1990 ilkbaharı, UPENN'deki 1 senelik misafir asistanlığımı bitirip Cerrahpaşa'ya yeni dönmüşüm. Kıdemli asistanlar olarak kliniğin tüm yükü bizde.

Bir akşamüstü hocaların bulunduğu bölümün kıdemli "onbaşısı"  Nuri efendi bize tahsis edilmiş odaya telaşla girip "Hocalarım, Demircan hoca grubun başasistanlarını çağırıyor, acilmiş" dedi. Demircan hoca çevresi çok geniş, klasik "ameliyatçı" diye bilinen ve bize sürekli vakalar verdiği için çok sevdiğimiz bir hocamızdı. 3 kişi telaşla odasına koştuk, bazen özel hastanelerde yaptığı ameliyatlarda komplikasyon çıkarsa bizi de yanına alarak bakmaya giderdi, gene öyle bir durum diye düşündük. Her zamanki güler yüzüyle "Geçen aylarda benim arkadaşım, ... şube genel müdürü ...'ın yeğeninin ameliyatını hanginiz yaptı çocuklar" dedi, "Bademcik ameliyatıymış, 21 yaşında erkek hasta, Haseki'ye yatırmışlar dün, meğer AIDS'miş, tüm ameliyat ekibinin de test edilmesi gerekecekmiş."

Panik içinde ameliyathane kayıt defterine bakmaya koştuk, ülkeye AIDS'in gelişi pek yavaş olmuş, yakın zamanda bir doktor ülkedeki ilk hastayı, hastanın kişilik haklarını hiçe sayarak gazetelerden birinde paylaşmış ve ön sayfanın tamamını kapmıştı. Defterden tüm bademcik ameliyatlarının listesini çıkartıp hocaya geri döndük, hiç birini ben yapmamış olduğum için rahatlamıştım. Hoca telefondaydı, bitince bize dönüp " Bademcik değilmiş, deviasyonmuş ameliyat, Doğan sen yapmışsın" dedi gülerek. Kafamdan aşağı kaynar sular döküldü, sık sık kendimizi kesebildiğimiz ameliyatlardandı bu girişim, hastalığı kaptıysam yeni hamile eşime, hatta bebeğe bile bulaştırmış olma olasılığım vardı, tüm yaşantımın tatsız bir sona gitme olasılığı ile, "Hocam bana bulaşmışsa valla ısırırım sizi "dedim. Hemen hemşiresinden anesteziste tüm ekip test yaptırdık ve 4-5 gün sürecek sıkıntılı bir bekleyiş başladı, bu arada Haseki'deki özel AIDS koğuşuna yatan hastanın ölmesi moralleri daha da bozdu.

İki gün sonra bir cumartesi sabahı erkenden kapının çalmasıyla uyandım, kapıda elinde bir buket çiçekle ameliyatta bana asistans yapan ... isimli asistan duruyordu. Çekingen bir ifadeyle "Hocam ikimizin de pozitif çıktığını söyledi ..abi bana" dedi, "Siz yarın ABD'ye tedaviye gidiyormuşsunuz, benim vizem yok, siz yardımcı olmazsanız vermezler de diye düşünüyorum, lütfen bana da yardımcı olun." Gülesem mi, ağlasam mı, çiçekleri kafasına patlatsam mı bilemedim. Çok saf, bilgisiz ama iyi niyetli bir arkadaştı, eşek şakası sever bir arkadaşımız çocuğu fena kandırmıştı. Test sonuçlarının daha çıkmadığına ve bir yere gitmediğime ikna edene kadar çok dil döküp yolladım zavallıyı. 3-4 gün sonra hemşire dışındaki hepimizin test sonuçları negatif geldi, hemşire hanım daha da hassas ikinci testin sonucu gelene kadar da hiç birimiz tam rahatlayamadık.

Bu hafta çok da bilindik olmayan bir tıp dergisinde Los Angeles'te özellikle bağışıklık yetmezliği olanlarda görülen nadir bir akciğer enfeksiyonunun yakın zaman dilimi içinde 5 eşcinsel erkekte teşhis edilmesi yönüyle özellik taşıyan bir makalenin yayınlanmasının 40. yılı. AIDS hastalığının ilk bilimsel dökümanı sayılıyor bu yayın, araştırmalar önceki yıllardan da benzer olgular bulsa bile.

Hastalığa neden olan virüsün 1984 yılında tanınması süreciyle başlayan bilimsel ilerlemeler, uzun yıllar %100'lerde seyreden ölüm olasılığının tedaviye ulaşabilen ve parası yetenler için bugün neredeyse tamamen ortadan kalkmasıyla sonuçlandı. Tanındığı yıllardan itibaren bir çok sosyal, sınıfsal olayın ve komplo teorilerinin merkezinde yer alan hastalık 1981'den beri yaklaşık 40 milyon kişinin ölümüne neden oldu. Artık sosyal medyada neredeyse adı bile anılmayan hastalık aslında tedavi olasılığına rağmen eskisi kadar can almaya da devam ediyor ama ölenlerin çoğu Afrika'da, Brezilya'da ve diğer "diğer" ülkelerde olduğu için "başkalarının pandemisi" olarak pek ilgi çekmiyor . Geçen seneki tahmin 2020'de yaklaşık 800.000 kişinin AIDS'den öldüğü ve halen 45 milyon kişinin AIDS hastası olarak yaşadığı.

"Başkalarının pandemisi" olunca mecburen pek uzun sürmüyor hastalığın şöhreti, korkarım Covid de yakın bir gelecekte aşıya ulaşamayan ve insanların halen yuvarlak rakamlarla öldüğü o "diğer" ülkelerde hükmünü sürmeye devam edecek.

SİTEDE ARA

Go to top