Biliyorum çok çalıştın. “Kendine göre” çok çalıştın. Ve tabi yoruldun… Her şeyle aynı anda ilgilenmekten yoruldun. Savaşın tam ortasında olmana rağmen kendini, savaşta olmadığına inandırmaya çalışmaktan yoruldun.

Uğraşmak istemediğin şeylerle uğraşmak zorunda olduğun için; bitirmek istediğin ilişkileri devam ettirmek zorunda kaldığın için yoruldun. Aslında hiç görüşmek istemediğin insanlarla görüşmek zorunda olduğun için ve hiç öğrenmek istemediğin şeyleri öğrenmek zorunda kaldığın için yoruldun. Çabalarının sonuçsuz kalmasından ve hep başa dönmekten yoruldun.

Biliyorum.

Ama ha gayret bebeğim. Hadi bir kere daha kalk. Hadi bir kuvvet... Derin bir nefes al. Tüm gücünü göster kendine, biliyorum tüm gücün bu değil. Düşündüğünden çok daha güçlüsün. Sadece hedeften şaştın. Şaşırdın. Dikkatin dağıldı. En iyisini, en doğrusunu, en seveceğini… Hayatındaki en’i seçmeye çalıştın ama çok önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırdın. Bulmaya çalışmadın, seçmeye çalıştın. Aramadan, yaşamadan, yerinden kalkmadan onların içine girmeden, sadece sana gelenlerin içinden seçmeye uğraştın, sanki bir dış kapıdan bakar gibi.

Biliyorum. Bunu da kendi iyiliğin için yaptın. Hayal kırıklığına uğramamak, daha fazla yorulmamak için.

Ama bunu da biliyorum ki sadece bunlar için değildi, bırakman.  Hırsının sonucu seni tatmin etmedi ve sen artık gücünü, harcamaya değer bulmadın. İçinde yanan ateşi elinle söndürmeye çalıştın, çalıştıkça elin yandı. Ruhundaki haykırışlar ile devam ettin içinde yanan ateşi elinle söndürmeye.

Artık çek o elini içinde yanan ateşin üzerinden. Bırak, yansın doyasıya. Seni yürütecek, yaşatacak, devam etmeni sağlayacak o ateş.

Fırsat ver kendine. Çekil, kendi önünden.

Kalkmana müsaade et. At üzerindeki tozu toprağı. Hareket et! 

Tekrar ve tekrar günaydın; artık uyanmalısın, artık görmelisin, artık duymalısın…

Sevgilerimle, kendin. 

 

 

SİTEDE ARA

Go to top