Yüzyıllar boyunca Hindistan’ın derinliklerinde ve genişliklerinde gezinen bilgeler yağmur sezonu boyunca tek bir yerde kalmayı adet haline getirmişler. Dört ay kadar devam eden bu süreçte, kendi uygulamalarını yoğunlaştırır, grup pratikleri düzenler ve bazen bir metnin veya ruhsal pratiğin belli bir yönünün detaylı incelemesini -halka açık- sunarlar.

Bu özel dönem chatur masa veya chatur masyam olarak bilinir. Batı takviminde kabaca temmuz ayına denk gelen ashadha ayının dolunay gününde başlar. Bu gün Guru Purnima diye adlandırılır ve guru silsilesine adanır.

Batıda çoğu spiritüel merkez, Temmuz Dolunay’ında Guru Purnima kutlar. Sri Swami Rama tarafından verilen aşağıdaki demeç, bize bu özel günün gerçek anlamını hatırlatır.

Tüm ruhsal geleneklerde bu gün oldukça kutsal bir gündür. Çünkü bu günde öğrenciler, hayatın sadece dışarıdaki dünyada yaşanılacak bir şey olmadığının – yaptıkları şeylerden daha yüce, daha derin bir şey olduğunun farkına varırlar. İçsel durumlarının farkına varırlar. Ama bu “şey”i bulmak için rehberliğe ihtiyacınız vardır. Böylece kolaylaşır. Rehberiniz, ona da kendi rehberi tarafından açık edilen, kendi deneyimlerini paylaşır. Uzun bir bilgeler ve gelenekler zinciri vardır ve onlar bilgilerini, öğrencilerine sevgiyle ve özveriyle aktarırlar. 

Bana göre, bugün büyük bir gün. Bu gün geldiğinde ustam tarafından nasıl gözetildiğimi hatırlarım. Son derece sevgi doluydu. Her yerde karanlığı gördüğümde, dünyadaki tüm ilişkilerde, bir köşeden ışık parıldardı. Ben buna ustanın ışığı diyorum. Eğer gerçek bir usta bulursanız size yardım edebilir. Zamanı geldiğinde tüm yaşamını sizin için feda edebilir. Sizin için dua eder. Öğrencilerinin acı çekmesini asla istemez.

Ama unutmayın ki acı içeriden gelir ve yardım çığlığı attığınızda, yardım bulursunuz. Yardım çoğu zaman görünmez dünyadan gelir ve onu görmezsiniz. Yine de yardım gelir, size kimse yardım edemezken “Tanrım bana yardım et!” dersiniz. Bir gurunuz veya öğretmeniniz varsa -ki o çok samimidir- ve geleneğe bağlıysa; şayet yoldaysanız o gelenekten herhangi biri ortaya çıkıp size yardım edebilir. “Sen hazır olduğunda, usta ortaya çıkar.” denir; hiçbir zaman “Eğer hazır değilsen, usta ortaya çıkar.” denmemiştir. Aydınlanmaya erişmek için yoğun bir arzu duyduğunuzda, kesinlikle size rehberlik edilecek.

Ruhsallık yolunda asla yalnız değilsiniz. Bu sizi dünyada ve dış ilişkilerde yalnızlaştırır. Ruhsallık yolunda tek başınasınızdır, bu “her şeyi içeren” anlamına gelir, ama yalnız değilsindir. Ve yükseklere tırmandıkça tamamen tek başınıza olacağınız bir zaman gelir -çünkü tüm zirveler yalnızdır. Ama bu, dünyada bildiğiniz yalnızlık gibi değildir. Bu yalnızlık doyurucudur. Tek başına hissetmezsiniz. Mutlak Gerçekle bir hissedersiniz.

En kolay ve en kesin yol teslimiyettir.

Bunu yapabilirsiniz. Endişelenerek, zihninize yüklenerek ya da fiziksel egzersizlerle değil; sadece kalbinizi ve zihninizi saflaştırarak. En kolay ve en kesin yol teslimiyettir. Kendinizi herhangi bir dış güce teslim etmezsiniz. Hayır. Egonuzu, içinizdeki Atman’a teslim edersiniz. Ve sonra bilgi pınarı akar. Kendiliğinden var olan ve sonsuzluktan sonsuzluğa uzanan, tükenmez mutluluğa temas edersiniz.

Bu gün öğrencilere, sadece dışsal dünyada yaşamanın tatmin edici olmadığını hatırlatır. Yaşamın amacı da elde edilmelidir. Bazı görevlerinizi yerine getirmelisiniz – bu olmazsa olmazdır. Ama bütün görevler sizi farkındalığa yönlendirmeli. “Tanrı içimde. Ben Tanrı’nın tapınağıyım. Neden korkuyorum? Bu korku nereden geliyor?” Eğer Tanrı’nın bir tapınağı olduğunuzu hatırlarsanız asla korkmazsınız. Korkularınız varsa, unutmuşsunuz demektir. Tanrı verir, bu güveni size sağlar.

Bu güveni yavaş yavaş geliştirirsiniz. Ama unutmayın -Tanrı merhametlidir ama aynı zamanda zalim bir ateştir. Her iki yönünü de anlamalısınız. Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve tadını çıkarmalısınız. Sefalanmayı yarına ertelemeyin. Bugün tadını çıkarın – şimdi! Gülümseyin. Gülümseyin ve anlayın, “Tanrı benim içimde. Neden endişeleniyorum?” Bu şekilde, yaşamınız kolaylaşır.

Bu gün bize, yeryüzüne tamamlanmak, mükemmelliğe erişmek için geldiğimizi hatırlatır.

Bu gün bize, yeryüzüne tamamlanmak, mükemmelliğe erişmek için geldiğimizi hatırlatır. Ve yapabilirsiniz. Tüm gücünüzü, tüm insani çabanızı kullanın. Buna artan/tırmanan güç denir. Ve sonra azalan güçle temas edersiniz, ki bu Tanrı’nın lütfudur. İşiniz bittiği an, lütfa erişirsiniz. Öyleyse işinizi maharetle yapın. Tüm meyvelerini Tanrı’ya adayın. Yatmadan önce “Ey Tanrım, yaptığım her iyi şeyi sana adıyorum. Bana yardım et, bana rehberlik et.” diyin. Böylelikle farkındalık gelişir. İçinizdeki hakikatin daima farkında olursunuz.

Bu gün Guru Purnima günü diye adlandırılır. Benim, herkesin, öğretmenini, öğretilerini andığı ve içindeki hakikatin farkına vardığı gündür. Bu gün, yolunuzu adanarak takip etmeniz gerektiğinin, böylece yolculuğunuzu mutlulukla tamamlayabileceğinizin farkına varmanızı sağlar.

Kaynak : Yoga International
Çeviren : Dr. Melis Altınay




Go to top