ETKİNLİKLER

  • Gurudwara Yoga Ücretsiz Meditasyon


    Çarşamba 20.00 - Cumartesi 10.30 - Online
     
  • Gurudwara Yoga Ücretsiz Pay Günü


    24 Eylül 2021 - Online
     
  • Gurudwara Yoga 200 Saat Uzmanlık Programı Ocak 2022


    8 Ocak - 4 Nisan 2022




Bana artık "Hacettepeli Nâzım"ın annesi diyeceksiniz dostlar, yoldaşlar ✌️💜🧿

Kazandı! En çok okumak istediği bölümlerden birini, ilk tercihi Hacettepe Antropoloji bölümünü kazandı!!

Sen benim gururum, nefesim, cesaretimsin, yolun açık olsun 💜 Nâzım Özgün

-------

Twitter’da rastladım bu mesaja ve dikkatimi çekti. “Bu tweet dizisini göster” butonuna bastığımda okuduklarım benim de Hacettepeli Nâzım’ın annesi ile birlikte ağlamama sebep oldu. Anne-oğulun bu azim ve başarı hikayesini sizlerle de paylaşmak istedim.

Hiç bir söz o annenin ve Nâzım’ın duygularını kendileri gibi aktaramayacağı için sizleri onlarla baş başa bırakıyorum…

----

“Oğlum ve sayenizde ağlamaktan gözlerim şişti bugün!

Çocukken onu güldüreyim diye şebeklik yapardım, gülmeyi bilmezdi, sonra yastığıma yüzümü kapatıp ağlardım, o yüzden bana "Palyaço Anniş" derdi.

"Konuşamaz" demişti koca koca profesörler, taa 5 yaşında konuştu, çok ağladım.

5 ana okulundan "atıldı", 8 ilkokul onu istemedi, 9. ilkokulun ve şahane Gönül öğretmenin hikâyesini bu gece yazdı Nâzım Özgün, okuyuverin, ben okula başladığı gün tabii ki yine ağladım, ilk o gün söylemişti: "Sen şimdi mutlu mu ağlıyor, yoksa üzüntü mü var?"

Gönül öğretmenimiz olmasa, Nâzım bugün herkesin tanıdığı Nâzım olamazdı, burası kesin bilgi. Bu arada, Nâzım'ı her yıl okuldan attırmak için dilekçe veren, beni parmakla "işte otistiğin annesi" diye gösteren sayın veliler olmasaydı, ben de otizm aktivisti olmazdım, sağolsunlar!

Ama siz öyle anne-babalar olmadınız, olmayınız sevgili Twitter ahalisi -yani çoğunuz- çünkü 4+4+4 sistemi yüzünden küt diye ilkokulu bitince (!) bu sefer de ortaokul müdürcükleri "Biz öyle çocuk almıyoruz" diye karşıma dikildi. Haliyle yine ağladım ama Nâzım'a çaktırmadan.

"Ne demek takdirle ilkokulu bitirmiş çocuğu 5 okul almadı" diye sormuştu canım arkadaşım gazeteci Elif Key telefonda, "otizmli diye" dedim, sonra Elif bizim #Nazıma1OkulGerek kampanyamızı başlatan köşe yazısını yazdı: "Okullar 'öyle çocuklar' için açılmıyor"... Ertesi sabah, 9 yıl önce tam da bu haftalarda, otizmli Nâzım Özgün’e okul aradığımız Twitter kampanyasını bizim eve kamp kuran 3 arkadaşımla birlikte başlattık.

Her günün akşamında, yazılan yüzlerce tweete bakan Nâzım Özgün "Yarın bana okul bulacağız" diye uyudu, şimdi çok yakın dostumuz olan, o zaman tanımadığımız Twitter dostlarımızla Nâzım'a bir kaç hafta okul aradık. Hatırlayanlar el kaldırsın, ben herkesi hiç unutmadım!

Çıktığım TV yayınlarında hiç ağlamadım, ajitasyon sevmem, ama Nâzım her sabah "Beni isteyen okul yok mu?" diye sorduğunda ona çaktırmadan çok ağladım. İnsanı "uyumludur, ilkokulu başarıyla okudu, sorun çıkarmaz" diyerek çocuğunu pazarlamak zorunda bırakan bu sistem kahrolsun!

Müsaadenizle Nâzım Özgün söylemezsem kızar, benimle beraber medyayı seferber ederek #Nâzıma1OkulGerek diye uğraşanlara birer kalp 💜Özge Uzun, Hüseyin Tahmaz, Duygu Demirdağ, Umay Aktaş, İrfan Değirmenci. Ortaokula girsin diye çok uğraştığınız çocuk üniversiteli oldu, canım arkadaşlarım!

