Bu yazının uzun süre önce yayımlanan ilk bölümünde Batı’da ve Doğu’da beden, cinsel enerji ve haz kavramlarının nasıl alımlandığına dair kısa bir özet yapıp, ilk kez Taocu Çin ile bağlantılı

olarak ortaya çıkan, sonrasında da Budizm’den etkilenen Hint Tantrası’nın altın dönemine yani Tantrik Dönem’e (MÖ 800-1500) dek gelmiştim. Tantra’ya yine beden, cinsellik ve haz odağından, kaldığımız yerden devam edelim…

İlk bölüm için tıklayabilirsiniz.

Budizm’in Hindistan’ı terk ettiği sıralarda bile Hindistan pek çok açıdan Tantrik unsurlarla doluydu ve bazı Budist unsurlar Hindu Tantrizm’e işlenmişti.

Genel olarak Vacrayana, yani “Elmas Araç” adıyla bilinen Budist Tantra, 4. yüzyılda ortaya çıkmış ve doruk noktasına sekizinci yüzyılda erişmişti. Kuzey ve Doğu Hindistan’da, tamamen Hindu etkisi altına girmemiş yerlerde, Tibet’le güneydoğu Asya’da gelişen Budist Tantra, Buda öğretisinin yeni bir açığa vurumuydu. Yalınlığa ve doğaya dönüşe inandıklarından, bazı Tantra okulları meditasyon gibi temel Budist uygulamaları reddediyordu.

Budist Tantra’da olduğu gibi Hint Tantrası’nda da zaman içinde sağ ve sol elli okullar gelişti.

Sağ el Budistler daha çok felsefeyle, gerçek, varlık, yokluk, Nirvana gibi kavramları açıklamakla ilgilenirken; sol elli ekol, tümüyle beden, haz ve cinsellik odaklıydı. Tutkular, Nirvana ile aynıydı, bastırılmamalıydı; her türlü tensel cinsel zevk beslenmeli, tabular yıkılmalıydı. Ne var ki bu zihniyet, çileciliğin hâkim olduğu Ortodoks Hinduizm ile taban tabana zıttı. Hindu Tantrası’nda her şey iki enerji üzerine oturuyordu: Şiva ve Şakti (erkek ve dişi güçler, yin ve yang). Sağ el, eril ilke üzerine yoğunlaşırken, solaklar dişil ilkeye birincil önem tanıdılar. Böylelikle iki farklı ekol ortaya çıktı:

Samaja Tantra; “sağ-el yolu” da denilen bu okulda uygulayıcı Sahasrara çakra üzerine meditasyon yapar; çakralar, nadiler ve prana hakkında bilgi edinir. Shrii Shrii Anandamurti tarafından geliştirilmiştir. Şiva ile Şakti’nin özdeşliğine inanan Samajinler, zihinsel alıştırmalarla Kundalini’yi uyandırmaya çalışır.

Kaula Tantra; “sol-el yolu" da denilen bu dişil ilkeye yoğunlaşan okulda en önemli amaç Kundalini’nin uyandırılmasıdır. Kundalini, Sanskrit dilinde “gizemli” anlamına gelmektedir. Kuyruksokumu bölgesinde bir yılan gibi kıvrılarak yatıp uyuduğu söylenen bu enerjinin uyandırılarak insanın sınırsız potansiyelinin açığa çıkması ve evrensel enerjiyle birleşmesi Hatha yoga, Kundalini yoga ve Tantrik cinselliğin temel amaçlarındandır. Kundalini, Şakti adında dişi bir enerji olarak tanımlanır. Şakti’nin Şiva ile birleşmesi kozmik bir vecd hali yaratır. Sonucunda Samadhi denilen aydınlanma hali yaşanır. Samadhi, özne ile nesnenin ya da, gözleyen ile gözlenenin bir olması demektir. Bu nedenle bu okul, cinselliği ve hazzı reddetmez, hatta bedensel pratik ve uygulamalarla kök çarka ve cinsellik çakrası üzerine hayli yoğun çalışır.[1]

Batılı imgelemde ve popüler kültüründe büyük ölçüde cinsellikle, sadece sekse yönelik ayinlerle ve sonsuz hazla ilişkilendirilmesine rağmen Tantra’da cinsellik son derece sıkı şartlara bağlı, yoga felsefesi ve pratikleriyle birlikte düşünülmesi gereken ritüelistik bir uygulamadır. Hazırlık ve pratik aşamaları, son derece detaylı ve uzun sürelidir. Mesela, ilk dört ay boyunca erkek kadına bir uşak gibi hizmet etmeli, onunla aynı odada ayaklarının dibinde uyumalıdır, sonraki dört ay yine hizmeti sürdürerek aynı yatakta sol tarafta uyur. Bir dört ay daha sağ tarafta uyuyacak sonra birbirlerine sarılarak uyuyacaklardır… Kadının giysileri, banyosu, saçı, kokusu; erkeğin tavırları, sözcükleri, nefesi; mekânın gerektirdikleri, bedensel, cinsel pratikler ve benzerleri, tüm bunlar sayfalar süren listelerle açıklanmıştır.

