“Yoga, farkındalık denen kavrama kapıları açıyor” dediğimde başınızı onaylarcasına sallıyorsanız, tamamdır çünkü ,sizin de hayatınıza yoga serüveni girmiştir ve en az bir kez farkındalık yaşamışsınızdır.

Eğer ilk cümlemi ellerinizi iki yana açarak “ne diyor acaba?” şeklinde bir düşünceyle okuduysanız, henüz o maceraya atılmamış ama bu yazıyı okuyor olduğunuz için, şahane bir adım atmışsınız demektir.

Her iki koşulda da yazımın devamında ortak noktalarda buluşacağımıza inanarak, devam edelim; 12 yıllık yoga serüvenimde yaşadığım farkındalıklar, kendime ve hayata bakış açımı değiştiren yol ayırımlarına getirdi beni. Eminim yoga yapan herkesin böyle yaşamında “tık” eden An’ ları olmuştur.

Açıkçası geç tanıştığım yoganın sadece hareketlerden ibaret olduğu yanılgısını zannımdan atar atmaz edindiğim deneyimlerin bugünüme ışık tutacağını bilemezdim.

Felsefesine hiç dokunmadan sadece hareketleri düzenli olarak yapanlarda dahi farkındalık çiçeklerinin açması da ayrıca umut verici.

Bunca zamandır yaptığım çalışmalardan öğrendiklerimi, sadece kendime değil başkalarına da faydası olsun diye yazıyor ve paylaşıyorum. Birkaç gündür dergiye ne yazayım? diye düşünürken, bu sabah kahvaltıda o meşhur “tık” lardan birini, yani bir farkındalık yaşadım ve bunu yazmaya karar verdim.

Şöyle ki; İnsan ömründe pek çok seçim yapma durumunda kalıyor: Hangi ekmeği yemeliyim, nereye gezmeye gitmeliyim, ne olmak istiyorum? Kiminle evleneceğim? vs. Sıradan günlük kararlar ya da hayatımıza yön veren önemli kararlar vermemiz gerekiyor. Ancak bu kararların içinde en önemlilerinden biri, bana kalırsa atlanıyor.

Dünya hayatındaki yolculuğumuzda iki tip insan tavrı oluşuyor: Bu dünyayı iyileştirmek, doğasına saygıyla hareket etmek, insanlığa kendini bulmak adına katkı sağlayanların geliştirdiği tavır mesela. Kendine saygılı, bütüne saygılı insanlar. Daha iyi bir dünyada yaşamak adına çaba sarf edenler ve paylaşanlar. Elindekini, keşfettiğini, sevgisini, bilgisini paylaşanlar. Bu tavrı göreceğimiz kişi sayısı ne kadar az, tanıdıklarımızdan kaç kişi böyle?

Bir de sadece yaşadığı hayatı maddesel düzeyde geliştiren, kendini yükseltip, başkalarıyla ilgilenmeyen, doğayı kirleten, negatif anlamda duygu ve düşünce üreterek bunu elle tutulur hâle getiren, zararlı atık bırakanların tavrını düşünelim.

Sonra da biz bu tavırların hangisine daha yatkınız sorusunu kendimize soralım? Bu soruyu cevaplarken, objektif olmaya, bahanelerin arkasına saklanmamaya da özen gösterelim.

Cevabımız ne olursa olsun, öncelikle kabullenmekle başlayalım ve ne kadar geç olursa olsun, ilk adımın atılmasıyla yola çıkıldığını unutmayalım. Moralimizi bozmadan, kararlı ve emin adımlarla yeni serüvenlere geçelim.

Aslında bu farkındalık, yani katkıda bulunan mı yoksa atık bırakan mı olduğumuz adına değil, şu andan itibaren hangi yola sapacağımızla ilgili. Kısacası bir seçim yapma farkındalığı aslında.

Zaten katkıda bulunan yoldaysak, kendimizi biliyoruzdur ve bir şekilde bütüne katkımızı sürdürmek ya da çoğaltmak adına çaba sarf edeceğizdir. Belki sadece vitesi yükseltmek isteği duyacağızdır ya da birini daha bu katkılar için teşvik edeceğizdir.

Atık bırakanların tavrındaysak, yine şanslıyız, çünkü atıklarımızı görme ve temizleme şansına sahibiz ve yine şu andan itibaren katkı sağlayanların tavırlarını inceleme ve neler yapılabilir sorusuna cevap arama olanaklarını değerlendirme zamanını yaratabiliriz.

Asla geç değil yani. Başlamak için asla geç değil. Pişmanlıklar, üzüntüler içinde kıvranmak yerine, çözüm odaklı hareket ettiğimiz anda, iyileşme başlar, hem bizim için hem de şu güzelim dünya için.

Farkındalık yaşandıkça, ki bunları bazen susuzluktan yarılan toprağın özlemini gidermese de varlığını hissettiren tek tük düşen damlalar gibi, bazen de sağanaklar halinde hissederiz, yoga hareketlerindeki esnekliğimiz ve derinleşmemiz de etkilenecektir.

O hâlde, bugün şu an, bizim neyi seçtiğimiz önemli. Yol ayırımları ve seçimlerle geçen ömrün, bir başka durağındayız şimdi siz okurlarla. Bize düşen, derin bir nefes alıp, karar vermek ve devam etmek.

Bütüne katkıda ve Bir’ lik yolunda yaşayacağımız farkındalıkların olması dileğiyle,

Namaste

 

 

 

 

 

Go to top