Yazdır
Kategori: Meditasyon


Covid’le birlikte başladı bu belirsizlik halleri… Belirsizlik, korku ve endişeyi tetikliyor. Hepimiz ilginç bir süreçten geçiyoruz ve bu sürecin ne kadar süreceği belli değil. Ucu açık…

E zihin ne yapsın? Bu durumda en kötü senaryoyu düşünmeye başlıyor. Patanjali, Yoga Sutralar’da bunu “vikalpa” olarak tanımlıyor. Hayal gücü, kuruntular. Zihnin kendi yarattığı fikirler. Şu anda gerçekte olanın dışındaki her şey zihnin imgelemesi, zihnin kuruntusu yani gerçekte böyle bir şey yok. 

Zaten biliyoruz hepimiz, zihin anda değilse, ya geçmişte ya da gelecekte dolaşıyor. İşte bu da öyle. Zihin gelecekte ve olmamış, belki de hiç gerçekleşmeyecek olaylarla meşgul. Belirsizlik karşısında bizim tepkimiz korku veya endişeyse zihin iyice bir çalkalanıyor.

Zihnin işleyişini anlamak bu süreçteki ilk adım.

Yoga Sutra I.6

Pramana viparyaya vikalpa nidra smrtayah

Patanjali Yoga Sutralar’da zihnin beş halinden bahsediyor. Şu ana kadar vikalpadan zihnin kuruntularından, zihnin kendi yarattığı düşüncelerden bahsetmiştim. O zaman doğru bilgi nedir? Duyu organlarıyla algıladığımız ya da güvendiğimiz bir kaynaktan, kadim hocalardan gelen bilgi. Patanjali zihnin bu halini pramana olarak adlandırıyor. Bazen de bilgiyi yanlış anlıyoruz veya gerçekte olandan farklı olarak, işimize geldiği gibi yorumluyoruz ki Patanjali bunu viparyaya olarak adlandırıyor. Geriye iki tane kaldı; biri nidra yani düş görülmeyen uyku anları. Bu anlarda zihinde baskın düşünce olmasa da meditasyon esnasında veya savasana sonrasında hissettiğimiz yoga hali gibi değil. Sonuncusu ise smrti yani hatırlama, unutulan şeylerin bilince geri gelmesi. Bu yazıda viparyaya ve vikalpaya odaklanacağım. 

Bir de meditasyon yaptıkça gelişen sezgisel bilgi var. Patanjali bundan sonraki bölümlerde bahsediyor. İlk bölüm zihnin işleyişiyle ilgili. Tabi sezgisel bilgiye gelene kadar daha algının arınması konusu da var. Şu an konuştuğumuz sutralar ilk bölümdeki ilk sutralar daha abc’deyiz.

Tekrar geri gelelim endişe haline. Zihin rutini yani alıştığı şeyleri seviyor. Belirsizlik olduğunda, alışkanlıkları değiştiğinde zihnin dengesi bozuluyor. Endişe halinde vikalpa yani hayal gücü ve kuruntular hakim demiştim. Zihnin kendi yarattığı fikirler geçmiş deneyimlerle güzelce beslenmeye devam ediyor. Endişe halinde zihin farklı farklı senaryolar arasında dolaştığı için zihindeki kıpırdanmalar artıyor. Beklentiye girmek korkuları besliyor. Ne kadar ilginç değil mi? Yaratıcı bir alanda çalışıyorsan zihindeki farklı fikirler yaratıcılığı pekiştirirken endişe halinde zihinde dalgalanmalara neden oluyor.

Artık viparyaya yani yanlış bilgi ve yanlış anlamadan bahsetmek istiyorum. Kaynağı belli olmayan asılsız haberler. Zihin endişe halinde bunları kendine göre yorumlayarak korku veya endişeyi beslemeye devam edebiliyor. Geçmiş deneyim ve şartlanmalar yanlış yorumlara, çarpıtmalara neden olabiliyor. Tamam bazı şeyleri işime geldiği gibi yorumladığımı zaten biliyordum ama benim için burada en önemli olan şey bu yanlış anlama veya kendi istediğim şekilde yorumlamalarımı belki de hiçbir zaman fark etmeyecek olmam. Öyle yaşayıp giderim yani. Bilmemek mutlu ediyor. Sen de bazen düşünmüyor musun, mutlu mesut yaşarken farkındalık arttıkça resmen rahatın bozuluyor. Neyse rahatım bozulsa da farkında yaşamayı tercih ederim.

Sıra geldi zihnin kuruntularından nasıl kurtulacağımıza. Her şeyde olduğu gibi önce fark ederek başlıyoruz. Kapılıp gitmeden, ne olduğunu durup anlamaya çalışarak. Zihin dalgalanmaya başladığı anda, tetiklenme anında, ani öfke, korku veya endişe anında hemen tepki vermek yerine, zihinde baskın olan hali anlamaya çalışarak. Zihinde baskın olan halin farkına vardıkça dram yaratmıyoruz. Kısıtlanmış alan azalıyor. Patanjali bir önceki sutrada diyor ki; “Zihnin bu beş hali kişisel deneyime bağlı olarak kısıtlayıcı veya özgürleştirici olabilir.” Klista veya aklista, kısıtlayıcı veya özgürleştirici. 

Yoga Sutra I.5

Vrttayah pancatayyah klistaklistah

Doğru algı, olanı olduğu gibi görmek bile bizi özgürleştirmek yerine kısıtlayıcı olabiliyor. Zihindeki baskın düşünce halinin farkına vardıkça kendimizi zihinden ve zihnin dalgalanmalarından ayrı görmeye başlıyoruz. Dram yaratmayı bırakıp kendi merkezimizde kalıyoruz. Kendi merkezinde kalabilmek. Bununla ilgili epey bir çalıştığım için epey yazdım. Buraya tekrar yazmayayım eski yazılarımda var.

Diyelim dalgalanmaları fark etmeye ve kendimizi zihinden ayrı görmeye başladık, endişe halini nasıl azaltabiliriz? E biraz sabır o da sonraki yazıda… Birkaç yogik önerim de olacak.

Yoga Sutra için kaynaklarım:

Foundations of Viniyoga 500hour', Gary Kraftsow eğitim notları, 2011-2013

'Patanjali Yoga Sutra İçsel Özgürlüğün Yolu, Arıtan Yayınevi, M. Ali Işım

Yoga Sutras of Patanjali, Weiser Books, Mukunda Stiles

Yoganın Kalbi, T.K.V. Desikachar, Panama Yayınları, Samet Topuz