Grubun tanımını (en basit haliyle) belirli bir amaç için bir araya gelmiş ve temelde benzer değerlere sahip olan üyelerin oluşturduğu sosyal bir yapı olarak yapabiliriz. İnsan, doğduğu andan itibaren en az bir grubun üyesi (aile) olarak yaşamaya başlar.

Coğrafi bölge, ülke gibi makro gruplardan; aile, okul, iş gibi mikro gruplara kadar pek çok farklı grubun içerisinde hayatımızı geçiririz. Ancak bazı gruplar vardır ki, o grupları kendi niyetimizle oluşturur ya da o gruba kendi seçimlerimizle dahil oluruz.

Peki, kendi seçimlerimize spesifik bir gruba dahil olmayı neden tercih ederiz? Neden başka bir gruba değil de özellikle belirli bir gruba aidiyet duygumuz daha fazla olur? Bir araya geldiğimiz grup üyeleri arasında bizi tutan görünmez ipler nelerdir? Bu soruların cevabını, grubun üç temel dinamikleri üzerinden değerlendirmeye çalışalım...

Bireyin, bir gruba kendini ait hissetmesi, grup üzerinden kendini tanımlamasına yardımcı olur. Grubun sahip olduğu karakteristik özelliklerin ve değerlerin, bireyin kendisinde de var olduğunu ve bunları bir bütün olarak kimliğinin bir parçası olarak hissetmesi, gerçek ya da ideal benliğine* bir tatmin duygusu sağlar. Bu sebeple, kim olduğumuzu keşfederken içinde bulunduğumuz grupların ve onların değerlerinin, bize yol gösterici bir etkisi vardır.

Davet 1: Sizler hangi değerleri yaşamınızda önceliklendiriyorsunuz? Bir davranışı değil de diğer davranışı sergilemeyi tercih ederken, farkında olarak ya da olmayarak hangi değerinizi yaşatmaya çalışıyorsunuz? Hangi değerlerinizin onore edilmesine daha çok ihtiyacınız var?

Bu soruların cevapları, bizim kendimizi ait hissettiğimiz grupların temel değerlerini ve karakteristiğini de tanımlıyor olması çok olasıdır.

Bir gruba ait hissetmenin bir diğer faydası, bize yalnız olmadığımızı hissettirmesinden dolayı sağladığı psikolojik destek duygusudur. Tamamen kendi niyet ve seçimleriyle bir araya gelmiş gruplarda, üyeler arasında çoğu zaman yazılı (sözleşme, kontrat vb) olmayan, ancak sezgisel olarak antant kalınan psikolojik bir bağ ve sözleşme vardır. Bizler, grup üyeleri arasında hissettiğimiz bu psikolojik bağ sayesinde dayanışma içerisinde olmaya eğilimliyizdir. Gruba aidiyetimiz sayesinde duygu, düşünce ve davranışlarımızla birbirimize destek olduğumuz ve bize destek olunduğunu hissettiğimiz bir alan inşa ederiz.

Davet 2: Ait hissettiğiniz grubun içerisinde olmak, hangi yaralarınızı sarmaya yardımcı oluyor? Bu grubun varlığı sizi hangi konularda daha cesur yapıyor? Gruba bir şey için teşekkür edecek olsaydınız, ona en çok ne için şükran duyardınız?

Birey açısından baktığımızda bir diğer karşımıza çıkan olgu ise grubun merkeziyetidir. Bir diğer deyişle, tüm grup üyeleri kendi ihtiyaçlarının yerine grubun ihtiyaçlarına öncelik vererek grubu bir arada tutar. Grupların dağılması ya da grup içindeki üyelerin psikolojik bağın zayıflayarak grubun dışında kalması ya da kalmayı tercih etmesi çoğunlukla bu merkeziyet duygusunun giderek zayıflamasıyla olur. Grubun yaşamını sürdürmesini sağlayan şey, üyelerin merkeziyetçi davranması yani kendi önceliklerinden önce bütünün (grubun) ihtiyaçları doğrultusunda davranışlarda bulunmayı sürdürmesidir. Bu daha büyük bir amaca hizmet etmenin ve onun bir parçası olabilmenin verdiği manevi bir tatmin duygusu sağlar.

Davet 3: Kendinizi ait hissettiğiniz bir grubu düşünün. Aileniz ya da içinde çalıştığınız bir kurum gibi zorunlu ya da yazılı anlaşmalarla bir araya gelmiş olduğunuz bir grup yerine, kendi seçimlerinizle bir araya geldiğiniz bir grup olsun. Bir arkadaş grubu ya da sosyal sorumluluk projesi yaptığınız bir grup olabilir örneğin. Kendi ihtiyaçlarınız yerine grubun ihtiyaçlarına öncelik verdiğiniz bir anı en son ne zaman yaşadığınızı anımsamaya çalışın. O andaki duygularınız nasıldı?

Verdiğiniz cevaplar, sizde pozitif duyguların daha ağır bastığı yönünde ise grubunuzu bulmuşsunuz demektir. Eğer değilse, bu durum kendinizi ve grupla olan bağınızı daha derinden keşfetme ihtiyacınızın bir göstergesi olabilir.

Özetle, ait hissettiğimiz gruplar bize, kendimizi keşfetmemiz ve tanımlamamız için bir alan açarlar. Paylaştığımız ortak değerler üzerinden, kendimizi ya da olmak istediğimiz halimizi gerçekleştirmek için yoldaşlık ederler. Hissettiğimiz psikolojik bağ ve dayanışma sayesinde birlik duygusunu yaşatır ve yaşamı deneyimlemek için daha cesur hissetmemize destek olurlar. Daha büyük bir amacın parçası olmamıza fırsat verdiği için de daha varoluşsal duygularımızı yaşamamızı sağlarlar.

Gurudwara ailesine minnetle...


*İdeal benlik; gerçekte olmayan ancak kişinin olmayı arzuladığı ideal halidir.

,

SİTEDE ARA

Go to top