Önce çok rahattı. Her iki elimin bütün parmakları matın ön iki köşesine doğru bir yelpaze şeklinde yayılmış, ayaklarım tam zıt yönde, matın arka iki köşesine köklenmiş, ayak parmaklarım 

rahat ve yaygın, tarak kemiklerimin altında yeri hissediyorum, topuklarım yere sağlam basıyor, kirişlerim yay gibi ama sert değil, bir piramidin iki köşe kenarı ve onlar yukarda zirveye doğru dik bir açıyla yükseliyorlar, yine sırtım dümdüz ve dik bir eğimle arka bacaklarımdaki kirişlerin açısıyla iniyor önden yere doğru. 

Piramidimin içine tam olarak yerleşince giderek başım olgun bir meyve gibi ağırlaşıyor, ağırlaşıyor… Adho Mukha Svanasana’da vakit geçireceğim bir süre..

İnsan komik bir şey! Önyargılarla dolmuş taşmış… ve bu hemen her şey için böyle! Adho Mukha Svanasana’da 11 dakika durmak gibi bir deneye giriştim. Artık olabilirdi sanki.. 

Bir süredir çoğu asanada beden ve zihinle olan savaşım epeyce azaldı. Telefonumda güzel bir uygulama var Insight Timer diye (Android kullananlar Market’tan arasınlar), meditasyon için kullanıyorum. Tibet kaselerinin güzel sesini ya da ahşap çubukların birbirine vurunca çıkan tok sesini seçebiliyorsunuz, sanırım satın alınca başka seçenekler de var, ben bedava takılıyorum şimdilik. Neyse… Kurdum alarmı 3 tibet kasesi sesine, 11 dakika sonra bana haber verecek! Yani plan bu! İşin saçmalığı da biraz burda ya.. illa ki ölçeceğim, yahu kal kalabildiğin kadar, ister kısa ister uzun… ;) 

Ne bölüyorsun deneyimi?! Öyle değil mi? Neyse neyse… gerisine gelelim..

Başladım durmaya.. O kadar rahatım ki… Gittikçe derinleşiyor deneyim. Derken herhalde ortalarına gelmeden zihin isyanlarda tutturdu ııı-ııııh rahat değilsin işte falan… çık çık çıkkkk, ne duruyorsun öyle baş aşağı gibi, hadi çııııııkkkk…. Tepki vermedim, izledim. 

Geçti… Sonra bedenim devreye girdi, sağ omzumda nedenini bilemediğim ufak bir sıkıntım var. Şöyle anlatayım, kollar, eller Gomukhasana’dayken sol elim kürek kemiklerimin arasında süper rahat, ama sağ elim kürek kemiklerimin arasındayken sağ omuz başımın hemen ön altında sanki kireçlenme benzeri böyle bir katılık var ve abartırsam acıyor. Zamanla çözülebilir de çözülmeyebilir de, bakalım. Her şey kabul! İşte Adho Mukha Svanasana’da dururken ikinci saldırı tam da bu noktadan geldi! 

Bedenim şu sinyalleri gönderiyor, artık duruşta 11 dakikanın ortalarında gibiyim galiba, hayır gözlerim kapalı, hiç açmadım, diyor ki bir dengesizliğin var beden ağırlığını dağıtmada… Dikkat etmeye başladım, hangi koluma daha çok bindiriyorum? Ön beden ve arka beden arasında nasıl dağılıyor bütün kütlem? Sonra topuklarımla daha da bir köklendim. Derken kalçalarımın tıpkı piramidin zirvesi gibi sivrilebilmesi için otomatik olarak şu oldu: Karın kaslarım ve diyaframım o kadar aktifti ki ve duruşun çerçevesinde hakkını verebilmek zaten bunu kendiliğinden yaptırıyor! Bir düğüm var, kilitleniyor ve çalışıyor. O kilit de aktifleşince ağırlık biraz daha dengelendi. Sağ omuz başımdan gelen sinyaller silindi gitti…

Peki sonra? Tik tak tik tak tik tak… Zaman akıyor. Duruyorum. Durum halindeyim. ;)

Sonra?

Bilmiyorum.

Şöyle anlatmaya çalışayım. Ayrıca herkese böyle olur da demiyorum! Bu benim kişisel deneyimim. Çok egosantrik oldu ama böyle! Yani bu beden, bu ruh ve bu varoluşla şimdiki zamanda oluşan bir durum. Herkesinki farklıdır. Bunu hatırlamakta çok büyük fayda var. Hepimiz arada bir birbirimizin, internette yazan bir sürü kişisel deneyimin izini sürüyor, onları okuyoruz. Ancak tek, özgün, kişisel deneyim olağanüstü önemli bir anahtar! Bunu giderek daha fazla fark ediyorum. Bu nedenle, naçizane aktarıyorum burada, ama bir yandan da kendimi çimdikliyorum! Haddimi aşmak değil niyetim.

Peki devam.. sonra? Bilmeme hali.. Neden?

Nedeni yok. O bir bilmeme ve boşluk.

Foster’ın sevilen bir filmi var hani, Contact. İzlemiş miydiniz? Uzay-zaman’da bir boşluk yaratıp yakalayıp dünya dışı bir teknoloji ile yapılmış bir kapsül tuhaf bir çarktan fırlatılır, içinde Foster vardır, ilk kez dünya dışı varlıklarla temas kuracak.. Dünyada platform çevresinde toplanmış herkes olacakları merak içinde bekliyor. Bir Foster’ın kapsülün içinde yaşadığı gerçeklik var, bir de dışardan aynı olayın nasıl göründüğü.. Foster’ın aksamında bir video kamera var, olanı biteni güya kaydediyor ama kaydı çözdüklerinde sadece hışırtılı bir ses ve akan karlı bir görüntü, bu kadar. Dışardan seyredilense şu: Kapsül fırlatılıyor, 18 saniye sonra aşağıda denizde! Foster’ın video kamera kaydının uzunluğu ise 18 saat! Dünya algısında 18 saniye Foster’ın yok olduğu süre 18 saat…

11 dakikanın sonunda tibet kasesi sesleri ile yavaşça geri geldim…

Nereden? Bilmiyorum.

11 dakika eşittir 11 saat mi?

 

 

SİTEDE ARA

Go to top