Dört, beş gündür kafamın içinde koşturan, inatla oraya, buraya yuvarlanan kelime asana, önüne arkasına gelebilecek kelimeleri sürükleyip getiriyor, nasıl koyarsam koyayım yan yana, alt alta bir türlü anlamlı bir yazı ortaya çıkmıyor.

Yazıyı kurgulayamayınca, vazgeçmeye niyet ediyorum, kelime karşıma dikiliyor, lütfen pes etme yazmak zorundasın diye diretiyor. Haksızda sayılmaz yazmam, yazıp benim anladığım şekilde anlatmam lazım ama kelimeleri gizlendikleri yerlerden çıkarıp yazılmaya ikna edemiyorum. Kelime sürekli kafamın içinde onunla yatıp, kalkıyorum, yoga yapıyorum en çokta asanaları uygularken bunu nasıl yazarım kafamı meşgul ediyor. Yaklaşık altı yıl önce, değil asana kelimesinin anlamı, kelimenin kendisini bile duymamış biriyken bugün geldiğim noktada her gün yeni bir şeyler öğreniyor ve öğretmeye gayret ediyorum.

Hayatını öğrenme temeli üzerine kurduğunda ve her öğrendiğinle çoğaldığını hissettiğinde sanki başka biri oluyorsun. Malum bilgiye kolay ulaşılan bir çağda yaşıyoruz, bilgi parmaklarımızın ucunda merak edipte öğrenmemek, söz konusu olmamalı. Yoga derslerine ilk başladığım gün karşıma çıktı asana kelimesi, hiç duymadığım bir kelimeydi, ne demek bu asana diye, eğitmenime sormaya utanıyorum, ders çıkışı eve gidip ilk iş bilgisayar karşısına geçiyorum, yüce Google soruyorum. ‘’Asana ne demektir?’’ Karşıma bir sürü sonuç çıkıyor, okuyorum, öğrenmeye çalışıyorum, çok zor telaffuz ediyorum, aklımda tutamayacağım konusunda endişeliyim, sınırlarımı zorluyorum. ASANA, Sanskrit kökenli bir kelime ve yoga duruşları olarak açıklanabilir. Asana, sekiz basamaklı yoga felsefesinin üçüncü basamağı ve yoga yapmaya başladığımızda ilk önce muhatabımız asanalar, nefes onun ayrılmaz parçası biz onları bir arada kullanabilmeyi öğrenebilmek için bayağı mücadele ediyoruz. Yoganın doğup, büyüdüğü ülke Hindistan olmasına rağmen bu kadar gelişmesine, yeryüzüne yayılmasına ve bilinirliğinin artmasına Amerikalı yoga eğitmenleri sebep olmuşlar. Bu yoga eğitmenleri tarafından kabul edilmiş bir gerçek. ‘’Ne demişler yiğidi öldür, hakkını yeme.’’ Hindistan kökenli yaklaşık seksen beş duruş vardır ve bu asanalar isimlerini hayvanlardan, bitkilerden almıştır, yani kısaca kaynakları doğanın kendisidir. Günümüzde asanaların sayısı iki yüz seksen beşe ulaşmıştır, tahmin edersiniz ki iki yüz asana Amerikalı eğitmenlerce geliştirilmiş, hayata geçirilmiştir, bu asanaların Sanskrit isimleri yoktur. Hindistan kökenli bütün duruşların sonuna asana kelimesi eklenir, adho mukha svanasana (aşağı bakan köpek duruşu) gibi. Asanalar bedeni harekete geçiren, esnetip, güçlendirirken, aynı zamanda insana kendini tanıma fırsatı sağlarlar, onlara sadece fiziksel hareketler olarak bakmak, yanlış bir bakış açısı olur, nefes olmadan tek başlarına çok anlam ifade etmezler, asana ve nefes bütünün ayrılmaz parçalarıdır, yoga yolunda beraber yürürüz.

Yoga yapmak, aslında asanaları ve nefesi uyumlamak, kendi seviyene göre duruşları uygulamak, zamanla yoganın size ne anlatmak istediğini anlamak, zoru değil, doğruyu yapmaya çalışmaktır. Düzenli yoga pratiklerinde uyguladığın asanalar ve nefes, seni dengeye götürür, insanın yoga ile kendini sağlığa taşıması, çıktığın yolun doğruluğunun, asanaların gücünün en önemli kanıtıdır. Asanalar, her seviyedeki yoga öğrencisinin öncelikli rehberi ve yol arkadaşıdır, zamanla doğru nefes almayı da onun sayesinde öğrenir, yavaş yavaş, disiplinle uyguladığın pratiklerinle nasıl değiştiğinin farkına varırsın. Asanalar, sekiz basamaktan oluşan yoga felsefesinin en görünür yüzüdür, yogayı anlamak ve çözümlemek için asanalar ile yola çıkman, sonra nefesi bulman gerek, diğer altı basamak zamanla varacağın yollar, her vardığın yeni basamakta değişecek, kendini anlayacaksın.

Yoga ile çıktığın yolculukta, asanalar yolunu aydınlatsın. Sabır ve disiplinle kalın.

Hoşça kalın.

Namaste

 

SİTEDE ARA

Go to top