31 Aralık günüydü. Dünyanın karla kaplı bir köşesinde, bir yılı daha geride bırakmaya birkaç saat kalmış üzereyken, karların üzerinde, yanımda ailem ayakta duruyordum. İki seçenek vardı;

ya odaya gidip yemekten önce birkaç saat dinlenecektik ya da biraz yürüyüş yapıp, sevimli hediyelik eşya dükkanlarına bakacaktık. Seçimi ben yaptım ve yönümü birkaç metre ilerideki hediyelik eşya dükkanlarına çevirdim. En fazla on adım atmıştım ki, iki ayağım birden kaydı, uçtuğumu ve sırt üstü yerde yatarken, kafamda uçuşan yıldızları saydığımı hatırlıyorum. Endişe ile bana bakan çocuklarım ve kocam, beni yerden kaldırmak için ne yapacaklarını şaşırmışken, tek istediğim kimsenin bana dokunmamasıydı. Biraz zamana ihtiyacım vardı. Bir seçim yapmıştım ve şimdi olan ile ne yapmam gerektiğine bakmalıydım…

Nefesime odaklandım, iyice normale döndüğünü hissettiğimde yavaşça sağ tarafıma döndüm ve çok dikkatli bir şekilde ellerimden destek alarak, dizlerimin üzerine oturdum. Yere kapandım, alnımı karların üzerine yere koydum ve ilk önce “balasana” yaptım. Belim rahattı, bir acı yoktu ve bu iyi bir haberdi. Sonra dizlerimi biraz açtım, azıcık canım yandı ve kollarımı öne uzatarak “shasankasana” ya uzandım. Alnım yerdeyken yaptığım bu asanalar bana hep güç ve enerji verir, durumla ilgili farkındalığımı artırır. Belimde büyük bir acı olmadığından emindim artık. Hissettiğim ağrı ve acı başka bir noktadan kaynaklanıyordu. Dizlerimin üzerine doğruldum, ellerimle yerden destek aldım ve bu kez eşimin de yardımıyla ayağa kalktım. Ağrı kalçamdaydı ve yürümek oldukça zor olacaktı anlaşılan…

Neyse… Bir şekilde yapılması gerekenler yapıldı ve ertesi gün zor da olsa gerçekleşen bir uçak yolculuğu ile evimize döndük. Çok şükür büyük bir hasar yoktu bedenimde, ancak iyileşmem bir ay sürdü. Bir ay boyunca hiç asana yapamadım ama yoga yapmaya devam ettim. Biliyorsunuz asana yoganın sekiz basamağından sadece biri, eğer asana yapamıyorsan bu yoga yapamadığın anlamına gelmez, sadece asana yapamazsın. Asana yapamadığım her gün, şükrettim beni yoga yoluna getiren hayata. Bedenimde büyük bir hasar oluşmamasının en büyük nedeniydi yoga. Başımda acıdan yıldızlar uçuşurken hiç panik yaşamamam, yerden kalkarken nasıl kalkacağımı ve sonrasında ne yapacağımı bilmemi sağlayan yegane yöntemdi yoga. İyileşme sürecinde, yine yoga sayesinde bedenimi bu kadar iyi tanıyor olmasaydım, süreç daha uzun olabilirdi. Sabırlı davrandım, acılarımı ve üzüntümü nefesimle iyileştirdim, kendimi kötü hissettiğim her an ya Karma Yoga yaptım ya da meditasyon. Ustamla, öğrencilerimle, yol arkadaşlarımla, sık sık beraber olmaya devam ettim…

Birkaç gündür de asana pratiklerime geri döndüm. Kendimi zorlamadan, bedenime iyi davranarak, büyük bir sevinçle ve şükranla yavaş yavaş tekrar yaşamıma girmelerinin mutluluğunu yaşıyorum şu günlerde.

Sevgili yoga… Bana neler kazandırdığının hep farkında olmaya özen gösterdim bunca zamandır. Ancak şu son yaşadığım deneyim, sana olan bağımı daha da güçlendirdi. Sen zihnimin öğretmeni, ruhumun dostu ve bedenimin şifacısısın. Lütfen benden ve tüm gerçek dostlarından vazgeçme…

Aşk olsun…

Go to top