Aç parantez (Tabii o zamanlar ana akım medya full yandaş değil, adı muhalife çıkmış anne "oğlumu okullar almıyor" diyebiliyor ekranda, şimdi ancak internet medyasında, o da tanıdık varsa belki) kapat parantez.

Hepiniz tweet yazdınız, Türkiye otizmli bir çocuğun okulsuz kaldığını ilk kez sayenizde öğrendi, kampanya sayesinde Nâzım Özgün onu kabul eden TEK okulda 5. sınıfa mutlu başladı, Doğa Okulları öğrencisi oldu. İyi ki 💜 Sanırım bugünden önce ben en çok o gün sevinçle ağladım.

Onu sevip inanan, emek veren şahane öğretmenlerle lise hazırlık dahil 9 yıl geçirdi. O yıllarda arkadaşlar ve velilerle bazı nahoş sorunlar yaşadı ama bana neredeyse hiç yansımadı, çünkü Nâzım'ın deyimiyle "Otizm bilen öğretmenler ve arkadaşlar çok iyi birşey" 🎈

Ben yine aralarda tabii ki ağladım.

Pandemide online eğitimle çok zorlanan her gençten birkaç kat daha zorlanarak bu yıl üniversite sınavına hazırlandı. Ne engelli kotası istedi, ne özel sınav sınıfı... O'nun asık yüzüne, konuşamaz haline bakıp ben yine gizli saklı ağladım, çünkü ergenin önünde ağlanmaz yani, çok pardon!

A aaa, tabii ki lise mezuniyetinde ve YKS sınav günlerinde de ağladım, Nâzım'ı bebekliğinden beri tanıyan Emek Tatlı ile her dakika darladığım can dostlarım Birsen Avcı, Tania Taşçıoğlu Baykal, Yüksel Tür ve Alin Sönmez şahidim. 😉

Tweetlerim yüzünden hepinizi şahit yazarım bak:)))

Tercih haftaları ve bekleme süreci kabus gibiydi, zaten hepiniz sayemizde şahit oldunuz. Ay boynun varsa altında kalasın ÖSYM, bütün gençlere ve ailelere sabır taşı yutturdun, sistem net rezalet, ama bu başka hikâye.

Sabah beni 08:45'de telefonla uyandıran okul müdürümüz, tıpkı Gönül öğretmenim gibi "Her çocuğu okuturum" diyen Gökhan Eroğlu, "Çocuğumuzu Hacettepe Antropoloji'ye gönderiyoruz, ilk tercihini kazandı Nâzım Özgün!" dediğinde haliyle yine ağladım. (Gökhan Hocam, hakkınız ödenmez!)

Tam 16 yıl önce, Nâzım Özgün'e otizm labirentinin dehlizlerini bilimin ışığıyla açan Prof. Dr. Barış Korkmaz'ın verdiği rapor elinde, Cerrahpaşa'nın kapısında yere oturup ağlayan, hiçbir şey bilmeyen annenin ağlaması gibi değildi bugünkü ağlamam...

Hayat bana Nâzım Özgün ve ona emek veren, inanan, sorgulamadan, yaftalamadan sadece destek olan HERKES sayesinde, bugünü gösterdi. 🙏

16 sene önce hastane kapısında oturan 33 yaşındaki yalnız kadını şimdi görsem, kocaman sarılıp "Sakın çocuğundan vazgeçme, pes etme" derim.

Hikâyenin sonu: Nâzım "Ben öğretmenimi ve o öğretmeni bana bulan seni yazdım, sen de annelere yaz" dedi son kadehi bitirirken bu gece -çünkü kendime rakı içecek insan büyüttüm-, oğlum benim öğretmenim, o yüzden becerebildiğim kadar yazdım.

Canım kızkardeşlerim, otizmli, Down'lu, CPli çocuğu olan, bir kağıt parçasında "Çocuğunuz X farklı gelişimli" yazan anneler: Gücünüz önce kalbinizde, sonra aklınızda💜 Pes etmek yok, hayır'ı cevap kabul etmek yok, mucize yok, iyileştirmek yok, son şansı yaratmak var!

