Bir geldi, bir gitti, sanırım artık geri dönmeyecek diye anlamsız bir hayale kapılmışken, tamamıyla bana taşınan menopozumu kapıda karşıladım.

Yapacak bir şey kalmadığını doktorum da onayladıktan sonra ümitle beklemekten vazgeçip, durumu kabullenmek biraz daha kolay oldu. Ne demişler, bükemediğin eli öpecekmişsin, birbirimizi kabul ettik ve birlikte yaşamayı öğrenmeye çalışıyoruz. Daha doğrusu baktık ki benim onsuz, onun bensiz olması artık söz konusu değil barış imzaladık. Ben onun etkilerini azaltmak için yogama sarılıyorum, ara sıra hafif bir sıcaklama dışında bana bir eziyeti yok. Öyle olunca onunla geçinmekte kolaylaşıyor, olumsuz düşüncelere geçit vermiyorum.

Her şeyin bir sonu vardı ve ben yeni bir dönemin başındayım, en başından süreci kabul etmeye başlamak işimi kolaylaştırıyor. Yumurta rezervlerinin tükenmesi öyle hayatın sonu falanda değil üstelik; karalar bağlamaya, ilaçlarla o döngüyü geri döndürmeye uğraşmaya gerek yok. Hoşça kal demek ve yeni dönemde kendine ve sağlığına odaklanmak çok daha iyi geliyor. Kadınlarda menopoz sonrası yaşanan sağlık sorunları, östrojenin tükenmesine bağlı olarak yumurta üretiminin durması ve adet döneminin sona ermesinden daha önemli problem teşkil ediyor. Menopoz döneminin kısa ve uzun dönemde sağlığımız üzerindeki etkileri hiçbir şey yapmadığında katlanarak çoğalıyor. Bu dönemle birlikte eklem ağrıları, kemik erimesi, metabolik hastalıklar gibi bir sürü problem hayatına dahil oluyor. Yaşamın yeni bir dönemecine geldiğinin ve hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının farkına vararak, bu farkındalıkla kendini gözetmen senin yararına oluyor. Bu zamana kadar fiziksel olarak bir şey yapmadıysan eğer, bu saatten sonra bir şeyler yapman gerektiğini anlaman ve ona göre hareket etmen gerekiyor. İlk önce biten süreçle vedalaşıyor ondan sonra hayatının bu yeni dönemini kucaklamayı öğreniyorsun.

Kendimi tükenmiş ya da eksik hissetmiyorum, zaten normal insanlardan çok geç hayatıma dahil olan süreç, otuz dört yıl boyunca benle kalmış ve ben bu arada üç çocuk doğurmuştum. Bu saatten sonra onunla selamı sabahı keserken, bana hediye ettikleri için kendisine müteşekkirim.   Bu süreçte sağlığımı korumak için daha fazla ne yapabilirime odaklanıyorum. Disiplinli yoga pratiklerim bu dönemde en büyük yardımcım. Aslında jinekolog bir arkadaşıma göre bu süreci bu kadar rahat geçiriyor olmamın en önemli sebebi yoga, yani kısacası aksatmadığım pratiklerim beni menopoz karşısında güçlü tutuyor. Ben asanaların içindeki dengeyle, hayatımı hizaya soktum, nefesle beraber anın içinde buluştuğum tüm asanalar beni sürecin zorlu etkilerinden biraz daha uzağa taşıyor.

Menopoz her kadın için farklı; kimisi çok ağır geçirirken, kimisi rahat bir şekilde atlatıyor ama bu dönemde kendin için bir şey yapmadığında ağrılar, sızılar hayatının içine yerleşebiliyor. O yüzden menopozdan değil, kendiniz için bir şey yapmamaktan korkun.Sağlıkla kalın, bir gün başınıza geldiğinde çok fazla itiraz etmeden kabul edin ve kendinize daha fazla özen gösterin. 

Hoşça kalın. Namaste

Go to top