Yoga etimolojik açıdan bakarsak Sanskrit dilinde yoga “yuj” kelimesinden türemiştir. Kelime anlamı boyunduruk altına almak, kontrol etmek ve birleştirmektir.

Yoganın tanımlarına antik metinlerden bakacak olursak: [1] 

“Yoga kontroldür.” (Brahmanda Purana 2.3.10.115)

“Yoga ikiliklerin birleştirilmesidir.” (Yoga-Bija, 84)

“Yoga eylem yeteneğidir.” (Bhagavat Gita, 2.50)

“Yoga zihin dalgalarının kontrolüdür.” (Patanjali yoga sutraları, 1.2)

“Yoga bireysel ruhla (jiva-atman) aşkın ruhun (parama-atman) birliğidir.” (Yoga Yajnavalkya 1.44)

Terapi kelimesine etimolojik açıdan bakarsak, Fransızca thérapie "tedavi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca therapeía θεραπεία "hizmet etme, hasta bakma" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca therápōn veya théraps θεράπων "hizmetçi, bakıcı" sözcüğünden türetilmiş olduğunu görürüz. Terapi, sağaltım anlamına gelir. Sağaltımın kelime anlamı ise şudur: “Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme, iyi etme işi.”

Bu iki kelime bir araya geldiğinde ise yoganın sağaltım yönüne mi bakmak gerekir diye düşünmeden edemiyorum. Oysa yoga tek başına zaten güçlü bir şifa alanıdır. Terapi kelimesine burada neden ihtiyaç duyulmuş biraz araştırmak istedim.

Bu durumda kısaca hasta ve hastalık kavramları üzerine yoğunlaşalım:

Hasta, esenliği yerinde olmayan, sağlığı bozuk olan, organlarından herhangi birinin işleyişinde bir bozukluk duyumsayan kişi, hastalığı ise, organizmanın yapı ve işleyişinde ortaya çıkan bozukluk, organizmanın fizyolojik görevlerinin bozulması durumudur diye ifade edebiliriz. Yoganın sağaltım gücünü kullanmak için demek ki hastaya ve hastalıklara ihtiyacımız var.

Homeopatinin kurucusu Dr. Samuel Hahneman, şifa sanatının kitabı olan “Organon”da (Yunanca bir sözcük olan Organon, “araç, gereç, alet” anlamına gelir. Organon, Homeopatinin temel eseridir. Paragraflar halinde düzenlenmiş olup, ayrıntılı bir şekilde yazılmış Homeopatik kurallar, uygulamalar, yaklaşımlar, açıklamalar ve tanımlardan oluşur. Tedaviyi bir sanat olarak gören Hahnemann, ikinci baskısından itibaren Organon’u, ”Şifa Sanatının Kitabı” (Organon der Heilkunst) adıyla yayınlamıştır.) “hastalık yoktur, hasta vardır.” demiştir.

Homeopati eğitimi alırken öğrendiğim en önemli bilgidir bu, çünkü hemşirelik eğitimi aldığım yıllarda, hastalık ve hastalıklar bilgisi çok önemli dersler arasındaydı. Homeopati ve Yoga, kendi paradigmalarıyla, şifa alanında bana farklı bir yön kazandırdı.

Hatha Yoga Pradipika’da (Nath geleneğinden Svatmaram Yogindra adında bir bilge tarafından 14. Yüzyılın ortalarında kaleme alındığı genel kabul gören bir yoga metnidir. B. Ercan) 14. Yüzyılda anlatılan yoga uygulama ve tekniklerini incelediğimde karşılaştığım en önemli gerçeklik bunları uygulayan yogilerin çok uzun ve sağlıklı yaşadıkları oldu. Bu bilgiler ışığında varılan sonuç yoganın da bir şifa sanatı olarak kullanılabileceği yönünde.

Bir sonraki yazımda, şifa sanatı olarak yoganın nasıl ele alındığına bakacağım.

Hariom Tat Sat

 

[1] Buda’dan Hatha Yogaya Yoga - 21. sayfa B. Ercan

 

 

 

 

 

 

 

Go to top