga bizi stüdyonun içindeki o an’da birlikte tutuyor. Seksen dakikalık dersten sonra mattan kalkan öğrencilerimin dingin, huzurlu ve mutlu halleri, gittiğim yolun doğruluğunu bana kanıtlıyor. En büyük minnetim beni eğiten hocalarıma, benim bu yola çıkmama vesile olanlara, bu yolda beni destekleyenlere ve her gün, bir önceki günden daha iyi olmaya çabalayan içimdeki öğrenmeye hevesli, değişmeye ve dönüşmeye karşı koymayan o azimli kadına.

Çıktığın yolların değil, o yolda kalabilmek için sabretmenin ne kadar önemli olduğunu bilecek kadar büyüdüğünde ve o büyük halinle bir yola çıktığında ayakların yere daha sağlam basarken yüreğinde o yolun ne kadar doğru olduğunu hissediyorsun. Daha iyi bir hoca olma yolunda ilerlerken en büyük hedefim, öğrencilerimin kendi bütünleri ile bağlantı kurabilmeleri için elimden geldiğince onlara rehberlik etmek. Mükemmel olmak söz konusu bile değilken, elinden gelenin en iyisini yapma çabasıyla kalmak benim için yeterli. Belki de hiçbir zaman “ben artık oldum” diyemeyeceğim ama olsun ben hep büyük bir sevgiyle yoganın öğrencisi olarak kalacağım.

Sevgide kalın. Hoşça kalın. Namaste.

SİTEDE ARA

Go to top