Büyük bir japon bilgesi, çölde kumlar üzerinde oturmuş meditasyon halindedir…
Adamın biri, ona yaklaşır ve şöyle der:
– Beni öğrencin olarak kabul et. Bilge, parmağıyla kumlar üzerinde düz bir çizgi çeker ve şöyle der:
– Kısalt!
Adam, avuçlarıyla çizginin yarısını siler.
Bilge der ki:
– Git, bir sene sonra tekrar gel.
Bir yıl geçer. bilge, yine bir çizgi çizer ve der ki:
– Kısalt!
Adam, bu kez çizginin yarısını avucu ve dirseğiyle kapatır.
Bilge, gene kabul etmez ve der ki:
– Git, gelecek sene gene gel.
Gelecek yıl olur. bilge, tekrar kumların üzerine bir çizgi çeker ve adamdan onu kısaltmasını ister.
Bu kez, adam der ki:
– Bilmiyorum.
ve Bilge’den cevabı kendisine söylemesini rica eder.
Bilge, çizginin yanına daha uzun bir çizgi çeker ve der ki:
– Şimdi kısaldı.
Bu hikaye, japon kültüründe ilerlemenin yolunu gösteren sırlardan biridir.
Düşmanlığa ve diğer insanlarla boğuşmana hiç gerek yok, çünkü olgunlaşıp ilerlemenle onlar kendiliğinden yenilgiye uğrarlar.
Peki olaylar bizde nasıl yorumlanıyor?.. 
Öyleyse Can Yücel’in olduğunu bildiğim  bir kaç dize ile bitirelim hikayeyi… 
Yakın zamandan bir hatırlayış belki eve yakın yerden  bir ipucu verir bize.
'Kendine bak kendine… 
Özüne. Sözüne. Benliğine. 
İlgilenme kimseyle.
Kim ne yemiş, ne giymiş 
Bundan sana ne. 
Sen kendini besle. 
 
Bilgiyle, Sevgiyle, Şefkatle. 
 
Ancak o zaman ulaşırsın, "İnsan" olmanın erdemine. '
 
Can Yücel
Go to top