Üç şey önemlidir: ilki görevini sevmeyi öğrenmek, ikincisi ise dünyadaki her şeyin bir araç olduğu ve hiçbir şeyin sahip olunması için var olmadığı anlayışını öğrenmektir.

Üçüncüsüne gelince, her koşulda mutlu olmayı hatırlamaktır. Nereye gidersen git, ne yaparsan yap, sabah, öğlen ve akşam her koşulda mutlu olmayı öğrenmektir. Bunu, asla unutma!

İnsanların mutluluk olarak değerlendirdikleri şeyler kavramlardır ve bu kavramlar, yaş ve tecrübeye göre değişmektedir. Bazı insanlar hallerinden memnundurlar, bir şeye sahip olsalar da olmasalar da. Diğerleri ise ne kadar çok şeye sahip olurlarsa olsunlar asla hallerinden memnun değillerdir.

Mutluluk, ne istediğiniz değil; elinizde olanı istemektir.

Hindistan’da bazı köylerde hala, atlar ve boğaların tekerlek çekerek yukarıya su taşıdığı bir kuyudan su çekme yöntemi kullanıyorlar. Bir gün, ormandan geçen bir atlı yorulur ve susar. Atına su içirmek için kuyuya gider. Kuyudan suyu çeken mekanizma çok fazla gürültü çıkarmaktadır ve bu gürültü çok rahatsız edicidir. Atlı, atını kuyunun oraya götürdüğünde, at oradan kaçmak ister.

“Lütfen şu sesi kesin, atım kaçıyor” der atlı adam.

Diğer adam “Ses kesilirse, su da kesilecektir.” diye yanıtlar.

Atlı adam “Ne yapmalı?” diye sorar.

Diğer adam “Atın için öyle bir koşul yarat ki, bu durumda su içebilsin”

Sen de bu dünyada öyle bir koşul yaratmalısın ki mutlu bir şekilde yaşayabilesin. Bu, insanî çaba gerektirir. Aksi takdirde, su kesilecektir. Hepiniz sesi, gürültüyü, kirliliği durdurmak istiyorsunuz. Ama hiçbir şeyin olmadığı bir ormana da gitseniz, rüzgarın hışırtısı ve uğultusundan rahatsız olursunuz.

İçeride huzur olmadığı için hiçbir yerde huzuru bulamazsın. Huzur, hiç kimsenin ses çıkarmaması anlamına gelmez. Ses, devam edecektir. Sen, yine de, içeride huzurlu olmalısın. Sen her koşulda, her ne olursa olsun huzurlu olmalısın.

Mutluluk kavramınla ilgili bir sorun var. Mutlu olmak için bir nesneye ihtiyaç duyarsın ve sonra o nesneye bağımlı hale gelirsin.O nesneyi ararsın ve onu elde etmek için çok uğraşırsın ve sonra hayal kırıklığına uğrarsın çünkü hiçbir nesnenin sana mutluluk verme kapasitesi yoktur. Mutluluk, yaratman gereken bir kavram, içsel bir durumdur. Mutluluk, hayatın her anının tadını çıkarmaktır.

Düşüncelerinden acı çekiyorsun. Zihin, tıpkı minik bir cetvel gibidir, varlığının daha derin seviyelerini ölçecek ya da idrak edecek güce sahip değildir. Zihin ve kalp birlikte, sistematik bir şekilde memnuniyete erişmene yardım edebilir.

Memnuniyet, geliştirilmesi gereken ilk ve en önemli erdemdir. O, ancak sonuçları için kaygılanmadan, görevlerini tüm kapasiteni kullanarak yerine getirdiğinde gelir. Bu, öyle bir erdemdir ki arayana her zaman yardım eder ve asla hayal kırıklığına uğratmaz.

Dengeni bozmaması ve hastalık yaratmaması için zihninde kararsız düşüncelere yer verme. Hayat çok kısa ve “Yaşamın Efendisi”ni hatırlayarak ve her zaman bedeninin onun yaşayan varlığının bir tapınağı olduğunu kabul ederek hayatın her anının tadını çıkarmayı öğrenmelisin.

“Yaşamın Efendisi” aşktır. Asla üzülme. Mutlu ol ve mutluluğunun kıymetini bil. Gelecek endişesi olmadan neşeye dal. Neden ciddi kalasın ki? Neşeye dalmayı ve her zaman gülümsemeyi öğrenmene izin ver. Tanrı seni kutsasın.

Mutluluk içimizdedir ve kaynak; bilincin, sevginin ve bilgeliğin merkezidir.

Swami Rama

Çeviren: Gözde Anagün
Kaynak : https://www.gurudwaraashram.com/hakkimizda/spiritual-rehberlerimiz/swami-rama-dan/229-mutluluk-içimizde



Go to top