Başlığa bakıp yanlış bir fikir edinmeyin, yoga konusunda bir uzman, tüm felsefesini tamamen çözümlemiş ve anlamış biri değilim, ama araştırmaktan ve öğrenmekten vazgeçmeye niyeti olmayan hevesli bir öğrenciyim.

 

Bunca yıl sonra öğrendiğim en önemli şey tabi ki kendim için söylüyorum öğrenmenin bir yaşı, sınırı yokmuş. Yazdıklarımı, hala okuyup, anlamaya ve öğrenmeye devam eden birinin görüşleri olarak okumanızı istiyorum. ‘’Yoga nedir?’’ sorusuna cevap vermeden önce yoganın ne olmadığını bilmeliyiz bu konuda yazı yazan birçok kişinin de belirttiği üzere yoga bir din değildir, bu yönde görüşleri olan insanlar da var, onların baktıkları pencere farklı olabilir ama kabul edilmiş esas görüş yoganın bir bilim olduğudur.

Yoga tüm dinlerden çok daha eskiye 5000 yıl öncesine kadar giden bir tarihe sahiptir. Yoganın, tüm dinlerle aynı paralelde buluştuğu noktalar, iyi insan olmak, yalan söylememek, çalmamak, hiç kimsenin hakkını gasp etmemek, şiddet kullanmamak gibi evrensel yasalardır.

Yoga, felsefedir, sanattır hatta yüzeysel olarak bakıldığında spor denmesi bile makul görülebilir, Hinduizm ve Budizm gibi Hindistan kökenli birçok inanışın yoga felsefesinden etkilenmemiş olmaları tabi ki mümkün değildir. Bu etkilenmeler yogayı din haline getirmiyor, zaten yoganın tarihi dinlerden daha eskiye dayanmaktadır. Aynı zamanda yoga bir yarış da değildir, kimin daha iyi, kimin daha kötü olduğunu belirlemeye çalışmaz, disiplinli olmayı öngörür.

Yoga kelimesi Sanskritçe bir kelime olan yuj kökünden türemiştir, birleştirmek, bağlamak anlamına gelir. İlk yogaya başladığınızda, bu birleştirme ve bağlama anlamını sanki diğer insanlarla veya evrenle bizi birleştirmesi olarak algılayabiliyorsunuz, ama gerçekte içerdiği anlam çok daha farklıdır. Bedenimizi, zihnimizi ve ruhumuzu birleştirmeyi, kendimizle bir bütün olmayı ifade eder. Yoga, bedeninize, zihninize ve ruhunuza iyi geldiği kanıtlanmış bir disiplindir ve zaman içinde ilk önce fiziksel etkileri ortaya çıkar, artık geçmez dediğiniz ağrılarınızın bir süre sonra geçmesi, denge ve bükülme hareketleriyle esneklik kazanan omurganızın daha dik hale gelmesi, kısa bir süre içinde birebir gözlemlediğiniz, bedensel şifalardır.

Bunca yıl sonra yogayı basitçe anlatabilmek için kendimce bir tanım geliştirdim, ‘’Yoga nedir?’’ diye soranlara, kendinizi dönüştürme, arındırma ve keşfetme sanatıdır diyorum, bence en kolay böyle ifade edilebilir. Yaşadığımız dünyada kafası karışık, zihni sürekli meşgul olmayan insan bulmak mümkün olmuyor. Kendimize ayırdığımız yoga zamanlarında hareketlere ve nefese odaklanmaya çalışırken zihnimizi susturur, yaptığın çalışma süresince an’da kalır başka bir şey düşünemezsiniz. İlk başlarda yorgunluktan farkında olmasanız da, zamanla rahatlamış beden ve zihin sizi mutlu eder, dolayısı ile mutluluk hali ruhunuzu da iyileştirir, mutlu insan, depresyondan, stresten, hayatındaki gereksiz hırslardan uz aklaşıp ruhunu dinlendiren insandır. Sabır ve disiplinle, zamanını ayırarak ve emek vererek gelirsin bu seviyeye, sonra günün birinde bakarsın yaşam felsefen haline gelmiş, yoga seni sakinleştirmiş, daha hoşgörülü bir insan yapmış. En önemlisi şunu fark etmemiz lazım; büyümüş ya da biraz büyümüş dediğim (yaşlı kelimesini hiç sevmem) insanların hayatlarını kronik ağrılardan uzak geçirmesi, her yeni güne mutlulukla uyanmasının yolu yogadan geçiyor. Çünkü sağlıkla uyandığın her gün yogaya başladığın için şükreder, yogadan vazgeçmediğin için kendini tebrik edersin.

Bir gün herkesin yolunun yogadan geçmesi dileğiyle, hoşça kalın, bedeninize, ruhunuza ve zihninize iyi bakın, sağlıkla yaşamanın tadına varın.

Namaste.

 

Go to top