Başka bir dünya, nalet Türkiye şartlarında bile otizmi hastalık görmeyen başka insanlar, başka öğretmenler, başka can dostlar, başka bir mücadele mümkün! Ne yapacaksak beraber yapacağız, başka Nâzım'larla benim gibi "Ne güzel ağladım" diyen anneler mümkün. 💜🙏

Nâzım gibi bitireyim, okuyan herkese teşekkürler, uzun oldu biraz ama bu çok uzun ve zor bir yolculuktu, iyi ki de öyle. 🙏

Okullar açılırken Nâzım Özgün ile yazdıklarımızı paylaşırsanız, birkaç farklı deniz yıldızı daha kurtarırız, çünkü hayat rengârenk daha güzel. ✌️💜

M.İrem Afşin

 

Ve hikayeyi bir de Nâzım’dan dinleyelim:

“Size eski ama çok gerçek bir hikâyem var, özellikle ilkokul öğretmenleri okursa çok sevinirim.

Fotograftaki ilkokul öğretmenim, Gönül Sözöz ❤️

Hiç otizmli öğrencisi olmamış 25 senelik ilkokul öğretmeniydi. "Çok çocuk okuttum, otizm bilmem, ama anlatırsan okuturum" demiş anneme.

 

Gönül öğretmenim ve müdürüm Hasan öğretmenim sayesinde 8 okuldan geri çevrildikten sonra kaynaştırma ile ilkokula başladım. Otizmli ve hiperaktiftim, az konuşuyor ama okuyup yazabiliyordum, BÜYÜK harflerle:)

Gönül öğretmenim kocaman sarıldı ilk gün, önce ittim onu, annemle ev ablam dışında kimse dokunamazdı bana. "Sen bana alışacaksın çocuğum, bana otizm öğretirsen ben de sana okumanın zevkini öğreteceğim" dedi, HİÇ unutmadım. Gözünün içi gülüyorsa kötü bişi olmaz diye düşündüm.

Ders 45 dakika, ama 45 dakika oturup derse konsantre olamam ki? Sürekli kalkıp dolaşıyorum, tabii arkadaşlar da beni görüp kalkıyor, sınıf 35 kişi, Gönül öğretmenim n'apsın. 🙃 Dedi ki, bu böyle olmaz, kurallar var, öğrenmen lazım. Kural severim laf aramızda, hayatı kolaylaştırır :)

1.haftanın sonunda veliler ben sınıftan atılayım istiyor, annem ısrarlı, Gönül öğretmenim "Hallederim" dedi. "Her dersin başında tüm arkadaşlarının kalemlerini topla, git çöp kutusunun başında aç, sınıfı dolaşıp dağıt, ama bir daha derste ayağa kalkmadan dinleyeceksin" dedi.

Size bir tüyo: Bir otizmliyle arkadaş olmak istiyorsanız, anlaşma yapın, karşılıklı olursa anlaşma severiz 😉 Her ders arkadaşların kalemlerini topladım, açtım, hepsinin adını hemen öğrendim, hafızam iyidir, hiç karıştırmadan dağıtınca daha az dalga geçtiler. Nasıl çözüm ama?

4 sene fırsatını bulunca ya dalga geçtiler, ya dövdüler, ya da eşyalarımı kaçırdılar. Ama arkadaşların bir kabahati yok, anneleri babaları "uzak dur o otistikten" dediler hep, yanımda duran arkadaş varsa annesi gelip çekiştirip aldı hep. Ben de baktım, bence bir farkımız yoktu?

Tabii o zaman otizm nedir, ben kimim bilmiyorum. Ama Gönül öğretmenim biliyordu. Okumayı, el yazısını, kurallara göre yaşarsam hayatın daha kolay olduğunu öğretti. Velilerin karşısına dikildi, "Hepsi benim çocuğum, burası benim sınıfım, siz anca kapının dışında beklersiniz" dedi.

Hangi çocuk bana vurduysa "Dövemezsin, çünkü şiddetle hiçbir şey çözülmez" dedi. 3. sınıfta -o zaman SBS vardı- Türkiye birincisi oldum deneme sınavında, "Gönül hanım iltimas geçmiştir"diyen velilere "Hepinizi Milli Eğitime veririm, Nâzım bütün soruları çözdü" dedi. Bence yapardı!

4. sınıfta, bir yıl daha ilkokul var sanırken ben, hop 4+4+4 sistemi geldi. (Ben doğduğumdan beri 19 yıldır RTE var, tüm MEB sistemi değişiklikleri bana denk geldi, kısmet!)

Küt diye mezun oldum, hem de okul ikincisi!

