Bir avcı balta girmemiş ormanda yolunu kaybeder.
Üç gün süreyle ne yer, ne içer, ne de konuşacak birine rastlar. İyiden iyiye paniğe kapılır. Üstelik uyuyamaz da. Her yer yılan, çıyan, sırtlan doludur.
Dördüncü günün sabahında bir adama rastlar.
Delicesine sevinir.
Yerinden ok gibi fırlayıp adama sarılır.

Aynı duyguları karşısındaki de paylaşır; mutluluktan kuş olup uçacaklardır neredeyse.

Neden sonra biri, akıl edip diğerine sorar: "Neden bunca çıldırasıya sevindin?"
Yanıt ürütücüdür:

"Neden olacak, yolumu kaybetmiştim; tek umudum birine rastlamaktı. Bu da sen oldun."

Soruyu yönelten pişman olmuştur; şunları söyler:
"Ben de kaybolmuştum. Demek boşu boşuna sevindik. Coşkumuz kısa sürecek anlaşılan. Sonuçta, ikimiz birlikte kaybolmuş durumdayız. Birbirimize fazla bir katkımız olmayacak."

Go to top