Bulutlar tam üstümüzde..

Bahar onların gelişini ikiye ayırmış durumda...

Bazen kara bulutlu bazen de güneşli mis gibi bir enerji karşılıyor bizi gökyüzünde..

Sanırım mevsimin suçu değil bu bazı enerjiler insanları ikiye ayırıyor..

Hayatımız zıt kutuplar arasında gidip gelirken içimizde ki o güç her zaman bizimle..

Biz onu kullanalım yada kullanmayalım her geçen gün büyüyen bir enerji var içimizde..

Bazılarımız kara bulutu bazılarımız ise olduğumuz yerde güneşi görebiliyoruz..

İçine çoktan bahar gelenlerin yanında birde baharı hiç görmek istemeyenler var..

Sağ göz sol göz gibi birbirlerini yakın ama birbirlerini hiç görmek istemeyen enerjiler..

Bu mevsimde oysa doğanın içinde kavuşulacak o kadar fazla enerji var ki..

Ayakların çimenlere değmeli..Hissetmelisin toprağın sana değdiğinde ki sende olan ruhunu..

Ağaçlara sarılmalısın doğa yeniden canlanıyor..Tam bu canlanma evresi onun doğumu..Yardım etmelisin doğum yapan bütün yaprakların yeşilliğine..

Yürümelisin enerjinin en güzel dilimlerini içine çekerek..

Yoga yapmalısın..Bedenin de baharla doğmalı..

Yeniden her hareketi ile bahara selam vererek sana katılmalı..

Görmelisin...

İçinde dolaşan gücün sessiz sessiz ama nasıl bağırarak ilerlediğini..

Bedenimiz bir şeyler yaparken aklımız uçurtmasını uçurmasın..

Bedenimiz de uçurtmamız da bizim farkındalığımız ile hareket etsin..

Aksi halde ne gücünü görebiliyor.Nede gelen mevsimi farkedebiliyor insan..

Sadece kara bulutu görüyor..

Ve sadece yağan yağmurun altındaki olumsuz halini..

Aklının ve bedeninin efendisi ol diyor bu bahar.

Süpür gitsin seni yoran bütün düşünceleri..

Bırak düşsünler onlarda yaprağın renksiz kısımları gibi..

Al nefesini ve bırak içini doğaya..

Ne büyülü nir ip nefes... Seni yaşama dikiyor... Yaşamı sana...

Hoşgeldin bahar... Hoşgeldin Nefes...

Ve asla gelmeyecek düşünce tozları...

 

 

 

 

 

SİTEDE ARA

Go to top