Yazdır
Kategori: Mantra

 
Yol, yolcu, yol arkadaşı ve rehber… Bu dört öğe içsel ya da dışsal tüm yolculukların olmazsa olmazıdır. Nasıl ki hiç bilmediğimiz bir yere giderken kaybolmamak için bir bilene ihtiyaç duyarız, aynı şekilde kendimizi keşif yolculuğumuzda da daha önceden kendini bilen ve bu vesileyle de bizi bilen bir mürşide ihtiyaç duyarız.

“Rüşd” doğru yolu bulmak ve benimsemek demektir. Bu kelimeden türeyen “irşad” doğru yolu gösteren anlamına gelir. Başına gelen “m-“ ekiyle “mürşid”, doğru yolu gösteren, rehberlik eden demektir. Mesnevi’de Hz. Mevlana şöyle buyuruyor:

"Ey Hak yolunun yolcusu, kendine pîr seç; çünkü bu yolculukta pîrsiz olursan, pek büyük âfetler, korkular, tehlikeler vardır. Çok defa geçtiğin bu yolda bile kılavuzsuz gidersen şaşırır kalırsın. Ya hiç görmediğin bir yolda ne olursun? Aklını başına al da kılavuz­suz olarak yola düşme. Ey ahmak, eğer başında mürşidin gölgesi olmazsa, gulyabânî sesleri seni şaşırtır, yolunu saptırır. Eğer o yolda rehberin olmazsa gulyabânînin hilesi seni sersemletir. Gulyabânî sesleri seni yoldan çıkarır ve tehlikeye düşürür. Bu yola düşmüş, senden daha akıllı kişiler vardır ki hepsi de pîrsiz sapıttılar." (Mevlân⸠MesnevI/2943-2947)

Uzakdoğu dövüş ve savaş sanatlarında mürşide sensei denir. Sensei; diğerinden önce doğan ya da diğerinden önce gelen, varan anlamına gelir. Sanskrit dilinde ise “guru” ile karşılaşıyoruz. Guru; Latince’de ağır ve dolu anlamına gelen gravis ile aynı kökten gelir ve bilgi ile ağır, ruhani bilgelik ile ağır, ruhani olarak ağır demektir. Aynı zamanda Advayataraka Upanishad’da şu sutralar yazmaktadır:

गुशब्दस्त्वन्धकारः स्यात्‌ रुशब्दस्तन्निरोधकः।     (Gu hecesi karanlık demektir, ru hecesi onu def eden kişidir)
अन्धकारनिरोधित्वात्‌ गुरुरित्यभिधीयते॥ १६॥    (Karanlığı def etme gücüne bağlı olarak, guru isimlendirilmiştir.)

Guru, kendi içindeki karanlığı dağıtmış ve taşıdığı ışıkla bizi de aydınlatacak olandır. Aslında doğru yolu bulmak, içindeki karanlığı def edip aydınlatmak, önceden varmak, erenlerden olmak… Bunların hepsi aynı varoluşu farklı kelimelerle anlatmaktır.

Guru Mantra, mistik ve ruhani rehberimiz olan Guru’yu selamlayan, onun vasıflarını zikreden ve tekrar ettikçe onu anlayıp algılamamıza yardımcı mantradır.

Guru Brahma, Guru Vishnu, Guru devo Maheshwara
Guru sakshat Param Brahma, tasmai shri guravay namah

Guru; Brahma’dır, yaratıcı olandır. Kendini yaratmış ve talebelerini yeni baştan yaratacak olandır. Guru; Vishnu’dur, koruyucu, sürdürücü olandır. Dışsal değişkenlerden, zihinden, duygulardan etkilenmez, talebelerine de bu sanatı öğretir. Onları yolda karşılaşacakları tehlikelere karşı uyarır ve korur, böylece yolu yürümelerini ve yola devam etmelerini sağlar. Guru; Shiva’dır, yok edici, arındırıcıdır. Kendi içindeki karanlığı yok etmiştir. Öz olmayandan kendisini arındırmıştır. Öğrencilerini de yakacak ve bu ateşte onları arındıracak ve pişirecektir.

Burada; bizde yaratıcı bir etki bırakan, devam etmemizi sağlayan ve bizi koruyan, bizi arındıran ve fazlalıklarımızı yok eden herkesin ve her şeyin de aslında bize guruluk yaptığını söyleyebiliriz. Guru hayatımızdaki belirli bir kişi olabileceği gibi tüm hayat ve varoluş da bizim gurumuzdur.

Sakshat görünen, vücut bulan demektir. Guru, Parabrahman’ın görünen yüzü, tecelliyatıdır. Parabrahman her şeyi yaratan, ebedi ve ezeli olan tanrıdır. Bayezid-i Bistami: “Cübbemin içindeki Allah’tan başkası değildir.” derken bunu kast etmiştir.  Kişi aydınlandığında tat tvam asi, artık aham brahmasmi olmuştur. Aslında Brahma, Vishnu ve Shiva da Parabrahman’ın tecellisidir. Yani ilk satır ile ikincisi aslında aynı özelliği farklı betimlemelerle pekiştirmiştir.

Son kısımda; o güzel, saygın Guru’ya selamlarımı sunuyorum, onun önünde eğiliyorum denmektedir. Guru karanlığımızı kaldıran, bizi özgürlüğümüze kavuşturandır. Muhabbet yukarıdan aşağı şefkatle, aşağıdan yukarıya ise vefa ile akar. Aşina olduğumuz namaste ve namaskar kelimlerinin kökü namah, yani önünde eğilme, bu vefadır.

Buddha, kendi üzerimize ışık olmamızı vazetmiştir. Kendi karanlığımızı aydınlatabilecek olan yine ve sadece kendimizdir. Lakin Hz. Mevlana’nın dediği üzere: Mum olmak kolay değildir. Işık saçmak için önce yanmak gerek. Bizi yakacak ve aydınlatacak guru’ya selam olsun.

Om Shanti