Son karnemi  ve diploma yerine geçen kağıdı verirken, "Okulu siz varsınız diye sevdim, iyi ki siz benim Gönül öğretmenimsiniz" dedim, "Çünkü sen bana az konuşsa bile bir öğrencinin ne çok öğrendiğini gösterdin çocuğum, iyi ki öğrencim oldun!" dedi, sonra da emekli oldu.

Sonra ortaokul bulamadık, okul müdürleri "öyle çocuk almıyoruz" dediler, o başka hikâye şimdi, merak eden #Nâzıma1OkulGerek etiketine bakabilir, Twitter'dan herkesle beraber bana okul aradı annem İrem Afşin.

Beni kabul eden tek okul Doğa Koleji'ne başladım, tam 9 yıl sonra Haziran sonu Beyoğlu Doğa Koleji’nden takdirle mezun oldum, bugün Hacettepe kazanmış otizmli/Aspergerli Nâzım işte benim. ✌️

Çünkü canım Gönül öğretmenim "Ben seni okuturum çocuğum" dedi, hepsi bu❤️

Yeter ki ENGEL olmayın!

 

Okuduğunuz için teşekkürler, uzun oldu ama böyle yazabilmeyi öğrenmem de uzun zaman aldı 😉

Okullar açılırken paylaşıp, özellikle ilkokul öğretmenleri ile "çocuğumun sınıfında otistik olamaz!" diyerek çocuklarına yanlış örnek olan velilerin sayfalarına düşürürseniz, şahane olur.❤️”

Nâzım Özgün İpek



SİTEDE ARA

ASANA

Boyun - Omuz Esnekliği İçin Yoga


Stresi ve gerginliği en çok tutan yerler boyun ve omuzlarımızdır çünkü farkında olmadan, gerildiğimiz her an omuzlarımızı sıkar boynumuzu içine çekeriz; adeta kendi bedenimize girmeye çabalar vücudumuzu kapatırız.

 

Bakasana


Karga pozu olarak bilinen bir asanadır.

Kargalar, keskin gözleri en az gözleri ve gagaları kadar sivri zekâlarıyla da ünlüdür. Karga pozu her şeyin ötesinde beden ve zihin dengesini güçlendirir.

 

Surya Namaskar


Surya Namaskar, Vedik Çağ’ın aydınlanmış bilgeleri tarafından kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. 

MEDİTASYON

Zeytin Ağacı


Yoga inzivasında meditasyon sonrası yine içimi dökmek, neler yaşadığımı yazmak için sabırsızlanırken onu gördüm… Zeytin ağacı 😀

 

Nefeslerin Arasındaki Sessizlik

 
Sessizlik, insan varlığının öylesine yoğun ve derin bir deneyimidir ki, ancak sessizliği anladığımızda büyük aziz ve bilgelerin zihin ve ağızlarından insanlığa akan ilhamı anlayabiliriz.

 

Sushumna Uyanışı

Yogik metinlere göre 72 000  tane nadi yani enerji kanalı vardır. Bunların arasında ida, pingala ve sushumna en önemli olanlardır. Zihin dışa dönük olduğu sürece sadece ida ve pingala aktif kalır.

NEFES

Nefes : Hayatın Kaynağı


Tıbbi literatürde nefes ile ilgili bir sürü akademik yazı bulabilirsiniz, eğer hekim ya da benzer bir meslek grubundan değilseniz, bu yazıları okuduğunuzda kendinizi uzaylı gibi hissedersiniz, kullanılan tıbbi dil size yabancıdır, anlamaktan çok kafanız karışır.

 

Sabit Duruş: Nefes Farkındalığı İçin Altyapı


Nefes Bilimi: Yüksek Farkındalığa Açılan Kapı
Nefes farkındalığı, meditasyonun olmazsa olmaz bir parçasıdır. Gerçek meditasyon okulları, öğrencileri ileri meditasyon tekniklerine yönlendirmeden önce nefes farkındalığı öğretir ama bazı modern okullar, bunun önemini kavramada başarısız olmuşlardır. Bu nedenle öğretmenler, öğrencilerini daha derin meditasyon durumlarına yönlendiremezler. 

 

Pranayama'nın Sinir Sistemimiz Üzerindeki Etkileri - Bölüm 2


Son yıllarda özellikle yoga ve Pranayama'nın beynimiz ve sinir sistemimiz üzerindeki etkileri konuşuluyor. Pek çok workshop, eğitim ve benzeri platformlarda teoriler, hatta öğretiler mevcut. Peki bilim perspektifinden Pranayama süreci nasıl işliyor?

ABONELİK

  

 

İLETİŞİM

Go to top