Soru: Neden topluluğunda vejetaryen olmayan yiyeceklere izin vermiyorsun?

Osho:

Ashramda vejetaryen olmayan gıdalara izin vermememin sebebi din değil, bu tamamen estetik ile alakalı. Eğer vejetaryen olmayan yemek yerseniz aydınlanamayacağınızı düşünenlerden değilim. İsa aydınlandı, Muhammed aydınlandı, Ramakrishna aydınlandı ve bu konu hiç sorun olmadı. Vejetaryen olmayan yiyecekler yiyebilir ve yine de aydınlanabilirsiniz yani bu dinsel bir sorun değil. Bana göre bu tamamen estetiksel bir sorun.  İsa et yemeye devam ettiği için bana pek de bir estetik algısı varmış gibi gelmiyor. Dindar olmadığını söylemiyorum, en az Buddha kadar dindardı ama bir şey eksikti.  Ramakrishna balık yemeye devam etti, bu sadece estetik değil, biraz çirkin duruyor.

Tehlikede olan aydınlanma değil ama şiirselliğin ve güzellik algın tehlikede. İnsanlığın tehlikede, insanüstülüğün değil. Bu nedenle benim ashramımda buna izin yok ve olmayacak da. Bu bir güzellik meselesi.

Eğer şunu anlarsan pek çok şey senin için netleşecektir. Bu ashramda alkole izin verilebilir ama ete asla; çünkü alkol vejetaryendir, sadece fermente edilmiş meyve suyudur. Ve bazen biraz sarhoşluk büyük bir şiirsellik yaratır. Bu mümkün, buna izin verilmeli. Yeni komünde bir barımız olacak – Ömer Hayyam. O, sufi bir azizdir, aydınlanmış bir sufidir.

Ama ete izin verilemez, o çirkindir. Sadece, yemek için bir hayvanı öldürmek, bu fikrin kendi güzel değildir. Buna hayvan öldürüldüğü için karşı değilim. Çünkü hayvanın içindeki öz olanı öldüremezsin ve öldürdüğün parçası da zaten bir gün ölecektir. Bu nedenle bu açıdan bir sorun yok, benim için dert değil.

Sorun, hayvanın ölmesi ve öldürmenin kötü olması değil, hayır. Sorun, hayvanı senin öldürmen, senin. Ve sadece yemek için mi? Bütün o güzel vejetaryen yiyecekler dururken mi?  Eğer vejetaryen yiyecekler yoksa o başka ama mevcutlar. O zaman neden? Neden bir bedeni yıkıyorsun? Ve eğer hayvan öldürebiliyorsan neden yamyam olmuyorsun? Bir insanı öldürmekte yanlış olan nedir? İnsan bedeninden elde edilen et sana daha uyumlu olacaktır. Neden insanları yemeye başlamıyorsun? Bu da estetikle, güzellikle ilgili bir soru. Hayvanlar kardeşimizdir çünkü insan onlardan geldi. Onlar bizim ailemiz. Bir insan öldürmek sadece gelişmiş bir hayvan öldürmektir veya bir hayvan öldürmek henüz evrimleşmemiş ama yolda olan birini öldürmektir. İkisi de aynı. Birinci sınıftaki bir çocuğu öldürmek ya da üniversite son sınıftaki bir genci öldürmek arasında pek bir fark yok. Hayvanlar, insan olmaya doğru yol alır ve insanlar da bir zamanlar hayvandı. Bu sadece bir güzellik, estetik sorunu. Neden karını öldürüp yemiyorsun? O çok güzel ve tatlı…

Bir arkadaşım, bir yamyamın yanına gitmiş, ona yemek hazırlanmış ve arkadaşım daha önce hiç böyle bir şey tatmamış. Bir yemeğin bu kadar lezzetli olabileceğini daha önceden hayal bile etmemiş. Giderken yamyama: “Yemeğe bayıldım. Bir yemeği daha önce hiç bu kadar beğenmemiştim. Bir dahaki gelişimde lütfen aynısından yap.” demiş. Yamyamsa: “Bu biraz zor çünkü tek bir annem vardı.”

Neden anneni yiyemeyesin? Neden kocanı ya da çocuğunu yiyemeyesin? Hem de çok lezzetli… Sorun dinsel değil, bunu sana tekrar hatırlatmak istiyorum, sorun estetik. Estetik bir insan hayatın güzel kaldığını görür, hayatın çirkin ve kabus olduğunu değil.

Ama Chinmaya’nın zihninde yükselen bu soru bir şeyler anlatıyor. Hindistan’da vejetaryen olanlar gerçekten vejetaryen değillerdir. Sadece vejetaryen bir ailede doğmuşlardır, o nedenle vejetaryenlik onlara dayatılmıştır. Doğal olarak meraklanırlar, diğer şeyleri de tatmak isterler ve geri kalan dünyanın vejetaryen olmadığını, insanların keyif aldığını düşünürler. Vejetaryen olan çok fazla şey kaçırdığını düşünür. Bu soru bundan ortaya çıktı. Meditasyon ile hiçbir alakası yok. Et yiyip medite olabilirsin. Et yiyip sevebilirsin. Sevgi ile de bir alakası yok. Lakin kendin hakkında bir şeyi göstermiş olursun; inceliksiz, kaba, ilkel kültürsüz, medeniyetsiz, uygarlaşmamış olduğunu ve hayatın nasıl olması gerektiğine dair bir algıya sahip olmadığını. Vejetaryenlik, estetik algıdan doğmuştur. Din ile bağdaştırılmış ve kaybolmuştur.

İnsanlar bana gelip sorular soruyor, bir Jaina bana gelip şunu sordu: “İsa’nın aydınlandığını nasıl söylersin? O bir et yiyiciydi”. Sorusu mantıklı çünkü o et yiyenlerin aydınlanamayacağını düşünüyor. Et yiyenler aydınlanabilir, aynı şair olmayanların aydınlanabileceği gibi. Bu bir engel değil. Güzellik algısı olmayanlar, bir güldeki güzelliği görmeyenler aydınlanabilir. Ayın güzelliğini görmeyenler aydınlanabilir. Beethoven’in müziğinin tadına varmayanlar aydınlanabilir. Lakin, İsa kaba bir şey gösteriyor. Belki de mümkün değildi, etrafında sadece et yiyenler vardı. Vejetaryen olmak onun için zor hatta imkansız olurdu. Ama yine de bu sorunun üstesinden gelmek lazım.

Hatırla, benim tüm yaklaşımım entegre bir yaklaşım.  Meditasyon gereklidir ve şiirsellik de gereklidir ve estetik ve din ve müzik ve sanat. İnsan pek çok boyutta entegre bir şekilde evirilmelidir. Tüm taç yapraklar açıldığında nihai çiçeklenme gerçekleşir. Böylece hayattan daha büyük bir zevk ve coşku elde edilir.


 

SİTEDE ARA

Go to top