Yazdır
Kategori: Nefes


Yakın zamanda çok sinirlendiğim bir anda, 3 yaşındaki oğlum yüzümü ellerinin arasına alarak “Anne sakin ol, nefes al nefes, şimdi geçecek!” diyerek beni sakinleştirmeye çalışmıştı.

O anda bunca zamandır kişisel gelişim anlamında yaptığım onca şey, okuduğum kitaplar, yaptığım meditasyonlar, aldığım eğitim ve terapiler gözümün önünden geçti. Oğlumun yaşından fazlaca olgun o tek cümlesi hepsinin özeti gibiydi. Nereden, nasıl öğrendi bilmiyorum ama beni derinden etkiledi ve üzerine düşünmeye sevk etti.

Evet, halen doğru şekilde nefes almıyordum ve bu durum davranış biçimimi de şekillendiriyor, zihin ve duygu durumumu kontrol etmeyi beceremiyordum. Organlarımın varlığını sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu oksijen ve karbondioksit gibi hayati önem taşıyan gazları vücuduma gerektiği ve doğru şekilde alamadığım için sadece zihnim ve duygularım değil bedenim de olumsuz etkileniyordu.

Çünkü nefes demek yaşam demek, o durduğu zaman her şey duruyor. Vücudumuzun içindeki makine durduğu zaman arızalar da birer birer patlak veriyor. Bütün yaşamımız boyunca milyarlarca kez gerçekleştirdiğimiz bu eylemi maalesef çoğumuz doğru şekilde yapmıyoruz. Bu sağlıksız nefes biçimi de sağlıksız bir zihin ve duygu durumu oluşturduğu gibi aşırı yorgunluk, migren, panik atak, depresyon, anksiyete, kilo sorunları ve son dönemde çocuklarda sıkça rastladığımız dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu gibi fiziksel problemlere de sebep oluyor.

Çünkü %90’ımız solunumla nefesi birbirine karıştırıyor ve solunum kimyasını bozacak nitelikte nefes alışkanlıklarına sahip oluyor. Ama nefes ve solunum aynı şey değil; çünkü nefes bir davranış biçimi, solunum ise bir beyin sapı refleksi. Nefes ve solunum aynı şey değil; çünkü nefes çocukluktan itibaren öğrenilen, zamanla da bir alışkanlık haline getirilen bir davranış modeli. Solunum ise müdahale edilemeyen yapısal bir işleyiş.

Çeşitli sebeplerle küçük yaşlardan itibaren nefese yapılan müdahaleler, zaman içinde önce bir alışkanlık, ardından da bir davranış biçimi halini alıyor. Bu sebeple nefes denildiğinde sadece bir soluma işlevinden değil, düşünce yapısından, psikolojiden, hatta hayatı algılayış ve yaşayış biçiminden bahsediliyor.

Nefes ve solunum birbirinden farklı olduğu gibi, bir o kadar da birbirine paralel çalışıyor. Yani nefes alışkanlıklarımız solunum fizyolojimiz ile çakışmamalı, çatışmamalı; aldığımız her nefes, solunumumuz ile senkronize ilerlemelidir.

İşte oğlumla yaşadığımız o andan beri, yoga ve meditasyon seanslarında yaptığım nefes çalışmaları daha bir anlam kazandı. Artık öfkelendiğimi hissettiğim anda aklıma hemen o anı getirip önce doğru şekilde nefes almaya gayret ediyorum…