Tantracı ve mistik okullarda erkekten ve kadından söz edildiğinde, “sıradan erkek”, tutkuların erkeği değil, doğmamış, koşullanmamış, ebedi, temel, arketipsel erkek düşünülür; aynı şekilde kadın da sıradan kadın değil, olağandışı kadınla keşfedilebilir.

Maithuna (cinsel tören usulleri) uzun ve güç, çileli bir çıraklık döneminin taçlanması olarak görülür. Tüm bu evrelerden geçtikten sonra kişi cinsel birleşmenin yaşanacağı kişinin, bir öteki olmadığını, her türlü ikilik deneyiminin ortadan kalkabileceğini ve cinselliğin ilahi bir tezahür olduğunu algılayabilir.

Tantra öğretisinde bedenin cinsel pozisyonu değil, zihnin pozisyonu önem taşır. Ancak yine de şehvet bir araç rolü oynar, çünkü normal bilinci ortadan kaldıran ve Nirvana halini başlatan azami gerilimi sağlar. Aydınlanmaya ise soluğun, düşüncenin ve meninin hareketsizleştirilmesiyle erişilir. Sperm akışının kontrolü, erotik trans için hayatidir.

Bu konuda yazılmış tüm metinler, boddhicitam notsrjet (meni boşalmamalı) diye tekrarlar. Büyük bir Guru olan Swami Swatmarama tarafından yazılan hatha yoganın en eski kitabı Hatha Yoga Pradipika (İS 1200) Tantracılık’ta üç hareket düzleminde birden -düşünce, solunum, boşalma- gerçekleşen hareketsizliğe ulaşmaya dair çeşitli teknikler anlatır. Meninin geri dönüşü fizyolojik düzlemde, görüngüsel dünyanın aşılmasını, özgürlüğe erişmeyi ifade eder. Tantracılık’ta ve Hatha yogada cinsel birleşme, “yüce saadet”e (mahasukha) erişmenin bir aracı olarak anlaşılır ve asla meni boşalmasıyla sona ermez.

Tantra’yı ileri düzeyde uygulayanlar cinsel enerjilerini tüm bedenlerine dağıtabilirler, yaratıcılığa dönüştürebilirler, nefes akışını sadece iradeyle kontrol edebilirler, telepatik iletişim kurabilirler.

Tantra enerjiyi dışarı atmadan önce hazzı ertelemek değil, enerjiyi boşaltmadan eylemin içinde kalmaktır, sadece eylemin sonunda değil, başlangıcında ve içinde olmaktır.

Tantrik felsefe, şimdi ve burada, zamanda ve yeryüzünde özerk ve vaat dolu bir varoluş olanağına inanmaktadır. Gerçeklik ilkesinin yerine haz ilkesine mutlak egemenlik tanıyan ritüel, “sonsuz bir şimdi”de yaşayabilme çabasıdır. Ritüel, haz ve gerçeği bağdaştırmayı, ilk baştaki gençlik ve saflığını yitirmemiş bir dünyanın varolabilmesini amaçlar. Eliade’nin deyimiyle, “Yaşama en çok şans olasılığıyla, yeniden başlayabilme inancını dile getirir.”[2]

 

TANTRİK SEKSİN 8 EVRESİ

1.Evre: Smarnanam Düşüncenin cinselliğe odaklanmasına izin vermek

2.Evre: Kirtanam Bir başkasıyla cinsellik konuşmak

3.Evre: Keli Karşı cinse eşlik etmek

4.Evre: Prekshenam Flört etmek

5.Evre: Guhyabhashanam Karşı cinsle samimi konuşmak, sohbet etmek

6.Evre: Sarrtkalpa Cinsel ilişki arzusu

7.Evre: Adhyavasayam Bedenini karşısındakine açmak ve paylaşmak için kesin karar

8.Evre: Kriyanishpatti Fiziksel, cinsel, tinsel birleşme

Devam edecek…

[1] Bu iki okulun yanı sıra Mişra Tantra ise kalp çakrası üzerine çalışır; meditasyon ve fiziksel uygulamaları ön plana çıkarır.

[2] Eliade, Mircea, Ebedi Dönüş Mitosu, çev: Ümit Altuğ, İmge Kitabevi Yayınları, 1994.

SİTEDE ARA

Go to top