Üç şehir iyi hedef alınmış tek bir ok tarafından yok edildi!
Linga Purana’da anlatılan hikaye hepimizle bağlantılı çünkü siz ve ben bu şehirlerde yaşıyoruz.

Hikaye, Danava kardeşler denilen nahoş üç karakterle başlıyor. Bu kardeşlerin babaları, başarısız bir "evreni fethetme" denemesinde öldürülür. Kardeşler bu fetih isteklerini daha zekice başarmak konusunda kararlıdırlar. Böylesi büyük hırslar için güçlü müttefikler elde etmek önemli olduğundan, Tanrı’yı kendi taraflarına çekmeye karar verirler.

Kardeşler yıllarca yoğun bir şekilde sofu yaşam biçimini uyguladılar. Sonunda Yaratıcı Brahma onların bu azminden etkilendi ve onların önünde maddeye büründü. “Aferin, öz kontrol sayesinde büyük bir iyi karma havuzu oluşturdunuz. Şimdi bana ne dilediğinizi söyleyin ve ben de bunu gerçekleştirmekten mutluluk duyacağım.”

Ne yazık ki feragat, büyük bir irade inşa etmeyi sağlasa da, kalbi saflaştırmak zorunda değildir. Kardeşlerin arzuları tamamen bencilceydi ve alçak ana planlarının bir parçasıydı.

“Bizi ölümsüz yap!” diye haykırdılar.

“Üzgünüm ama bu mümkün değil.” diye cevap verdi Brahma. “Kimse sonsuza kadar yaşamaz. Evrenin kendi bile, milyarlarca ve milyarlarca yıl sonra, fesih olur. Başka bir şey isteyin.”

Danavalar kendi aralarında tartışıp yeni bir plan geliştirdiler.

“Senin lütfunla, Lord Brahma” dediler, “Her birimiz başka bir şehirde yaşamak ve bu şehirlerin uzayda farklı yönlere hareket etmelerini istiyoruz. Çok ender olarak tek bir hizaya denk gelsinler. O sırada ve sadece bir düşman, bu üç şehri de delip geçecek bir ok atabilirse, bizler yok edilebilelim.”

“Öyle olsun!” dedi Brahma

Danava'lar tatmin olmuş bir şekilde öyle bir durum tasarladıklarını düşündüler ki, kimse onları öldüremeyecekti. Yetenekli mimar Maya bu üç şehri tasarlaması için tutuldu. İlk şehir altındandı ve göklerde uçuyordu. İkincisi gümüştü ve atmosferin alt katmanlarında süzülüyordu. Sonuncusu demirdendi ve Dünya yüzeyinde kaymaktaydı.

Danava'lar, bu zapt edilemez kalelerden etraflarındaki pek çok krallığa saldırılar düzenlediler. Ama karma kanunlarını anlamışlardı ve ruhsal çalışmalarına devam etmişlerdi. Bu çalışmalar sayesinde geliştirdikleri kuvvet ve konsantrasyon onları neredeyse yenilmez kılmıştı.

Danava'lar zafer üstüne zafer kazandılar ve rehavete kapıldılar. Üç şehrin hizalanacağı gün yaklaşsa da kardeşler endişelenmediler. Ruhani yaşama olan bağlılıklarını ve Lord’un onlara lütfederek bu gücü ve zenginliği verdiğini unutarak, her şeyin altından kalkabileceklerine karar verdiler. Hayatları gitgide daha disiplinsiz bir hal aldı ve zihinleri onlara verilen bu mevkiinin getirdiği zevklerle gitgide daha meşgul hale geldi.

Kardeşlerin düşmanları arasında ışıyan varlıklar olan Deva’lar vardı. Bölgeleri Danava'lar tarafından ellerinden alınmıştı ve geri almakta kararlıydılar. Tam bir iman ve adanma ile aşkın hakikat Lord Shiva üzerine meditasyon yaptılar.

“Tüm varlıkların İçsel Benliği önünde eğiliyoruz.” diye dua ettiler. “Kalbin mağarasında yaşayan üstün yogi! Sen tüm evrenden daha engin ve atomdan daha küçük görkemli bir varlıksın. Sen kendinden var olan hakikatsin, on milyon güneş gibi parlaksın. Tüm elementler ve varlıklar senden zuhur eder. Nasıl ki yükselen dalgalar okyanusta dinerse zamanın sonunda her şey geri seninle birleşecek. Lütfen topluluğumuzun güvenliğini ve refahını geri getir!”

Sonsuz lütfundan dolayı Evrenin şekilsiz Lordu, Deva'ların önünde cisme büründü, yanında Dünyaların Anası olan eşi ve her zaman emrindeki enerji alanları olan hizmetçileri Ganalar ile.

“Danava'ları ve şehirlerini yok edeceğim.” diye söz verdi Shiva.

Üç şehir birbirinin üstünde hizalandığı ve sanki birbirleriyle birleşip bir birlik gibi olduklarında Shiva yayını gerdi ve ateşli bir oku tam merkezlerine doğru fırlattı. Hedef büyük bir ışık topu halinde patladı.

Deva'lar çok mutlu olmuşlardı. Lakin kurtarıcılarına teşekkür etmeyi unutmadılar. “Duyuları içeri çekmeyi, konsantrasyonu ve tam zihinsel emilimi çalışanların, kalbinde yaşayanın önünde hürmet ve minnetle eğiliyoruz. Yogi ve yoginilerin aradığı innirvikalpa samadhi’nin(saf bilinç) tam kendisisin. Her zaman sana adanmış halde bulunalım!” dediler.

Devamı var

Kaynak : https://yogainternational.com/article/view/a-tale-of-3-cities
Çeviren: Dr. Candramani Cağın Çilingir




Go to top