Hayatımın rutini haline gelen yoga pratiklerimin bana en büyük armağanı ağrılardan kurtulmam oldu.

Yogaya başlamadan önce hayatımın içine yerleşen ve sonsuza kadar orada kalacağından endişe ettiğim ağrılar, yoganın hayatıma girmesi ve kalıcı hale gelmesi ile pılılarını pırtılarını toplayıp beni terk etti.

Tahmin edersiniz ki bu taşınma öyle birkaç günde gerçekleşmedi. Ben yogaya sarılıp, disiplinle pratik yaptıkça ağrılar gitmekten başka çareleri kalmadığını anladılar. Üstelik beni terk eden sadece fiziksel ağrılar değildi, ruhumun ağrısı demek doğru olmaz, ağırlığı demek daha uygun olur. Zihnimi karıştıran olumsuz düşünceler de zaman içinde çekip gittiler. O zihin karışıklığı yerini sakin bir zihne bıraktıkça sanki hayatımdaki her şeyi daha net görmeye başladım. Bu nasıl bir şey biliyor musunuz? Hani fotoğraf çekmek için merceği netler ve her şeyi en küçük ayrıntısına kadar görürsünüz, işte tam da öyle bir şey. Ben artık yıllarca bakıp da, görmeyi bir türlü başaramadığım hayatın içindeki en ince ayrıntıyı fark ediyorum. Gerçekten görmek ne demekmiş öğreniyorum, sanki sadece gözlerimle değil kalbimle de görüyormuş gibi hissediyorum. Yaşamın içindeki renkler canlandı, daha parlak hale geldi; o parlak renkler hayatımı aydınlattı ve şimdilerde içime doğan en büyük duygu minnet olurken kocaman gülümsüyorum, tüm kalbimle gülümsüyorum. Yoga yapanlar ama gerçekten bütünü ile yoga yapanlar bilir bu bulaşıcı bir gülümseme, farkında olarak aldığın her nefesle bedeninden ruhuna ve oradan zihnine köprü kuran hayatına dolan rahatlığın gülümsemesi. Belki bu gülümseme, ruhumdaki sürekli uyuşuk, huysuz hali yok etti ve bunun sonucu olarak gelen hafifleme ile kendimi bir tüy kadar hafif hissetmekteyim.

Yıllar boyu sanki ruhuma tonlarca yük taşıtmışımda şimdi o ağırlıkları sırtımdan atmış gibiyim. Bugünlerde bana ait olmayan, benden kaynaklanmayan hiçbir yükü yüklenmiyor ve sorumluluğunu almıyorum. Yogamın ve sevgili Başak hocamın yardımı ile hayır demeyi öğrenmeye çalışıyor olmak bile benim için oldukça önemli kocaman bir adım. Bana ve hayatıma iyi gelmeyenleri ayıklamayı, onları yolun bir yerinde bırakıp devam etmeyi, benimle yürümek isteyenlerle, kendi sınırlarımıza saygılı bir şekilde birlikte kalmayı öğrenmek, ruhuma nasıl iyi geldi bilemezsiniz.  

Aslına bakarsanız fiziksel ağrıları bir yere kadar görmezden gelmeyi başarmak mümkün ama ruhun ağırlığını ve zihnin karışıklığını görmemek söz konusu değil. İçinde bir yerlerdeki bu sıkıntı hali sana boğazını görünmez bir el sıkıyormuş da nefes alamıyormuşsun gibi hissettiriyor. Ağrılardan ve ağırlıklardan kurtulman için sana yardımcı olacak bir şeyler arıyorsan eğer yogayı bir kez dahi olsa dene derim, sonuçta denemekten zarar gelmez. Kim bilir belki sana da iyi gelir.

Hoşça kalın. Sevgiyle kalın. Namaste.

Go to top